Türkiye–Portekiz Savunma İş Birliğinde Tarihi Adım: NRP Luís de Camões Kızağa Alındı

0
7

Türkiye ile Portekiz arasında savunma sanayisi alanında yeni bir iş birliği dönemini başlatan Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemileri Projesi kapsamında, Portekiz Donanması için inşa edilecek iki gemiden ilki olan NRP Luís de Camões’in omurga döşeme töreni, 29 Ocak’ta İstanbul’daki ADA Shipyard tersanesinde gerçekleştirildi.

Törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Portekiz Savunma Bakanı Nuno Melo, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, iki ülkenin büyükelçileri ile Türk ve Portekiz Deniz Kuvvetleri mensupları katıldı.

Kültürel sembolizm ve denizcilik mirası

Tören kapsamında, geminin omurgasına Portekiz’in en önemli şairlerinden Luís de Camões’un portresinin yer aldığı madeni paranın yerleştirilmesi ritüeli gerçekleştirildi. Bu geleneksel uygulama, Portekiz’in kültürel hafızası ile güçlü denizcilik geleneği arasında sembolik bir bağ kurulması açısından öne çıktı.

Portekiz Deniz Kuvvetler Komutanı (CEMA) Amiral Nobre de Sousa, Camões’un “okyanus ve dil” üzerinden Portekiz’i birleştiren bir figür olduğunu vurgulayarak, Donanmanın anakara, özerk bölgeler ve diaspora arasında bütünleştirici bir rol oynadığını ifade etti.

NATO’ya katkı ve okyanus kapasitesinin geri dönüşü

Portekiz Savunma Bakanı Nuno Melo, töreni “Portekiz ve Donanma için çok önemli bir gün” olarak nitelendirerek, yeni gemilerin yalnızca ikmal platformları olmadığını belirtti. Melo’ya göre gemiler; personel ve kargo taşımacılığı, insani yardım, kuvvet konuşlandırma ve çok amaçlı lojistik destek görevlerini icra edebilecek kapasitede olacak.

Melo, bu projeyle Portekiz’in yüksek projeksiyon kabiliyetine sahip, okyanus odaklı bir donanma yapısına yeniden kavuşacağını vurguladı. Gemiler, NATO’nun müşterek deniz operasyonlarına da katkı sağlayacak.

Türkiye için ilk NATO askeri gemi ihracatı

Proje, Türkiye açısından stratejik bir ilk niteliği taşıyor. Bu sözleşme ile Türkiye, ilk kez bir NATO müttefikine askeri gemi ihracatı gerçekleştirmiş oldu.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, törende yaptığı konuşmada, günümüz deniz gücünün yalnızca muharip platformlarla ölçülemeyeceğini belirterek, ikmal ve lojistik destek kabiliyetlerinin deniz harekâtının sürekliliği açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.

Güler, artan küresel belirsizlikler, çok boyutlu tehditler ve deniz güvenliği riskleri karşısında, Türkiye ile Portekiz arasındaki bu iş birliğinin her zamankinden daha değerli hale geldiğini ifade etti. Portekiz’in güçlü denizcilik geleneğine sahip bir NATO müttefiki olarak tercih edilmesinin Ankara açısından özel bir anlam taşıdığını belirtti.

Yerli ve milli üretim vizyonunun yansıması

Türkiye’nin savunma sanayisindeki mevcut konumunun, yerli, milli ve modern üretim vizyonunun bir sonucu olduğunu kaydeden Güler; MİLGEM, TCG Anadolu, TF-2000 Hava Savunma Muhribi ve MİLDEN Milli Denizaltı Programı gibi projelerin bu kapasitenin somut göstergeleri olduğunu söyledi.

Güler ayrıca, Türkiye’nin artık yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, dost ve müttefik ülkeler için güvenilir bir tedarik ortağı konumuna ulaştığını vurguladı.

Maliyet, yerli katkı ve teslimat takvimi

Nuno Melo, STM ile imzalanan ve iki gemiyi kapsayan sözleşmenin maliyetinin yaklaşık 100 milyon avro olduğunu doğruladı. Bu rakamın, uluslararası pazardaki rakip tekliflere kıyasla önemli ölçüde daha düşük olduğuna dikkat çekildi.

Gemilerin yapısal inşası Türkiye’de gerçekleştirilecek; ancak haberleşme, teknolojik sistemler ve çeşitli donanım unsurlarının önemli bir bölümü Portekiz’de üretilecek. Gemilerin yaşam döngüsü boyunca Portekizli firmalar projede aktif rol üstlenecek.

Portekiz Donanması’nın, kalite kontrol ve mürettebat hazırlıkları için tersanede görev yapan subay ve uzmanlardan oluşan teknik ekiplerle inşa sürecini yakından takip ettiği belirtildi.

NRP Luís de Camões’in 2028 yılında, ikinci gemi NRP D. Dinis’in ise aynı yıl içinde teslim edilmesi planlanıyor.

İki ülke için stratejik kazanım

Program, Portekiz açısından kritik bir deniz destek kabiliyetinin yeniden kazanılmasını ve modern, okyanus odaklı bir Donanmanın kurumsallaşmasını temsil ederken; Türkiye açısından ise savunma sanayisinin NATO müttefiklerine tedarikçi ve uluslararası denizcilik projelerinde ortak ülke konumunun pekiştirilmesi anlamına geliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here