
İran heyeti, ABD ile yapılacak kritik görüşmeler öncesinde Pakistan’ın başkenti İslamabad’a ulaştı. Pakistan Başbakanı, müzakereleri kalıcı bir ateşkes için “ya hep ya hiç” olarak nitelendirdi.
Heyete, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakıer Galibaf başkanlık ederken; İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Savunma Konseyi Sekreteri Ali Ekber Ahmediân ve İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti de eşlik ediyor.
71 Kişilik Heyet ve Ön Şart Tartışması
İran devlet medyasına göre heyet, müzakereciler, teknik uzmanlar ve güvenlik görevlilerinden oluşan 71 kişilik geniş bir ekipten oluşuyor.
Ghalibaf, görüşmeler başlamadan önce iki temel şartın yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı:
- Lübnan’da ateşkes sağlanması
- İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması
“İyi niyetliyiz ancak güvenmiyoruz,” diyen Ghalibaf, ABD’nin geçmişte taahhütlerini ihlal ettiğini savundu.
ABD’nin Teklif Paketi ve Müzakere Gündemi
ABD tarafının sunduğu ve henüz resmî olarak açıklanmayan 15 maddelik önerinin şu başlıkları içerdiği belirtiliyor:
- İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğine dair taahhüt
- Yüksek zenginleştirilmiş uranyumun teslimi
- Savunma kapasitesinin sınırlandırılması
- Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması
ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance başkanlık ederken, özel elçi Steve Witkoff ve Jared Kushner da görüşmelere katılıyor.
Sahada Gerilim Sürerken Diplomasi Masası Kuruluyor
Her iki taraf da savaştan çıkış arayışında olsa da karşılıklı güvensizlik dikkat çekiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın sunduğu 10 maddelik karşı teklifi “aldatmaca” olarak nitelendirirken, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki tanker geçişlerini engellemesini eleştirdi. İran ise ABD’yi, daha önce varılan ön mutabakatları ihlal etmekle suçladı.

Müzakereler Nasıl İlerleyecek?
Bölgesel kaynaklara göre görüşmelerin ilk aşamada dolaylı (Pakistan arabuluculuğunda) ardından doğrudan temas şeklinde ilerlemesi bekleniyor.
Geçmiş müzakere turlarında da benzer şekilde Umman arabuluculuğu kullanılmıştı.
Uzmanlara göre hem ABD hem İran savaşın maliyetinden kaçınmak istiyor. Ancak tarafların maksimalist taleplerle masaya oturması, karşılıklı güvensizlik ve iç kamuoyuna yönelik sert söylemler nedeniyle anlaşma ihtimali belirsizliğini koruyor.


