Trump, İran destekli güçlere yönelik “ezici” bir askeri müdahale başlattıklarını açıkladı; ateşkesin fiilen sona erdiğini ve mevcut Tahran yönetimiyle müzakereye niyeti olmadığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran destekli güçlerin ticari gemilere düzenlediği roket ve füze saldırılarının ardından Washington’ın “ezici” bir askeri müdahale başlattığını açıkladı ve İran’ın nükleer silaha sahip olmasına hiçbir koşulda izin verilmeyeceğini söyledi.
NATO Zirvesi kapsamında Genel Sekreter Mark Rutte ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Trump, misillemeyi İran’ın saldırısından “yirmi kat daha güçlü” olarak nitelendirdi ve ABD’ye yönelik her saldırının daha sert bir yanıtla karşılanacağını vurguladı.
“Hedefimiz net: İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilemez,” diyen Trump, Tahran yönetiminin onlarca yıldır terörizmi desteklediğini, İran destekli saldırılarda binlerce Amerikan askerinin öldürüldüğünü veya yaralandığını söyledi. Trump, ilk görev döneminde Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesi kararını “en önemli kararlardan biri” olarak nitelendirdi.
Trump, bir gazetecinin ateşkesin sona erip ermediği yönündeki sorusuna “Bence sona erdi” yanıtını verdi. Başkan, mevcut İran liderliğiyle müzakereye niyeti olmadığını belirterek, “Şu anda mevcut İran liderliğiyle müzakerelere devam etmeye pek niyetim yok. Güvenilir olmadıklarını defalarca kanıtladılar,” dedi.
Trump, İran’ın özel görüşmelerde varılan mutabakatları kamuoyu önünde inkar ettiğini savunarak, “Bu müzakere değil, aldatmacadır” ifadesini kullandı. Başkan, müzakere ekibi Steve Witkoff’un çalışmalarını “olağanüstü” olarak nitelendirse de sürecin yeniden başlamasına yönelik şüpheci olduğunu söyledi.
Rutte, İran’ın nükleer silah edinmesini önleme çabalarının yalnızca İsrail için değil Orta Doğu, Avrupa ve küresel güvenlik açısından da hayati olduğunu belirterek, ticari gemilere yönelik saldırıların ardından uygulanan misillemenin “hem gerekli hem de orantılı” olduğunu ifade etti.
NATO’da yük paylaşımı: İspanya eleştirisi, Grönland vurgusu
Trump, İttifak içindeki yük paylaşımından duyduğu rahatsızlığı yineleyerek, savunma harcamalarında yükümlülüklerini yerine getirmeyen ülkeler arasında İspanya’yı işaret etti. Başkan, “Her müttefik yükün adil payını üstlenmelidir. Diğerleri çok daha az katkı sağlarken ABD orantısız bir payı üstlenmeye devam edemez,” dedi.
Rutte ise İspanya’nın NATO’nun yüzde iki savunma harcaması hedefine ulaştığını, İngiltere’nin de Başbakan Keir Starmer liderliğinde yaklaşık 15 milyar sterlinlik ek yatırım taahhüdünde bulunduğunu hatırlattı. Genel Sekreter, Avrupalı müttefiklerin ve Kanada’nın son yıllarda savunma harcamalarını yüz milyarlarca dolar artırdığını, bu yatırımların önemli bölümünün Amerikan savunma sanayisine yöneldiğini kaydetti.
Trump, Orta Doğu’daki “Epic Fury” operasyonunda bazı müttefiklerden beklenen desteği göremediğini, İngiltere’nin tesis kullanımına kısıtlama getirdiğini ve bazı İtalyan üslerine erişimde zorluk yaşandığını söyledi. Rutte, operasyonu destekleyen binlerce sortinin Avrupa üslerinden kalktığını, bazı havaalanlarının ABD operasyonlarına destek için sivil trafiğe geçici olarak kapatıldığını belirterek Avrupa katkısının “kayda değer” olduğunu vurguladı.
Grönland konusunda Trump, adanın ABD ve tüm Batı dünyasının güvenliği için stratejik önem taşıdığını, Kuzey Kutbu’ndaki rekabet arttıkça öneminin de artacağını söyledi. Rutte, ABD’nin gelecekte “Golden Dome” füze savunma sistemi unsurlarını Grönland’a konuşlandırma olasılığının Danimarka, Grönland ve ABD arasındaki görüşmelerin bir parçası olabileceğini, ancak Grönland’ın Danimarka Krallığı içindeki anayasal ilişkisinin diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini kaydetti.
Türkiye ile ilişkiler, İsrail gerginliği ve F-35 görüşmeleri
Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bir önceki akşam gerçekleştirdikleri yemeği “olağanüstü” olarak niteledi ve Türkiye’nin zirve boyunca ABD’ye “son derece iyi” davrandığını söyledi. Başkan, Erdoğan’ı “güçlü ve deneyimli bir lider” olarak tanımlayarak Türkiye’nin NATO’nun en büyük silahlı kuvvetlerinden birine sahip önemli bir bölgesel güç olduğunu vurguladı.
Trump, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı alımına ilişkin görüşmelerin sürdüğünü doğruladı. Başkan, son dönemdeki bölgesel gerginliklerde durumun önemli ölçüde tırmanabileceği anlar yaşandığını, birçok gözlemcinin Türkiye’nin doğrudan müdahil olabileceğine inandığını, ancak Erdoğan’la yürütülen açık iletişimin bu riski azalttığını belirtti.
İsrail’e ilişkin bir soru üzerine Trump, Başbakan Binyamin Netanyahu ile ilişkisinin iyi olduğunu, İsrail ile Türkiye arasında gerginliklerin arttığını ve her iki liderle de görüştüğünü söyledi. Başkan, “Amacım her zaman daha geniş çaplı bir bölgesel çatışmayı önlemek olmuştur. Bölgesel istikrar herkesin yararınadır,” dedi.
Trump, son kriz sırasında Çin’in “sorumlu bir şekilde” hareket ettiğini, Devlet Başkanı Şi Cinping’in çatışmayı tırmandıracak askeri yardımda bulunmaktan kaçındığını da kaydetti. Başkan, Çin’in Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji kaynaklarına bağımlılığının bu tutumda etkili olduğunu belirtti.



