Heritage Vakfı’nın yayımladığı yeni bir rapor, ABD’nin Çin ile yaşanabilecek yüksek yoğunluklu bir çatışmada ihtiyaç duyacağı kritik hava ve füze savunma önleme füzelerini çatışmanın başlamasından yalnızca birkaç gün sonra tüketebileceği uyarısında bulundu. Rapor, son yıllarda ABD’li askeri yetkililer ve savunma uzmanlarının dile getirdiği mühimmat stoklarına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Rapora göre Pentagon’un envanterindeki Patriot Advanced Capability-3 Missile Segment Enhancement (PAC-3 MSE), Terminal High Altitude Area Defense (THAAD), Standard Missile-6 (SM-6) ve Standard Missile-3 (SM-3) önleme füzeleri, Çin ile uzun süreli ve yüksek yoğunluklu bir çatışmada caydırıcılığı sürdürebilecek seviyenin yüzde 10’unun altında bulunuyor.
Uzmanlar, İran’a yönelik son askeri operasyonlarda harcanan mühimmatın, ABD’nin zaten sınırlı olan füze savunma stokları üzerindeki baskıyı daha da artırdığı değerlendirmesini yapıyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) 2023 yılında yayımladığı analizde de ABD’nin Tayvan merkezli olası bir çatışmanın ilk haftasında PAC-3 MSE, THAAD, SM-6 ve SM-3 gibi kritik önleme mühimmatlarının büyük bölümünü tüketeceği öngörülmüştü. Kuruluşun Mayıs ayında yayımladığı bir başka raporda ise ABD’nin stoklarını önceki seviyelere döndürmesinin yıllar alacağı ve savaş planlamasında öngörülen hedeflere ulaşmasının daha uzun sürebileceği ifade edildi.
Trump yönetimi, üretim kapasitesini artırmak amacıyla savunma sanayii şirketleriyle yeni anlaşmalar yapıyor. Ocak ayında Beyaz Saray, PAC-3 MSE üretiminin yıllık yaklaşık 2.000 adede çıkarılmasını hedefleyen bir anlaşma imzaladı.
Pentagon da pazartesi günü Lockheed Martin ve Northrop Grumman ile yedi yıllık, yaklaşık 3 milyar dolar değerinde bir sözleşme açıkladı. Program kapsamında PAC-3 katı yakıtlı roket motorlarının üretiminin artırılması ve THAAD önleme füzelerinin yıllık üretim kapasitesinin dört katına çıkarılması hedefleniyor.
Northrop Grumman sözcüsü, şirketin Allegany Ballistics Laboratory tesisine yaptığı milyar dolarlık yatırım sayesinde katı yakıtlı roket motoru üretimini 2021’den bu yana iki katına çıkardığını, 2027 yılına kadar ise üç katına ulaştırmayı planladığını söyledi.
Ancak savunma uzmanları, mevcut üretim artışlarının son operasyonlarda tüketilen mühimmatın yerine kısa sürede yenisini koymak için yeterli olmayabileceğini belirtiyor.
CSIS Füze Savunma Projesi Direktörü Tom Karako, “Epic Fury Operasyonu öncesinde belirlenen üretim hedefleri, bazı mühimmat türlerinde yaklaşık on yıllık üretime eşdeğer harcamaların yapılmasından önce belirlenmişti.” değerlendirmesinde bulundu.
Heritage Vakfı’nın tahminine göre, “Epic Fury Operasyonu”nun ilk dört gününde ABD ve müttefikleri, 565 İran balistik füzesi ile 57 seyir füzesine karşı savunma amacıyla yaklaşık 1.738 adet karadan havaya önleme mühimmatı kullandı.
Rapor, Çin ile yaşanabilecek olası bir çatışmada yalnızca balistik ve seyir füzelerinin değil, düşük maliyetli insansız hava araçlarının da ABD’nin hava savunma stokları üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini ancak bu senaryonun analiz kapsamında ayrıntılı şekilde değerlendirilmediğini belirtiyor.
ABD Hint-Pasifik Komutanlığı Komutanı Amiral Sam Paparo da Nisan ayında Kongre’de yaptığı açıklamada mevcut üretim hızının operasyonel tüketim oranlarını karşılamadığını söyledi. Paparo, “Mevcut üretim takvimleri, operasyonel harcamalar ve karşı karşıya olduğumuz tehditlerle uyumlu değil.” ifadelerini kullandı.
Benzer sorun Ukrayna’da da görülüyor. Patriot önleme füzelerindeki sınırlı stoklar, Rus balistik füze saldırılarına karşı savunma kapasitesini etkiliyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, 28 Temmuz’da Lockheed Martin yetkilileriyle PAC-3 teknolojisinin lisanslı üretimi ihtimalini görüştü. Ancak olası bir üretim programının operasyonel mühimmat sağlamasının 2030 yılına kadar mümkün olmayacağı değerlendiriliyor.
Zelenskiy, Mayıs ayında yaptığı açıklamada, PAC-3 üretim lisansı konusunu önce eski Başkan Joe Biden ile, ardından Başkan Donald Trump ile görüştüğünü belirterek, “Ukrayna PAC-3 üretim lisansı almadı. Gelecekte ya lisans alacağımıza ya da kendi sistemimizi geliştireceğimize inanıyorum.” dedi.
Heritage Vakfı’nın son raporu ve CSIS analizleri, ABD’nin yüksek yoğunluklu bir çatışmada kritik füze savunma mühimmat stoklarını sürdürülebilir seviyede tutmasının, yalnızca üretim kapasitesinin artırılmasına değil, aynı zamanda tedarik zinciri, sanayi altyapısı ve uzun vadeli savunma planlamasına bağlı olduğunu ortaya koyuyor.



