ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’a tahmini 24,3 milyar dolar değerinde 48 adet F-35 Lightning II savaş uçağı satışını Perşembe günü onayladı. Karar, Körfez ülkesinin hava gücünü kayda değer ölçüde artıracak; ancak Kongre’nin onayına takılabilir ve Ortadoğu’daki askeri denge ile İsrail’in üstünlüğü konusunda kaygıları yeniden alevlendirdi.
Bakanlığın açıklamasına göre Riyad, konvansiyonel kalkış ve iniş (CTOL) özellikli 48 uçak ile 49 adet Pratt & Whitney F135-PW-100 motoru talep etti. Paket, biri yedek olmak üzere motorların yanı sıra muhabere teçhizatı, yedek parça, eğitim ve lojistik desteği de kapsıyor ve Suudi hava kuvvetlerine yaklaşık iki filo kazandıracak.
Suudi Arabistan, F-15 savaş uçakları dahil ABD silahlarının önde gelen alıcısıdır ve uzun süredir F-35 programına dahil olmak istiyor. Krallık, uçakları 2025 başında doğrudan Başkan Donald Trump’tan talep etmişti.
Satışın tamamlanması için Kongre’nin onayı gerekiyor. Bazı üyeler, Suudi Arabistan’ın Çin ile bağları ve 2018’de gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin ardından krallıkla askeri iş birliğinin derinleşmesine mesafeli duruyor. Satış onaylansa bile teslimatların yıllar alması bekleniyor.
Teknik ve operasyonel ayrıntılar
Öneri, Suudi Arabistan’ı İsrail’in ardından Ortadoğu’da beşinci nesil bu hayalet avcıyı kullanan ikinci ülke yapacak. İsrail, F-35I “Adir” adı verilen özelleştirilmiş bir sürümü uçuruyor; ilk uçaklarını 2016’da teslim aldı ve 2018’de muharebede ilk kez kullandı.
ABD yasaları Washington’ı, İsrail’in “niteliksel askeri üstünlüğünü” korumakla yükümlü kılıyor. Satışın tamamlanmasından önce, anlaşmanın bu üstünlüğe etkisine ilişkin resmi bir değerlendirme yapılması gerekecek. Temmuz’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Türkiye’ye F-35 satışına açıkça karşı çıkmış ve böyle bir adımın “Ortadoğu’daki güç dengesini bozacağı” uyarısında bulunmuştu.
İsrail savunma yetkilileri, bir Arap komşunun envanterine beşinci nesil uçak girmesinin ülkenin hava üstünlüğünü aşındırabileceği yönündeki kaygılarını siyasi liderliğe sundukları belgelerle iletti. Kasım ayında Trump satışı açıkladığında bir İsrailli güvenlik kaynağı, Riyad’ın beşinci nesil avcı edinmesinin İsrail için “çok endişe verici” olduğunu söylemişti. Ancak Dışişleri Bakanlığı, satışın “bölgedeki askeri dengeyi değiştirmeyeceğini” ve ulusal savunma üzerinde olumsuz etki doğurmayacağını belirterek bu kaygıları reddetti.
Teknik ve operasyonel ayrıntılar
Öneri, Suudi Arabistan’ı İsrail’in ardından Ortadoğu’da beşinci nesil bu hayalet avcıyı kullanan ikinci ülke yapacak. İsrail, F-35I “Adir” adı verilen özelleştirilmiş bir sürümü uçuruyor; ilk uçaklarını 2016’da teslim aldı ve 2018’de muharebede ilk kez kullandı.
ABD yasaları Washington’ı, İsrail’in “niteliksel askeri üstünlüğünü” korumakla yükümlü kılıyor. Satışın tamamlanmasından önce, anlaşmanın bu üstünlüğe etkisine ilişkin resmi bir değerlendirme yapılması gerekecek. Temmuz’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Türkiye’ye F-35 satışına açıkça karşı çıkmış ve böyle bir adımın “Ortadoğu’daki güç dengesini bozacağı” uyarısında bulunmuştu.
