Türk savunma sanayii şirketi ROKETSAN, SAHA Expo’da tanıtılan yeni nesil CİDA tanksavar füzesinin görüş hattı ötesi (NLOS) vuruş kabiliyeti, uzun menzil performansı ve çoklu platform entegrasyon özellikleriyle modern harp sahasında yeni bir operasyonel segment oluşturmayı hedeflediğini açıkladı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci tarafından paylaşılan bilgilere göre CİDA, geleneksel tanksavar sistemlerinden farklı olarak operatörün hedefi doğrudan görmesini gerektirmeyen bir mimari üzerine geliştirildi. Sistem, veri bağı (datalink) altyapısı sayesinde füzenin arayıcı başlığından elde edilen görüntüyü gerçek zamanlı olarak operatöre aktarabiliyor.

Bu yapı, savunma literatüründe “Man-in-the-Loop” olarak bilinen “Döngüdeki İnsan” konseptini destekleyerek operatöre füze uçuş sırasında hedef güncelleme ve yönlendirme imkânı sunuyor. Böylece birliklerin kapalı veya korunaklı mevzilerden yüksek hassasiyetli angajman gerçekleştirebilmesi amaçlanıyor.

55 Kilometreyi Aşan Menzil

ROKETSAN tarafından paylaşılan test verilerine göre CİDA, havadan karaya angajmanlarda 55 kilometrenin, karadan karaya kullanımda ise 35 kilometrenin üzerinde menzile ulaştı. Bu kapasitenin, zırhlı hedeflerin temas hattına ulaşmadan önce etkisiz hale getirilmesine yönelik operasyonel derinlik sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Savunma uzmanları, uzun menzilli tanksavar sistemlerinin özellikle ağ merkezli harp konseptlerinde kara birliklerine daha geniş bir etki alanı sunduğunu belirtiyor. Görüş ötesi angajman kabiliyeti aynı zamanda platformların tehdit bölgesine yaklaşma ihtiyacını azaltarak hayatta kalabilirliği artırıyor.

UMTAS Harp Başlığı Kullanılıyor

CİDA’nın harp başlığının, daha önce operasyonel kullanım için geliştirilen ağır sınıf tanksavar füzesi UMTAS ile aynı altyapıya sahip olduğu belirtildi. Bu yaklaşımın, sistemin tahrip gücünü korurken geliştirme risklerini azaltmayı hedeflediği ifade ediliyor.

Murat İkinci, sistemin mevcut tanksavar ailesinden farklı bir teknolojik segment oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “CİDA, sahip olduğu yeni datalink teknolojisi, görüntüleyici sistemi ve sevk sistemi ile mevcut tanksavar ailesinden (Karaok, OMTAS, UMTAS vb.) ayrılarak farklı bir segmente geçişi temsil etmektedir.”

Sistemin yeni nesil veri bağı altyapısı sayesinde atış sonrası hedef güncelleme (re-targeting) kabiliyetine sahip olduğu da aktarıldı.

ATAK Helikopterleri ve İnsansız Platformlarla Entegrasyon

CİDA’nın farklı platformlarla entegre çalışabilecek şekilde geliştirildiği bildirildi. Sistem; T129 ATAK helikopterleri, zırhlı kara araçları ve insansız kara araçlarında kullanılabilecek modüler bir yapı sunuyor.

Savunma çevreleri, bu tür çoklu platform entegrasyonunun müşterek harekât kabiliyetini artırırken lojistik yükü azaltabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle insansız sistemlerle birlikte kullanımın, geleceğin dijital muharebe sahalarında kuvvet çarpanı etkisi yaratabileceği değerlendiriliyor.

Seri Üretim Süreci Başladı

ROKETSAN, tamamlanan atış testlerinin ardından CİDA için seri üretim sürecinin başlatıldığını açıkladı. Şirketin önümüzdeki dönemde elektromanyetik karıştırma ortamları ve zorlu iklim koşullarını kapsayan ek doğrulama testlerine devam etmesi bekleniyor.

Şirket tarafından paylaşılan verilere göre mühimmat, havadan karaya angajmanlarda 55 kilometrenin, karadan karaya kullanımda ise 35 kilometrenin üzerinde menzile ulaştı. Bu sonuçlar, CİDA’yı sınıfındaki en iddialı sistemlerden biri olan İsrail menşeli Spike NLOS ile doğrudan rekabet edebilir konuma getirdi. Sistemin başlangıçta kısa menzilli ve meskûn mahal operasyonları için tasarlanan yapısı, yeni nesil itki ve güdüm teknolojileriyle derinlikli vuruş kapasitesine evrildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here