Güney Carolina Hava Ulusal Muhafızına bağlı Block 52 F-16CJ Viper savaş uçakları, İran’a yönelik olası bir operasyon öncesinde ABD’nin bölgedeki askeri yığınak faaliyetleri kapsamında Atlantik’i doğuya doğru geçerken görüntülendi.
Her bir F-16’nın, ilk kez gerçek savaş koşullarında kullanılabileceği belirtilen Angry Kitten elektronik harp podu taşıması dikkat çekti. Bu gelişme, ABD’nin İran’ın hava savunma ağını baskılamaya yönelik hazırlıklarının önemli bir işareti olarak değerlendiriliyor.
169. Avcı Kanadı “Swamp Foxes” Görevde
Toplam 12 adet F-16CJ, 17 Şubat’ta Atlantik’in ortasında bulunan Portekiz’e bağlı Azor Adaları’ndaki Terceira Adası’nda yer alan Lajes Hava Üssü’ne ulaştı ve ertesi gün bölgeden ayrıldı.
Uçaklar, kuyruklarında yer alan “South Carolina” ibaresi ve 169. Avcı Filo’nun takma adı olan “Swamp Foxes” işaretleri sayesinde tanımlandı. Filoya en az bir KC-46A Pegasus tanker uçağı eşlik etti. Ayrıca ABD Hava Kuvvetleri’nin önemli sayıda tanker uçağının Lajes’e önceden konuşlandırıldığı bildirildi.
Wild Weasel Görev Profili: SEAD/DEAD Operasyonları
Söz konusu F-16CJ’ler, özellikle Wild Weasel görevleri için optimize edilmiş durumda. Bu görevler, düşman hava savunma sistemlerinin bastırılması ve imha edilmesini (SEAD/DEAD) kapsıyor ve yüksek risk içeriyor. Basitçe söylemek gerekirse Wild Weasel uçakları, düşman radarlarını “kışkırtarak” yerlerini tespit eder ve ardından onları imha eder.
Uçaklar Lajes’ten geçerken şu konfigürasyonda gözlemlendi:
- Kanat uçlarında ve kanat altı istasyonlarında inert AIM-120 AMRAAM füzeleri
- LITENING hedefleme podu
- AN/ASQ-213 HARM Hedefleme Sistemi podu
- Gövde altında Angry Kitten elektronik harp podu
AN/ASQ-213 sistemi, AGM-88 HARM anti-radyasyon füzelerinin kullanımını destekleyerek düşman radarlarını hedef almada kritik rol oynuyor.

Angry Kitten Nedir? Eğitim Sisteminden Operasyonel Güce
Angry Kitten, kökeni onlarca yıl öncesine dayanan AN/ALQ-167 eğitim poduna dayanan ancak modernize edilmiş bir elektronik harp sistemidir. Başlangıçta “kırmızı hava” rolündeki saldırgan unsurların eğitim ve test faaliyetleri için geliştirilen sistem, zamanla operasyonel görevler için de adapte edildi.
Sistem 2017’den bu yana F-16’larda kullanılıyor. Ayrıca:
- A-10 Warthog
- MQ-9 Reaper
- HC-130J Combat King II
- F/A-18
- KC-135 ve KC-46 tanker uçaklarında
test edildiği biliniyor.
DRFM Teknolojisi ve Bilişsel Elektronik Harp
Angry Kitten’ın en önemli özelliği, Dijital Radyo Frekansı Belleği (DRFM) teknolojisini kullanmasıdır. Bu teknoloji sayesinde sistem:
- Düşman radar sinyallerini algılayabilir
- Sinyalleri manipüle edebilir
- Sahte hedef izleri oluşturabilir
- Radar arayıcı başlıklarını yanıltabilir
Sistem, tehdit kütüphanelerine dayalı klasik elektronik harp anlayışının ötesine geçerek daha hızlı güncellenebilir ve uyarlanabilir şekilde tasarlandı.
ABD Hava Kuvvetleri yetkililerine göre Angry Kitten, “bilişsel elektronik harp” konseptine doğru atılmış önemli bir adım. Nihai hedef, görev sırasında tehdit ortamına gerçek zamanlı uyum sağlayabilen otonom sistemler geliştirmek.
Bilişsel elektronik harp, elektronik harp sistemlerinin tehdit ortamını gerçek zamanlı analiz ederek kendi taktiklerini otomatik olarak uyarlayabilmesi anlamına gelir.
Klasik elektronik harp sistemleri önceden yüklenmiş “tehdit kütüphanelerine” göre çalışır.
Bilişsel elektronik harp ise: Ortamı algılar → analiz eder → karar verir → tepki üretir → sonucu öğrenir → kendini geliştirir.Bu süreç insan müdahalesi olmadan ya da minimum müdahale ile gerçekleşebilir.
İran Senaryosu: Dördüncü Nesil Jetler Ön Plana Çıkabilir
Olası bir İran operasyonunda, gizli B-2 Spirit bombardıman uçakları ile F-22 ve F-35 savaş uçaklarının öncü rol üstlenmesi beklenirken; hava savunma ağının kırılmasında dördüncü nesil platformların daha yoğun görev alabileceği değerlendiriliyor.
SEAD/DEAD görevleri doğası gereği yüksek risk içeriyor çünkü bu uçaklar bilinçli olarak hava savunma tehditlerini tespit edip angajmana giriyor.
İran’ın hava savunma kapasitesi, Yemen’deki Husilere sağlanan sistemler üzerinden dolaylı olarak test edilmiş olsa da, ülkenin kendi envanteri daha gelişmiş sistemler içeriyor. İsrail’in geçtiğimiz yılki “12 Günlük Savaş” sırasında İran’ın batı bölgelerindeki hava savunma altyapısına ciddi zarar verdiği belirtilse de bu kapasitenin ne ölçüde yeniden tesis edildiği net değil.



