ABD-İSRAİL-İRAN KRİZİ-28.GÜN-CENTCOM, İran saldırılarına karşı yer altı sığınakları için harekete geçti

0
8

SON GELİŞMELER

  • CENTCOM, İran saldırılarına karşı yer altı sığınakları için harekete geçti
  • Rubio: İran’dan ABD’nin barış teklifine “her an” yanıt gelebilir
  • IRGC Komutanından sert uyarı: “Artık göze göz olmayacak”
  • İsrail Savunma Bakanı: İran’a yönelik saldırılar yoğunlaşacak
  • İran: ABD-İsrail saldırısı ağır su reaktörünü hedef aldı
  • Avrupa istihbaratı: Rusya, İran’a İHA sevkiyatına hazırlanıyor
  • Irak Kürdistanı: İranlı muhalif grupların savaşa katılmasına izin vermeyiz
  • ABD, İran’a yüzlerce Tomahawk füzesi fırlattı: Pentagon’da stok endişesi (Washington Post)
  • ABD istihbaratı: İran’ın füze stokunun yalnızca üçte biri imha edildi
  • İsrail’den kritik operasyon: Hürmüz Boğazı sorumlusu komutan öldürüldü
  • Pakistan: ABD ile İran arasında dolaylı görüşmeler sürüyor
  • Bağdat’tan tahliye: TSK personeli Türkiye’ye döndü
  • Körfez ülkeleri Trump’tan İran savaşını bitirmesini istiyor, ancak “henüz değil” (WP)


CENTCOM, İran saldırılarına karşı yer altı sığınakları için harekete geçti

CENTCOM, İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı birliklerini korumak amacıyla daha dayanıklı altyapı çözümleri arıyor.

Komutanlık, bu hafta yer altı tesisleri ve güçlendirilmiş sığınaklar tasarlayıp inşa edebilecek şirketlere yönelik iki ayrı bilgi talebi (RFI) yayımladı.

Artan saldırılar ABD üslerini zorluyor

28 Şubat’ta başlayan “Epic Fury” operasyonundan bu yana bölgede 13 ABD askerinin hayatını kaybettiği, 300’den fazlasının yaralandığı ve radar sistemleri ile uçakların hasar gördüğü bildirildi.

The New York Times’a göre saldırılar, bazı ABD personelinin üsler yerine otel ve ofis alanlarına taşınmasına neden oldu. Rapora göre birçok unsur operasyonlarını “uzaktan” yürütmek zorunda kaldı.

Katar’daki Al Udeid Üssü öncelikli hedef

ABD Hava Kuvvetleri Merkez Komutanlığı (AFCENT), Katar’daki El Udeyd Hava Üssü için yer altı savaş merkezi ve operasyon tesisleri inşa edebilecek firmalara çağrı yaptı.

Plan kapsamında yer altı komuta-kontrol merkezleri, istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) altyapısı, Uçak operasyon binaları , yaşam destek ve idari tesisler gibi unsurların yer alabileceği belirtildi.

İran tehdidi uzun süredir gündemde

İran’a yaklaşık 175 mil mesafedeki El Udeyd Üssü, daha önce de saldırıların hedefi olmuştu. Son çatışmalarda üs içerisindeki radar ve bazı tesislerin zarar gördüğü bildirildi.

Geçmişte İran’ın üsse yönelik balistik füze saldırıları, ABD’nin en büyük Patriot missile system önleme operasyonlarından birini tetiklemişti.


Husiler: “Doğrudan askeri müdahale için parmağımız tetikte”

Yemen’deki Husi sözcüsü Yahya Seri, belirli koşulların oluşması halinde grubun savaşa doğrudan katılmaya hazır olduğunu açıkladı.

Seri, yaptığı açıklamada, “Doğrudan askeri müdahale için parmağımız tetikte” ifadelerini kullanarak, bölgedeki çatışmanın genişlemesi durumunda harekete geçebileceklerini söyledi.

