Nijer’in başkenti Niamey’de, Diori Hamani Uluslararası Havalimanı yakınlarında yer alan stratejik askeri tesislere yönelik silahlı saldırının ardından ülkede alarm seviyesi yükseltildi. Saldırının hedefinde bulunan Niamey 101 Hava Üssü, Nijer’in Türkiye’den tedarik ettiği Bayraktar TB2 SİHA’ların konuşlandırıldığı ve HÜRKUŞ eğitim/hafif taarruz uçaklarının da konuşlandırılmasının planlandığı bir üs olarak biliniyor.
28 Ocak’ı 29 Ocak’a bağlayan gece yarısından kısa bir süre sonra havalimanı çevresinde silah sesleri ve şiddetli patlamalar duyuldu. Havaalanı yakınındaki mahallelerde yaşayanlar, silah seslerinin yaklaşık bir saat sürdüğünü ve ardından bölgede göreli sükûnetin sağlandığını aktardı. Yerel halk tarafından çekilen ve sosyal medyada paylaşılan görüntülerde gökyüzünde ışık izleri, yüksek patlama sesleri, birkaç metreye ulaşan alevler ve yanmış araçlar dikkat çekti.
Tchiani’den misilleme mesajı ve dış suçlamalar
Saldırının ardından askeri hava üssünü ziyaret eden ve üst düzey güvenlik toplantıları gerçekleştiren Nijer’in askeri lideri Abdourahmane Tchiani, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada Fransa, Benin ve Fildişi Sahili’ni saldırıyı desteklemekle suçladı. Kanıt sunmadan yapılan bu suçlamalarda Tchiani, söz konusu ülkeleri “paralı askerleri desteklemekle” itham etti ve misilleme yapılacağına dair açık mesaj verdi.
Tchiani, açıklamasında Emmanuel Macron, Patrice Talon ve Alassane Ouattara’ı hedef alarak,
“Onların havlamalarını duyduk, şimdi bizim kükrememizi duymaya hazır olmalılar” ifadelerini kullandı.
Bu sözler, Nijer ile eski sömürge gücü Fransa ve bölgedeki Batı yanlısı yönetimler arasındaki ilişkilerin daha da sertleşeceğine işaret etti.
Rus askerlerine teşekkür, Batı ile kopuş vurgusu
Tchiani ayrıca, 101. Hava Üssü’nde konuşlu Rus askerlerine, saldırı sırasında “sorumluluk alanlarını savundukları” gerekçesiyle teşekkür etti. 2023 darbesinin ardından Nijer’deki askeri yönetim, Mali ve Burkina Faso’daki benzer cunta yönetimleri gibi Batılı ülkelerle askeri iş birliklerini sonlandırmış, güvenlik desteği için Moskova’ya yönelmişti.
Nijer medyası, saldırı sırasında etkisiz hale getirilen saldırganlardan birinin Fransız vatandaşı olduğunu öne sürdü. Ancak bu iddiaya ilişkin herhangi bir bağımsız kanıt paylaşılmadı.
Sivil havacılık da etkilendi
Saldırının yalnızca askeri tesisleri değil, sivil havacılığı da etkilediği bildirildi. Togolu havayolu şirketi ASKY’den bir kaynak, pistte bulunan iki uçağın gövdesinde silah atışları nedeniyle delikler oluştuğunu ve mürettebatın olay sırasında otellerde bulunduğunu söyledi. Air Côte d’Ivoire Sözcüsü Yacouba Fofana da havayoluna ait bir uçağın vurulduğunu doğruladı.
Erken saatlerde yayımlanan uydu görüntüleri, pist yakınlarında yanmış toprak izleri bulunan alanları ortaya koydu. Ateş açanların kimliği ve sivil zayiat olup olmadığı ise henüz netlik kazanmadı.
Cihatçı saldırı ihtimali ve artan güvenlik riski
Bazı güvenlik gözlemcileri, saldırının İslam Devleti (IŞİD) veya El Kaide bağlantılı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğine dikkat çekti. Nijer, özellikle Mali ve Burkina Faso ile kesişen üçlü sınır bölgesinde faaliyet gösteren cihatçı grupların saldırılarıyla mücadele ediyor.
Danışmanlık şirketi Control Risks analisti Beverly Ochieng, AFP’ye yaptığı değerlendirmede, son günlerde Niamey çevresinde bir saldırı riskine dair uyarıların bulunduğunu ve El Kaide bağlantılı Jama’at Nusrat al-Islam wal-Muslimin’in yüksek profilli hedefleri vurarak cuntaların meşruiyetini sarsmayı amaçladığını belirtti.
Geçtiğimiz hafta JNIM, Niamey’in birkaç kilometre doğusunda bir ordu aracını el yapımı patlayıcıyla imha ettiğini açıklamıştı.
Saldırının hedefinde bulunan Niamey 101 Hava Üssü, Nijer’in Türkiye’den tedarik ettiği Bayraktar TB2 SİHA’ların konuşlandırıldığı ve HÜRKUŞ eğitim/hafif taarruz uçaklarının da konuşlandırılmasının planlandığı bir üs olarak biliniyor. Ancak saldırı sonrası yapılan resmi hasar tespit açıklamalarında HÜRKUŞ’a yönelik herhangi bir kayıp bilgisi paylaşılmadı.
Darbe sonrası güvenlik tablosu ağırlaşıyor
Temmuz 2023’te Tchiani liderliğindeki başkanlık muhafızlarının, seçilmiş Cumhurbaşkanı Mohamed Bazoum’u devirmesinin ardından Nijer’de anayasa askıya alındı. Uluslararası yaptırımlar ve yardım kesintileriyle karşı karşıya kalan ülke, Mali ve Burkina Faso ile birlikte Sahel Devletleri İttifakı’nı kurarak Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’ndan ayrıldı.
Ancak cuntanın “istikrarı sağlama” vaatlerine rağmen güvenlik durumu kötüleşti. 2025 Küresel Terörizm Endeksi’ne göre, Nijer 2024 yılınd



