Almanya, geçen yıl Baden-Württemberg fırkateyninde denenen prototipin ardından, 4 F125 sınıfı fırkateynine IRIS-T SLM hava savunma sistemini entegre etme yönünde ilerliyor. Sürecin bir sonraki adımı, her gemiyi 32 füzeyle donatacak, gemiden çalışmak üzere özel tasarlanmış bir fırlatıcının geliştirilmesi olacak.
Alman uzman yayın organı Hartpunkt’un aktardığına göre, Diehl Defence IRIS-T SLM fırlatıcısını deniz kullanımına uyarlayacak yeni siparişi almaya yakın.
Yayın, Bundestag Bütçe Komitesi’ne sunulmak üzere yaklaşık 25 milyon avroluk bir teklifin hazırlandığını belirtiyor. Ancak yayının görüştüğü kaynaklar, geliştirme maliyetinin sonuçta 40 milyon avro civarında olabileceğini tahmin ediyor. Bu rakam resmi olarak teyit edilmedi.
Proje, 2025’teki testlerde kullanılan prototipten daha ileri düzeyde, deniz kullanımına uyarlanmış bir fırlatıcının geliştirilmesini öngörüyor. Diehl’in aktardığı tahminlere göre prototip 2027’de tamamlanabilir ve aynı yıl gemiden yeni bir atış yapılabilir. Hartpunkt, Girit’te yapılacak bir test için şimdiden zaman aralıklarının ayrılmış olabileceğini belirtiyor; ancak bu bilgi yayının kaynaklarına dayanıyor ve Bundeswehr ya da Diehl tarafından doğrulanmadı.
Fırkateyn başına 32 füze
Hedef, her gemiye her biri 16 füze kapasiteli 2 yeni fırlatıcı yerleştirmek. Fırlatma kartuşları fırlatıcıya dikey konumlandırılacak; fırlatıcının alt kısmında, atış sırasında açığa çıkan sıcak gazların güverteye zarar vermesini önleyecek saptırıcı plakalar bulunacak.
Bu çözüm, kara tipi fırlatıcının doğrudan uyarlanmasından kaynaklanan başlıca sorunları ortadan kaldıracak. 2025’te kullanılan prototip, sınırlı değişikliklerle gemiye monte edilen bir kara sistemi fırlatıcısını temel alıyordu. F125 sınıfında kalıcı kullanım için savaş gemisi koşullarına özel tasarlanmış bir çözüme ihtiyaç duyuluyor.
Yeni fırlatıcıda kara versiyonunun bazı unsurları da yer almayacak; örneğin aracın kullandığı destekler veya konteynerleri dik konuma kaldıran hidrolik sistem. Bunların çıkarılması gemide yer ve ağırlık tasarrufu sağlayacak.
Baden-Württemberg’de kanıtlanan yetenek
Program, Ekim 2025’te Norveç’in Andøya kentinde düzenlenen Deniz Atış Tatbikatı (Maritime Firing Exercise, MFE) sırasında yapılan denemeye dayanıyor. Baden-Württemberg, o tarihte deniz tipi bir sistemden IRIS-T SLM füzesi ateşleyen ilk Alman gemisi oldu.
Bundeswehr, 3 gerçek atış yapıldığını ve üçünün de planlandığı gibi gerçekleştiğini doğruladı. Testin en önemli unsurlarından biri, geminin kendi radarlarının füze sistemine sürekli izleme verisi sağlaması oldu; böylece fırkateynin sensörleri ile silah sistemi arasında ilk işlevsel bağlantı kuruldu.
Diehl Defence de denemeyi başarılı olarak nitelendirdi ve Baden-Württemberg’e monte edilen AAW (Anti Air Warfare) modülünün 10 aydan kısa sürede geliştirilip entegre edildiğini açıkladı. Şirkete göre bu deneme, IRIS-T SLM’nin deniz versiyonunun seri üretiminin önünü açtı.
Kara tabanlı IRIS-T SLM; uçak, helikopter, seyir füzesi ve belirli kısa menzilli balistik füzelerle mücadele edebilen orta menzilli bir hava savunma sistemidir. Bundeswehr, sistemin etkin önleme menzilini 40 kilometreye kadar olarak belirledi; ancak deniz versiyonunun performansı gemiye yapılacak entegrasyona bağlı olacak.
Savaş sistemiyle entegrasyon
Öndeki zorluklardan biri, IRIS-T SLM’yi F125 sınıfı gemilerin savaş sistemine kalıcı olarak bağlamak olacak. Amaç, füzeyi önce fırkateynlerde halihazırda kurulu ateşleme komuta kontrol sistemiyle, ardından bu gemilere eklenmesi planlanan yeni savaş sistemi CMS 330 ile entegre etmek.
Bu entegrasyon kritik önem taşıyor; zira 2025’teki deneme, geminin sensörleriyle füzeye veri sağlama yeteneğini kanıtlasa da bu aşamada prototip niteliğindeydi. Gelecekteki yapılandırmanın bu bağlantıyı entegre bir operasyonel yeteneğe dönüştürmesi gerekiyor.
F125 sınıfı gemiler, esas olarak RAM kısa menzilli füze sistemi, toplar ve diğer öz savunma sistemlerine dayanan sınırlı bir hava savunma yeteneğiyle tasarlanmıştı. Bu nedenle IRIS-T SLM’nin eklenmesi, gemilerin uzak menzildeki hava tehditleriyle mücadele yeteneğinde önemli bir artış anlamına gelecek.
Proje halen geliştirme ve entegrasyon aşamasında. 2025’teki test, füzenin F125 gemisinden fırlatılmasının teknik olarak mümkün olduğunu gösterdi; ancak nihai konfigürasyonun hizmete girmesi yeni fırlatıcının geliştirilmesine, savaş sistemiyle entegrasyonuna, sonraki testlere ve tedarik kararlarına bağlı olacak.