ABD ve İsrail’e çağrı

Seri, ABD ve İsrail’e İran ve Lübnan dahil “Direniş Ekseni” ülkeleriyle savaşı durdurmaya yönelik uluslararası diplomatik girişimlere yanıt verme çağrısında bulundu.

Açıklamasında, mevcut çatışmayı “haksız ve istikrarsızlaştırıcı” olarak nitelendirerek, bunun bölgesel güvenliği ve küresel ekonomiyi tehdit ettiğini savundu.

Beş maddelik şart listesi

Husi sözcüsü, çatışmanın sona erdirilmesi için şu başlıkları sıraladı:

  • Filistin, Lübnan, Irak ve İran’daki saldırıların durdurulması
  • Yemen’e yönelik ablukanın kaldırılması
  • Gazze’de ateşkes sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması
  • Filistinlilerin “meşru haklarına” ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi

Askeri müdahale için kırmızı çizgiler

Seri, aşağıdaki durumlarda doğrudan askeri müdahalenin gündeme gelebileceğini belirtti:

  • Yeni ülkelerin ABD ve İsrail yanında savaşa katılması
  • Kızıldeniz’in İran veya diğer bölge ülkelerine karşı askeri amaçlarla kullanılması
  • İran ve “direniş ekseni”ne karşı savaşın daha da tırmanması

Ayrıca Seri, Yemen’e yönelik “kuşatmayı sıkılaştıracak” adımlara karşı da uyarıda bulundu.


Rubio: İran’dan ABD’nin barış teklifine “her an” yanıt gelebilir

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un İran’daki savaşı sona erdirmek için sunduğu 15 maddelik öneriye henüz resmi bir yanıt alınmadığını, ancak cevabın “her an” gelebileceğini söyledi.

Rubio, ABD basınına yaptığı açıklamada, “Henüz yanıt almadık, ancak İran’dan görüşme isteğine dair bazı mesajlar ve sinyaller aldık” dedi.

“Kiminle konuşacağımız belirsiz”

Rubio, ABD ve İsrail saldırıları sonrası İran’daki liderlik yapısının zayıfladığını belirterek, müzakerelerde karşı tarafta kimin yer alacağının netleşmesi gerektiğini vurguladı.

“Kiminle konuşacağız, neyi ve ne zaman konuşacağız? Bu soruların yanıtlarını bekliyoruz,” diyen Rubio, bu netliğin diplomatik sürecin ciddiyeti açısından kritik olduğunu ifade etti.

Yanıt “bugün ya da yarın” gelebilir

ABD’li bakan, İran’ın müzakerelere kim adına katılacağını, hangi konuları ele alacağını ve zamanlamayı netleştirmesi halinde sürecin ilerleyebileceğini belirtti.

Rubio, bu yanıtın “bugün ya da yarın” gelebileceğini söyleyerek diplomatik temasların hız kazanabileceğine işaret etti.


Devrim Muhafızları Ordusu Komutanından sert uyarı: “Artık göze göz olmayacak”

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Seyyid Mecid Musevi, İran’daki üretim tesislerine yönelik saldırıların ardından ABD ve İsrail bağlantılı şirketleri hedef alan sert açıklamalarda bulundu.

Musevi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, İran’ın misilleme yaklaşımının değiştiğini belirterek, “Bu kez denklem artık ‘göze göz’ olmayacak” ifadelerini kullandı.

Yabancı şirket çalışanlarına “bölgeden ayrılın” çağrısı

Musevi, ABD ve İsrail ile bağlantılı sanayi şirketlerinin çalışanlarına bölgeyi terk etmeleri çağrısında bulunarak, mevcut güvenlik risklerine dikkat çekti.

“Amerikalılar ve Siyonist rejimle bağlantılı şirketlerde çalışanlar, hayatlarını riske atmamak için iş yerlerini terk etmelidir,” diyen Musevi, saldırıların sorumluluğunu karşı tarafa yükledi.

