SAHA2026- GÖKBEY Helikopterine Yerli Daldırma Sonarı: ARMELSAN ve TUSAŞ’tan Kritik İş Birliği

0
4

İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında, ARMELSAN ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii arasında GÖKBEY helikopterine ORKUN-2053 daldırma sonar sisteminin entegrasyonu için mutabakat muhtırası imzalandı. Anlaşma, Türkiye’nin denizaltı savunma harbi (DSH/ASW) kabiliyetlerini geliştirmeyi ve yerli sistemlerle operasyonel esnekliği artırmayı hedefliyor.

#SAHA2026 kapsamında, ARMELSAN ve TUSAŞ arasında gerçekleştirilen “GÖKBEY ve ORKUN-2053 Helikopter Daldırma Sonarı Entegrasyonu İşbirliği İmza Töreni

İmza törenine ARMELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yetkin Karakaş, CEO Can Emre Bakım ile TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ve Genel Müdür Mehmet Demiroğlu katıldı. TUSAŞ, anlaşmanın GÖKBEY platformunun çok yönlü görev kabiliyetlerini ileri seviyeye taşıyacağını vurguladı.

Şirket açıklamasına göre ORKUN-2053, geleneksel gemi sonarlarından farklı olarak yüksek çıkış gücü ve gelişmiş sinyal işleme algoritmaları sayesinde derin deniz ortamında daha etkin tespit imkânı sunuyor. Sistem, “denizaltı savunma harbinin yeni ve keskin gözü” olarak tanımlanıyor.

Helikopter daldırma sonarları, platformun su yüzeyine yakın sabit uçuş (hover) sırasında sonar başlığını kablo ile su altına indirmesi prensibiyle çalışıyor. Bu yöntem, deniz suyu katmanlarının oluşturduğu akustik engelleri aşarak gemi sonarlarının erişemediği derinliklerdeki hedeflerin tespitine olanak tanıyor.

ORKUN-2053’ün 3–5 kHz frekans aralığında çalıştığı, 350 metreye kadar operasyonel derinliğe inebildiği ve 270 kilogramın altındaki ağırlığı sayesinde orta sınıf helikopterlere entegre edilebildiği belirtiliyor. Sistem, aktif ve pasif sonar modlarında çalışarak hem düşük gürültü ortamında dinleme hem de aktif arama yapabiliyor.

Küresel ölçekte bu segmentte ABD merkezli AQS-22 ALFS ve HELRAS ile Fransa üretimi FLASH sistemleri öne çıkarken, ORKUN-2053’ün yerli üretim olması Türkiye’ye kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltma imkânı sağlıyor. Yerli yazılım ve akustik veri kütüphanesi kontrolü, sistemin operasyonel güvenliğini artıran unsurlar arasında yer alıyor.

Uzmanlara göre, GÖKBEY platformuna entegre edilecek daldırma sonar kabiliyeti, Türkiye’nin hava-deniz entegrasyonunu güçlendirerek özellikle derin sularda denizaltı tespit ve angajman kapasitesini artırabilir. Bu gelişme, “Mavi Vatan” konsepti çerçevesinde deniz yetki alanlarında caydırıcılığın güçlendirilmesi açısından stratejik önem taşıyor.

GÖKBEY için deniz versiyonu çalışmaları hız kazanıyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen T625 GÖKBEY helikopterinin resmi bir deniz versiyonu henüz açıklanmazken, son dönemde atılan adımlar platformun deniz görevlerine uyarlanmasına yönelik çalışmaların hız kazandığını gösteriyor. SAHA 2026 kapsamında GÖKBEY’e yerli ORKUN-2053 daldırma sonar sisteminin entegrasyonu için başlatılan iş birliği, helikopterin denizaltı savunma harbi (DSH/ASW) görevlerine adapte edilmesine yönelik ilk somut adım olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, GÖKBEY’in genel maksat rolünden çıkarak çok rollü bir deniz platformuna evrilme sürecine girdiğine işaret ediyor.

Daldırma sonar entegrasyonu, bir helikopterin deniz versiyonuna dönüşümünde kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Bu sistem, platformun deniz üzerinde sabit kalarak su altı hedeflerini aktif ve pasif yöntemlerle tespit etmesini sağlarken, gemi sonarlarının erişemediği derinliklerde operasyon imkânı sunuyor. GÖKBEY’in bu kabiliyeti kazanması, Türk Deniz Kuvvetleri için yerli bir denizaltı avcı helikopteri geliştirme hedefiyle örtüşüyor.

GÖKBEY’in tam anlamıyla bir deniz helikopterine dönüşebilmesi için yalnızca sonar entegrasyonu yeterli değil. Platformun gemi konuşlu operasyonlara uygun hale getirilmesi için katlanabilir rotor ve kuyruk yapısı, tuzlu suya karşı gelişmiş korozyon koruma sistemleri ve sınırlı güverte alanlarında güvenli operasyon sağlayacak otomatik iniş-kalkış sistemleri gerekiyor. Buna ek olarak, deniz arama radarı, elektro-optik sensörler, sonobuoy sistemleri ve manyetik anomali dedektörü (MAD) gibi sensör paketleri ile su üstü ve su altı hedef tespit kabiliyetinin genişletilmesi önem taşıyor.

Silah sistemleri tarafında ise hafif torpido entegrasyonu ve deniz hedeflerine yönelik mühimmat seçenekleri, platformun yalnızca tespit değil aynı zamanda angajman kabiliyeti kazanmasını sağlayacak unsurlar arasında yer alıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here