ABD Donanması’nın yıllardır geliştirdiği ve büyük gizlilik içinde test ettiği yeni nesil havadan havaya füzesi AIM-260 Ortak Gelişmiş Taktik Füzesi (JATM), ilk kez net biçimde kamuoyuna yansıdı. Çin’in PL-15 füzesine karşı geliştirilen sistem, ABD ordusunun onlarca yıldır kullandığı AIM-120 AMRAAM’ın yerini alacak.
Fotoğrafçı Jonathan Tweedy, 13 Mayıs’ta Florida’daki Eglin Hava Üssü’nden havalanan ABD Donanması test uçaklarını görüntüledi. Karelerden birinde, Hava Test ve Değerlendirme Filosu 31’e (VX-31) bağlı bir F/A-18F Super Hornet’in sağ motor girişinin yanındaki gövde istasyonunda AIM-260 taşıdığı görüldü. Uçağın gövde altında kızılötesi arama ve izleme sensörüne sahip modifiye edilmiş bir FPU-13/A yakıt tankı, kanat uçlarında ise uçuş veri podları yer alıyordu. Fotoğrafları ilk yayınlayan kaynak The Aviationist oldu.
Meksika Körfezi üzerindeki geniş atış poligonlarına yakınlığıyla bilinen Eglin, ABD ordusunun hava silahları testlerinde rutin olarak kullandığı üslerden biri.
Minimalist Tasarım Dikkat Çekiyor
Fotoğrafta görülen füze, AIM-260’ın daha önce yayımlanan resmi görsellerle örtüşen oldukça sade bir tasarıma sahip. Kuyrukta yalnızca dört kanatçık bulunuyor; gövde ortasında ya da yanlarda kontrol yüzeyi yer almıyor. Bu konfigürasyon, füzenin maksimum hız ve menzil için optimize edildiğini gösteriyor.
Gövdenin ön ucundaki sarı şerit, test edilen örneğin aktif yüksek patlayıcı bir savaş başlığı taşıdığına işaret ediyor. Arka kısımda yer alan iki siyah şeridin roket motorunun konumunu gösterdiği değerlendiriliyor. Burun konisinin gövdenin geri kalanına göre daha açık gri tonda olması da göze çarpan ayrıntılar arasında.
Programın Arkasındaki Asıl Neden: Çin
AIM-260, ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri tarafından ortaklaşa geliştiriliyor. Yetkililer geçmişte programın ardındaki temel motivasyonun Çin’in giderek menzili uzayan havadan havaya füzeleri, özellikle de PL-15 olduğunu açıkça dile getirmişti. Bu nedenle menzilin artırılması, JATM’nin en kritik gereksinimi olarak öne çıkıyor. Füzenin en az 120 mil, hatta daha uzak menzillerde hedef vurabilecek şekilde tasarlandığı bildiriliyor.
Bir diğer önemli gereklilik ise füzenin AIM-120 ile aynı form faktöründe kalması. Bu sayede F-22 ve F-35 gibi hayalet avcıların iç silah bölmelerine sığabilecek ve mevcut uçaklara entegrasyonu kolaylaşacak. AIM-260’ların ayrıca Hava Kuvvetleri’nin İşbirlikçi Savaş Uçağı (CCA) programı kapsamında geliştirilen gizli insansız hava araçlarına da entegre edilmesi planlanıyor.
Füzenin çift darbeli bir roket motoruna sahip olacağı, böylece son aşamada manevra kabiliyetini koruyabileceği değerlendiriliyor. Aktif elektronik taramalı dizi (AESA) arayıcı kullanılması da güçlü ihtimaller arasında.
Sahaya İniş Takvimi Belirsiz
2019’da kamuoyuna ilk duyurulduğunda füzenin 2022’de operasyonel olması hedefleniyordu. Geçen yılın sonlarında ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi’nden sızan bir bilgi notu üzerinden programın finansman kaynaklı üç aylık bir gecikme yaşadığı iddia edilmiş, ancak komite bu bilgiyi sonradan yalanlamıştı.
Donanma’nın Super Hornet’leri ile Hava Kuvvetleri’nin F-22 Raptor’larının AIM-260 ile donatılacak ilk uçaklar olması bekleniyor. Hava Kuvvetleri’nin gelecekteki F-47’si ve Donanma’nın altıncı nesil F/A-XX avcı uçağı da füzenin entegre edileceği platformlar arasında.
Donanma, 2024’te yüzeyden fırlatılan SM-6’dan türetilen AIM-174B’yi de sınırlı sayıda hizmete almıştı. AIM-260’ın bu füzeyi tamamlayıcı bir rol üstlenmesi öngörülüyor.