Gerilimde yeni aşama sinyali

Açıklama, İran’ın altyapısına yönelik saldırıların ardından Tahran yönetiminin daha sert bir misilleme stratejisine yönelebileceğine işaret ediyor.

Musevi’nin ifadeleri, bölgede gerilimin daha da tırmanabileceğine dair endişeleri artırdı.


Fransa: Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması hedefinde ABD ile aynı çizgideyiz

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Paris’in ABD ile birlikte Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması hedefini paylaştığını açıkladı.

Barrot, Marco Rubio’nun İran’ın balistik kapasitesinin etkisiz hale getirilmesine yönelik açıklamalarına atıfta bulunarak, bu hedeflerin Fransa’nın yaklaşımıyla örtüştüğünü söyledi.

G7’de İran ve güvenlik gündemi

Fransa’da düzenlenen G7 toplantısı kapsamında konuşan Barrot, ABD’nin askeri hedeflerine ilişkin değerlendirmelerin iki ülke arasında yapılan görüşmelerle uyumlu olduğunu belirtti.

Barrot, “ABD adına konuşmam, ancak yapılan görüşmeler doğrultusunda İran’ın balistik kapasitesine yönelik hedeflerin paylaşıldığını söyleyebilirim” dedi.

Tankerler için eskort sistemi gündemde

ABD’nin Hürmüz Boğazı’na ilişkin somut taleplerine dair sorulara doğrudan yanıt vermekten kaçınan Barrot, çatışmaların zirve noktasını geçmesinin ardından bölgede tankerler için bir eskort sistemi kurulmasının değerlendirildiğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Körfez’i Hint Okyanusu’na bağlayan bu su yolu, bölgedeki gerilimin merkezinde yer alıyor.


İsrail Savunma Bakanı: İran’a yönelik saldırılar yoğunlaşacak

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran’ın devam eden füze saldırılarına karşılık olarak İsrail’in askeri operasyonlarını artıracağını açıkladı.

Katz, yaptığı açıklamada, “Uyarılara rağmen saldırılar sürüyor. Bu nedenle İsrail Ordusu’nun İran’daki operasyonları yoğunlaşacak ve rejimin askeri kapasitesine katkı sağlayan hedeflere genişleyecek” ifadelerini kullandı.

İran’ın “ağır bir bedel ödeyeceğini” vurgulayan Katz, İsrail sivillerine yönelik saldırıları “savaş suçu” olarak nitelendirdi.

İsrail’de iç eleştiriler artıyor

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, savaşın ülkeye ağır bir bedel ödettiğini belirterek hükümeti eleştirdi.

Lapid, İsrail ordusunun aşırı zorlandığını ve çok cepheli bir çatışmaya yeterli hazırlık ve kaynak olmadan sürüklendiğini savundu. Ayrıca yaralı askerlerin sahada yeterince desteklenmediğini öne sürdü.

Bu açıklamalar, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in daha önce yaptığı uyarılarla paralellik gösterdi.

İran’da can kaybı artıyor

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu yetkilisi Maria Martinez, ABD ve İsrail saldırılarının başlamasından bu yana İran’da 1.900’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini ve en az 20.000 kişinin yaralandığını açıkladı.

Martinez, İran Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri ’nin, ülke genelinde faaliyet gösteren tek ulusal insani yardım kuruluşu olarak çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.


İran: ABD-İsrail saldırısı ağır su reaktörünü hedef aldı

İran devlet medyası, ABD ve İsrail’e ait saldırıların ülkenin orta kesimlerinde bulunan bir ağır su reaktörünü hedef aldığını bildirdi.

Fars Haber Ajansı, Markazi eyaletinden yetkili Hasan Ghamari’ye dayandırdığı haberinde, Khondab Ağır Su Tesisi’nin iki aşamalı saldırıyla vurulduğunu aktardı.

