Avustralya, Lockheed Martin’in geliştirdiği uzun menzilli AIM-260 Joint Advanced Tactical Missile (JATM) havadan havaya füzesini yaklaşık 736 milyon Avustralya doları (yaklaşık 520 milyon ABD doları) değerinde bir anlaşmayla satın alacak ve sistemi ABD dışında kullanan ilk ülke olacak.
Füze, avcı uçaklarının ana orta ve uzun menzilli havadan havaya silahı olan AIM-120 AMRAAM’ın yerini kademeli olarak alacak veya onu tamamlayacak. Alım, ABD’nin Yabancı Askeri Satışlar (FMS) programı kapsamında yapılacak.
Duyuruyu, Avustralya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Richard Marles, 6 Ağustos’ta Darwin’deki Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAAF) üssünde düzenlenen Pitch Black tatbikatında yaptı.
Avustralya hükümeti alınacak füze sayısını açıklamadı. Ancak ABD’nin ihracat izni, test araçları ve ilgili ekipmanın yanı sıra 450 adede kadar AIM-260 füzesini kapsıyor.
RAAF, füzeyi ilk olarak F/A-18F Super Hornet uçaklarına entegre edecek; bunu F-35A Lightning II ve EA-18G Growler elektronik harp uçakları izleyecek. Bu sıralama, ülkenin üç ana hava muharebe platformunu ortak bir uzun menzilli silah ailesiyle donatacak.
Avustralya Savunma Bakanlığı, sistemin uçaklara hava hedeflerine karşı inandırıcı bir caydırıcılık kapasitesi kazandıracağını ve mevcut füze envanteri ile karasal hava savunma sistemlerini tamamlayacağını değerlendiriyor. Canberra, alımı 2026 Ulusal Savunma Stratejisi kapsamında geliştirdiği katmanlı hava ve füze savunma mimarisinin bir parçası olarak sunuyor.
AIM-260, ABD’nin en yüksek gizlilik seviyesine sahip havadan havaya silah programlarından biri. Füzenin menzili, hızı ve güdüm sistemi gibi performans özellikleri gizli tutuluyor; bu nedenle sistemle ilgili tahminlere ihtiyatla yaklaşılması gerekiyor. Program, görme menzilinin ötesindeki çatışmalarda AMRAAM’a üstün bir yetenek sağlamayı hedefliyor.
ABD bütçe belgeleri JATM’yi öncelikli bir program olarak tanımlıyor. Hava Kuvvetleri Bakanlığı’nın 2027 mali yılı bütçesi programa 500 milyon doların üzerinde ödenek ayırıyor.
Washington, mart ayında Kongre’ye Avustralya’ya 450 adede kadar füzenin yanı sıra beş entegrasyon test aracı ve 30 güdümlü test aracının satışı olasılığını bildirmişti. Bildirimin tahmini azami değeri yaklaşık 3,16 milyar dolardı. Bu rakam, izin verilen üst sınırı gösteriyor ve Avustralya’nın kesinleşen sözleşmedeki miktarını yansıtmıyor.
Teslimat takvimi programdaki en büyük belirsizlik. ABD’deki uzman kaynaklar ilk teslimatların 2033 civarında yapılabileceğini belirtti; ancak Avustralya hükümeti bu tarihi teyit etmedi ve operasyonel güvenlik gerekçesiyle miktar ile teslimat tarihlerini açıklamadığını bildirdi.
Marles, alımı acil bir çözüm olarak değil, caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan gelecekteki bir kapasite olarak sundu. Karar, Avustralya’nın Guided Weapons and Explosive Ordnance (GWEO) programı kapsamında ulusal füze sanayisini kurmayı hızlandırdığı bir döneme denk geldi; hükümet önümüzdeki on yılda güdümlü silah ve mühimmat kapasitelerine 36 milyar Avustralya dolarına kadar yatırım yapmayı planlıyor.
AIM-260’ın ilk yabancı kullanıcısı olmak, RAAF’ın ABD ile birlikte çalışabilirliğini güçlendiriyor ve iki ülke arasındaki teknolojik ve askeri iş birliğini derinleştiriyor.



