Suriye hükümet güçlerinin bugün Haseke ve Kamışlı şehirlerine ilerlemesi, haftalar süren askerî gerginliğin ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile devlet entegrasyonu konusunda yaklaşık bir yıldır devam eden ancak sonuç alınamayan müzakerelerin fiilî bir aşamaya evrilmesiyle sonuçlandı.
Esad rejiminin yaklaşık bir yıl önce düşmesinin ardından kurulan yeni Suriye hükümeti, ülkenin kuzeydoğusunda PKK ile bağlantılı SDG’nin kontrolünde bulunan bölgeleri yeniden devlet otoritesi altına almak amacıyla harekete geçti.
10 Mart 2025’te, ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler, SDG’nin yıl sonuna kadar Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini öngören bir çerçeve anlaşma ile sonuçlandı. Ancak 1 Nisan, 18 Ocak ve 20 Ocak tarihlerinde yapılan takip toplantılarına rağmen, uygulamadaki gecikmeler nedeniyle takvim defalarca ertelendi.
Görüşmelere katılan ABD’li yetkililer ve bölgesel arabulucular, sürecin SDG içindeki komuta yapısı, yönetişim modeli ve iç istişarelerde yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle sık sık kesintiye uğradığını belirtti. Şam yönetimi ise Mazlum Abdi liderliğindeki SDG yönetimini, 2012’den bu yana sürdürdüğü özerk yapıyı korumak amacıyla süreci bilinçli şekilde yavaşlatmakla suçladı.
Halep’te Çatışmaların Başlaması
Ocak ayı başında gerilim sahaya yansıdı. 6–10 Ocak tarihleri arasında Halep’in Kürt nüfusun yoğun olduğu Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde çatışmalar yaşandı. Suriye hükümet güçleri, SDG unsurlarını bu bölgelerden çıkarmak amacıyla operasyon başlattı. Resmî verilere göre, çatışmalar nedeniyle yerinden edilen 148 bin kişinin yaklaşık yüzde 90’ı, güvenlik durumunun istikrar kazanmasından sonraki iki hafta içinde evlerine döndü.
Çatışmalar 17 Ocak’ta Fırat Nehri’nin doğusuna yayıldı. 17–18 Ocak arasındaki 24 saatlik süreçte, çok sayıda Arap savaşçının hükümet tarafına geçmesiyle SDG, kontrol ettiği alanların yaklaşık yüzde 80’ini kaybetti. ABD ve bölgesel kaynaklar, Arap savaşçıların SDG saflarının yüzde 65–70’ini oluşturduğunu belirtiyordu. Tabka, Rakka ve Deyrizor çevresindeki yerel ayaklanmalar, hükümet güçlerinin ilerleyişini hızlandırdı.
Siyasi Görüşmeler ve Kırılgan Ateşkes
Çatışmalara rağmen diplomatik temaslar kesilmedi. Şam yönetimi, SDG birliklerinin Savunma ve İçişleri Bakanlıkları bünyesine entegre edilmesinde ısrar ederken, Washington taraflara gerilimi düşürme çağrısı yaptı.
24 Ocak’ta, ABD’nin talebi üzerine, IŞİD tutuklularının Suriye’den Irak’a nakledilebilmesi amacıyla 15 günlük geçici ateşkes ilan edildi.
Ancak ateşkese rağmen Kobani ve Kamışlı’nın güneydoğusunda çatışmalar ve bombardımanlar sürdü. Suriye güçleri, Kürt nüfusun yoğun olduğu şehir merkezlerine doğrudan girmekten kaçındı. Hükümet yetkilileri, 24–26 Ocak tarihleri arasında SDG’nin askerî ve sivil hedeflere yönelik bombardıman ve insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini öne sürdü. Taraflar karşılıklı ihlal suçlamalarında bulunurken, bağımsız gözlemciler sivillerin toplu şekilde hedef alındığına dair doğrulanmış bir bulguya ulaşmadıklarını açıkladı.
Nihai Anlaşma ve Sahadaki Hızlı Değişim
30 Ocak’ta, Şam ve SDG, her iki tarafın da “nihai ve kapsamlı” olarak tanımladığı bir anlaşmaya vardıklarını duyurdu. Anlaşma; ülke genelinde ateşkes, temas hatlarından kuvvetlerin çekilmesi ve SDG’nin askerî, güvenlik ve idari yapılarının aşamalı olarak Suriye devletine entegre edilmesini öngörüyor.
Bu kapsamda, İçişleri Bakanlığı’na bağlı iç güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı’ya girmesi, SDG savaş unsurlarının ise belirlenen kışlalara çekilmesi kararlaştırıldı. Savunma Bakanlığı bünyesinde, Kobani’de konuşlu bir tugay dâhil olmak üzere eski SDG tugaylarından oluşan yeni bir askerî tümen kurulması planlandı.
Hükümet güçleri Pazartesi günü Haseke’ye, Salı günü ise Kamışlı’ya giriş yaptı. Yaklaşık 100 kişilik İçişleri Bakanlığı konvoyları, geçiş sürecini denetlemek üzere SDG’ye bağlı Asayiş birimleriyle koordinasyon içinde kritik noktalara konuşlandırıldı.
Suriye hükümeti, SDG’nin kontrolündeki eski bölgelerin büyük bölümünde yeniden hâkimiyet sağlarken, SDG unsurları Haseke, Kamışlı ve Kobani’de devlet güçleriyle birlikte sınırlı varlığını sürdürüyor. Arabulucular ve yerel gözlemciler, önümüzdeki haftaların bu entegrasyon sürecinin önceki başarısız girişimlerden farklı olarak kalıcı olup olmayacağını ve şiddete geri dönülmeden devam edip edemeyeceğini belirleyeceğini vurguluyor.