Fars ve diğer İran basın organları, saldırının ardından herhangi bir can kaybı ya da radyasyon sızıntısı yaşanmadığını bildirdi.


Avrupa istihbaratı: Rusya, İran’a İHA sevkiyatına hazırlanıyor

Avrupa’daki istihbarat kaynakları, Rusya’nın İran’a ABD ve İsrail ile süren savaşta kullanılmak üzere insansız hava araçları (İHA) tedarik etmeye hazırlandığını değerlendiriyor.

Konu hakkında bilgi sahibi üst düzey bir Avrupalı yetkiliye göre, sevkiyat hazırlıkları son aşamaya gelmiş durumda. Yetkili, Rusya’nın halihazırda Tahran ile istihbarat paylaşımı yaptığını ve bunun özellikle bölgedeki ABD güçlerini hedef alma kapasitesini artırmayı amaçladığını belirtti.

“İlk ölümcül destek” olabilir

Yetkili, planlanan İHA teslimatlarının gerçekleşmesi halinde bunun savaşın başlamasından bu yana Moskova’nın İran’a sağladığı ilk doğrudan “ölümcül destek” olacağını ifade etti.

Teslimatların kapsamına ilişkin detay verilmezken, Batılı istihbarat raporlarının Rusya’nın İHA’ların yanı sıra ilaç ve gıda sevkiyatını da aşamalı olarak tamamlamaya hazırlandığını ortaya koyduğu belirtildi.

Gizli görüşmeler ve sevkiyat takvimi

Financial Times’ın haberine göre, Rus ve İranlı yetkililer, ABD ve İsrail’in Şubat ayı sonlarında Tahran’a yönelik saldırılarının ardından İHA sevkiyatlarını gizlice görüşmeye başladı.

Haberde, sevkiyatların önümüzdeki hafta ortasına kadar tamamlanabileceği ifade edildi.

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Rusya’nın İran’a İHA gönderdiği yönündeki iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, “Şu anda çok fazla yalan haber dolaşıyor. Kesin olan tek şey, İranlı liderlerle diyaloğumuzu sürdürdüğümüzdür” dedi.

Rusya ile İran, geçen yıl stratejik ortaklık anlaşması imzalarken, Moskova’nın Azerbaycan üzerinden İran’a 13 tondan fazla ilaç gönderdiği de belirtildi.


Irak Kürdistanı: İranlı muhalif grupların savaşa katılmasına izin vermeyiz

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, topraklarında bulunan İranlı Kürt muhalif grupların Orta Doğu’daki çatışmalara dahil olmasına karşı olduğunu açıkladı.

Bölgenin başbakan yardımcısı Qubad Talabani, Agence France-Presse’e verdiği röportajda, ABD’nin bu gruplara silah sağladığına dair herhangi bir bulgu olmadığını söyledi.

Talabani, “ABD’nin ya da herhangi bir kurumunun, Kürdistan’daki İranlı muhalif gruplara silah sağladığına dair bir girişim görmedik” ifadelerini kullandı.

Bölgesel yönetimin bu grupların çatışmalara dahil olmasına kesin şekilde karşı çıktığını vurgulayan Talabani, böyle bir adımın “çok akılsızca” olacağını belirtti.

“Bunun buradan gerçekleşmesine izin vermeyeceğiz,” diyen Talabani, Irak Kürdistanı’nın çatışmanın dışında kalma politikasını yineledi.


ABD istihbaratı: İran’ın füze stokunun yalnızca üçte biri imha edildi

ABD istihbarat kaynakları, İran’ın füze cephaneliğinin yalnızca yaklaşık üçte birinin imha edildiğinin kesin olarak teyit edilebildiğini belirtti.

Reuters’ın aktardığına göre, geri kalan cephaneliğin önemli bir kısmının durumu belirsizliğini koruyor.

Yeraltı tesisleri belirsizliği artırıyor

Kaynaklar, İran’a yönelik bombardımanların füzelerin bir bölümünü yeraltı tünellerinde ve sığınaklarda hasara uğratmış, imha etmiş veya gömmüş olabileceğini ifade etti. Ancak bu sistemlerin tam durumuna ilişkin net bir değerlendirme yapılamıyor.

İstihbarat değerlendirmelerine göre, İran’ın insansız hava aracı (İHA) kapasitesinde de benzer bir durum söz konusu. Kaynaklar, bu kapasitenin yaklaşık üçte birinin imha edildiğinin değerlendirildiğini belirtti.

ran hâlâ önemli kapasiteye sahip

Analizler, İran’ın füze envanterinin önemli bir bölümünün ya imha edildiğini ya da erişilemez hale geldiğini ortaya koysa da, Tahran’ın hâlâ kayda değer bir kapasiteyi koruduğunu gösteriyor.

Yetkililer, çatışmaların sona ermesi halinde İran’ın gömülü ya da hasar görmüş bazı sistemleri yeniden kullanıma sokabileceğini değerlendiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump ise Perşembe günü yaptığı açıklamada, İran’ın “çok az roketi kaldığını” öne sürdü.


ABD, İran’a yüzlerce Tomahawk füzesi fırlattı: Pentagon’da stok endişesi

ABD ordusunun İran ile dört haftadır süren çatışmalarda 850’den fazla Tomahawk seyir füzesi kullandığı bildirildi. Konuya yakın kaynaklara göre bu yoğun kullanım, Pentagon’da mühimmat stoklarına ilişkin endişeleri artırdı.

The Pentagon yetkilileri, füzelerin hızlı tüketiminin yalnızca mevcut operasyonlar için değil, gelecekteki olası çatışmalar açısından da risk oluşturduğunu değerlendiriyor.

Deniz platformlarından fırlatılabilen Tomahawk füzeleri, ABD’nin uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak yıllık üretimin birkaç yüz adetle sınırlı olması, stokların hızla erimesine yol açıyor.

Modern versiyonların birim maliyetinin yaklaşık 3,6 milyon dolar olduğu ve üretim süresinin iki yıla kadar uzayabildiği belirtiliyor.

“Stoklar kritik seviyeye inebilir”

Kaynaklardan biri, Orta Doğu’daki Tomahawk stok seviyesini “endişe verici derecede düşük” olarak nitelendirirken, bir diğer yetkili mevcut tüketim hızının devam etmesi halinde mühimmatın “Winchester” (askeri jargonla cephanenin tükenmesi) seviyesine yaklaşabileceğini ifade etti.

ABD’li yetkililer, bu nedenle diğer bölgelerden mühimmat kaydırılması ve üretimin artırılması seçeneklerini değerlendiriyor.

Kaynaklara göre ABD, İran’ın karşı saldırılarına yanıt olarak Patriot ve THAAD hava savunma sistemleri dahil olmak üzere 1.000’den fazla hava savunma önleme füzesi de kullandı. Bu sistemlerin stoklarının da sınırlı olduğu ve kamuoyuna açıklanmadığı belirtiliyor.

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, stok seviyelerine ilişkin doğrudan bilgi vermezken, ABD ordusunun “her türlü görevi yerine getirecek kapasiteye sahip olduğunu” söyledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise ABD’nin yürütülen operasyonlar için “fazlasıyla yeterli mühimmat ve silah stokuna sahip olduğunu” savundu.

ABD yönetimi, artan mühimmat ihtiyacı nedeniyle savunma sanayii üretimini artırma yönünde adımlar atıyor. Raytheon başta olmak üzere savunma şirketleriyle üretimin hızlandırılması için görüşmeler yürütülüyor.

Öte yandan Pentagon’un İran’daki operasyonları finanse etmek için Kongre’den 200 milyar doların üzerinde ek bütçe talep etmeye hazırlandığı belirtiliyor.

Kaynak: Washington Post



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here