İsrail savunma yetkilileri, bir Arap komşunun envanterine beşinci nesil uçak girmesinin ülkenin hava üstünlüğünü aşındırabileceği yönündeki kaygılarını siyasi liderliğe sundukları belgelerle iletti. Kasım ayında Trump satışı açıkladığında bir İsrailli güvenlik kaynağı, Riyad’ın beşinci nesil avcı edinmesinin İsrail için “çok endişe verici” olduğunu söylemişti. Ancak Dışişleri Bakanlığı, satışın “bölgedeki askeri dengeyi değiştirmeyeceğini” ve ulusal savunma üzerinde olumsuz etki doğurmayacağını belirterek bu kaygıları reddetti.
Çin ve emsal endişeleri
ABD basınında öne çıkan bir kaygı, Suudi Arabistan’ın Çin ile mevcut bağlarının — Huawei teknolojisinin kullanımı dahil — F-35’in hassas teknolojisini ifşa edebileceği yönünde. Trump yönetiminin ilk döneminde ilerletilen Birleşik Arap Emirlikleri’ne F-35 satışı, 2021’de yaklaşık 23 milyar dolarlık paket üzerinden benzer Çin kaynaklı endişelerle askıya alınmıştı. Analistler aynı endişelerin Suudi Arabistan için de geçerli olduğunu belirtiyor; yönetim ise süreci yine de sürdürdü.
Bölgesel bağlam ve etki
Satış, Suudi petrol tesisleri ve askeri üslerinin Yemen’de İran destekli Husi milislerinin saldırısına uğramasından günler sonra geldi. Temmuz’da yeniden alevlenen çatışmada Husi insansız hava araçları ve füzeleri krallığın petrol tesislerini hedef aldı, operasyonları aksattı ve tedarik yollarını tehdit etti.
Geçen hafta Husi milisleri, deniz taşımacılığı için kritik Kızıldeniz kıyısındaki tesislere doğru hızla ilerledi. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili kontrolü ve Bab el-Mandeb’deki denetimi, Kasım’daki ara seçimlere haftalar kala petrol fiyatlarını yukarı çekme riski taşıyor.
Satışın, Suudi Arabistan’ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesine bağlanması beklenmişti. Ancak Trump bu şarttan vazgeçmiş görünüyor ve milyarlarca dolarlık silah satışlarına odaklanıyor. F-35 kararı, krallığa yönelik bir onay dalgasının parçası: Eylül’de 2.000 librelik mühimmat dahil 10 binden fazla bomba için yaklaşık 5 milyar dolarlık, 60 tank motoru için 750 milyon dolarlık; Temmuz’da ise hassas güdümlü roket dönüşüm sistemleri için 1,96 milyar dolarlık satışlar onaylandı. Reuters’a göre 2025’te ABD, Suudi Arabistan için yaklaşık 142 milyar dolarlık paketi onaylamış, Beyaz Saray bunu “tarihindeki en büyük savunma iş birliği anlaşması” olarak nitelemişti.
Türkiye’nin F-35 dosyası
Suudi kararı, Washington’ın bir başka NATO müttefiki Türkiye ile F-35 pazarlığını sürdürdüğü döneme denk geldi. Türkiye, 2019’da Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini almasının ardından programdan çıkarılmış ve CAATSA yaptırımlarına maruz kalmıştı; ülke, 2007’den bu yana uçağın ortak üreticilerinden biriydi.
Temmuz ayında Başkan Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptırımların kaldırılacağını belirterek “Yaptırımları kaldıracağız; zamanı geldi” dedi ve S-400 konusunda “Türkiye ile ilgili hiçbir endişem yok” ifadesini kullandı. Trump satışa ilişkin kesin bir taahhütte bulunmadı.
Erdoğan ise Trump’ın konuda “söz verdiğini” ve “F-35 programına ilişkin olumlu bir karar beklediğini” söyledi. Ancak süreç Kongre engeline takılabilir: 2020 tarihli Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA), transferden önce Türkiye’nin S-400’ü envanterinden çıkardığına dair sertifikasyon şartı koşuyor.
Demokrat Milletvekili Dina Titus öncülüğünde 18 milletvekili, sürecte Kongre’nin yetkisinin korunmasını talep eden bir mektup gönderdi. Gündemdeki seçeneklerden biri S-400’ün üçüncü bir ülkeye devri olsa da, henüz bir anlaşma sağlanmadı. İsrail, Suudi Arabistan’a olduğu gibi Türkiye’ye F-35 satışına da karşı çıkıyor.



