Ana Sayfa Dünya Pentagon, Körfez’deki ABD Üslerinin Geleceğini Masaya Yatırdı

Pentagon, Körfez’deki ABD Üslerinin Geleceğini Masaya Yatırdı

0
5
Ürdün’deki Muwaffaq Salti Hava Üssü’nde, Eager Lion 2024 tatbikatı kapsamında gerçekleştirilen yükleme eğitimi sırasında Ürdün Silahlı Kuvvetleri’ne (JAF) ait Yüksek Hareket Kabiliyetli Topçu Roket Sistemi (HIMARS), JAF’a ait C-130 Hercules nakliye uçağına yükleniyor.

Pentagon, İran ile yaşanan savaşın ardından Orta Doğu’daki ABD askeri varlığını yeniden değerlendirmeye başladı. Konuya yakın sekiz kaynağa göre yürütülen analiz, özellikle Basra Körfezi’ndeki büyük ABD üslerinin geleceği ve savaş sırasında hasar gören tesislerin yeniden inşa edilip edilmeyeceği gibi kritik başlıklara odaklanıyor.

Analize aşina iki kaynağın aktardığına göre, Savunma Bakanlığı’nın üzerinde durduğu temel seçeneklerden biri, aylar süren İran saldırılarında ağır hasar alan Körfez’deki büyük askeri üslerden personelin kademeli olarak çekilmesi. Kaynaklar, çatışmaların Pentagon’a bölgedeki kuvvet konuşlanmasını yeniden şekillendirmek için uzun yıllardır görülmeyen bir fırsat sunduğunu belirtiyor.

Değerlendirme, Pentagon’un politika ofisi tarafından yürütülürken, üst düzey bir Pentagon yetkilisi Genelkurmay Başkanlığı ile ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) da sürece katkı sağladığını söyledi. Aynı yetkili, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in henüz bölgedeki kuvvet yapısına ilişkin resmi bir inceleme başlatmadığını, mevcut çalışmanın ise “ihtiyatlı bir planlama” niteliğinde olduğunu ifade etti.

ABD Merkez Komutanlığı normal koşullarda Ürdün’den Umman’a uzanan yaklaşık 2.400 kilometrelik hatta bulunan yaklaşık 20 askeri tesiste 40 bin civarında personel bulunduruyor. İran ile yaşanan çatışmalar sırasında ABD, kuvvetlerini korumak ve operasyonlarını desteklemek amacıyla bölgeye savaş gemileri, savaş uçakları, hava savunma sistemleri ve diğer kritik askeri unsurları sevk etti.

ABD’nin Orta Doğu’daki en büyük ve en kalıcı askeri tesisleri Basra Körfezi’nde bulunuyor. Bunlar arasında Bahreyn’deki ABD Beşinci Filosu karargâhı ile Kuveyt’teki Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri tesisleri öne çıkıyor. Körfez ülkeleri uzun yıllardır güvenliklerini büyük ölçüde ABD askeri varlığına dayandırırken, olası bir kuvvet azaltımının bölgesel savunma dengeleri üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.

Kaynaklara göre Pentagon’daki çalışma, ABD’nin küresel askeri öncelikleri konusunda yönetim içinde süregelen tartışmaları da hızlandırabilir. Bir görüş, Orta Doğu’daki mevcut güvenlik taahhütlerinin sürdürülmesini savunurken, diğer görüş ABD’nin kaynaklarını ülke savunmasına ve Çin gibi stratejik rakiplere karşı caydırıcılığın güçlendirilmesine yönlendirmesi gerektiğini öne sürüyor.

Bir ABD’li yetkili, ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Bradley Cooper’ın da değerlendirme sürecine katıldığını ve ABD kuvvetlerinin Basra Körfezi’nden daha batıdaki bölgelere kaydırılması seçeneğine ilişkin görüşmeleri desteklediğini söyledi. ABD Merkez Komutanlığı ise konu hakkında yorum yapmadı.

Savaş başlamadan önce CENTCOM’un, İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı tehditleri nedeniyle bazı üslerde personel seviyelerini azaltma kararı aldığı belirtiliyor. Konuya aşina bir kaynak, çatışma sırasında uygulanan bazı yeni konuşlanma düzenlemelerinin savaş sonrasında da kalıcı hale gelebileceğini söyledi.

Mart ayında Kuveyt’teki Port Shuaiba askeri tesisine düzenlenen saldırıda altı ABD askeri hayatını kaybetti. Çatışmalar boyunca 200’den fazla ABD askeri tesisinin hasar gördüğü veya tahrip edildiği bildirildi. Aynı dönemde ABD ordusu, personelini korumak amacıyla 1.000’den fazla Patriot ve Terminal High Altitude Area Defense (THAAD) önleme füzesi kullandı.

Eski ABD’nin Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Ratney, savaşın ABD kuvvetlerinin bölgedeki savunmasızlığını açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Ratney, asker ve kritik askeri varlıkların Ürdün, İsrail veya Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyılarına kaydırılmasının riski azaltabileceğini, ancak bunun tek başına kalıcı bir çözüm oluşturmayacağını ifade etti.

ABD, onlarca yıldır Basra Körfezi’nde konuşlu kuvvetleriyle deniz güvenliği, hava savunması ve bölgesel caydırıcılık görevlerini yürütüyor. İran ile yaşanan son savaş ise özellikle balistik füze ve insansız hava aracı tehditleri karşısında sabit üslerin güvenliği konusunda yeni tartışmaları gündeme taşıdı.

Pentagon’un yürüttüğü değerlendirme, yalnızca savaşta hasar gören üslerin geleceğini değil, ABD’nin Orta Doğu’daki uzun vadeli kuvvet konuşlanma modelini de etkileyebilecek potansiyel kararlar açısından önem taşıyor. Analiz sonucunda alınacak kararlar, bölgesel güvenlik mimarası ve ABD’nin küresel kuvvet dağılımı üzerinde belirleyici rol oynayabilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz