ABD Kara Kuvvetleri, drone tehditlerine karşı savunmasını güçlendirmek için AeroVironment Inc. şirketinden en az 400 milyon dolar değerinde yönlendirilmiş enerji lazer sistemi satın alacak. Bloomberg News’e konuşan konuya yakın bir kaynağa göre anlaşma, Pentagon’un prototip aşamasını geride bırakan bir drone önleme lazer sistemi için imzaladığı ilk seri üretim sözleşmesi niteliğini taşıyor.

Kaynağa göre sözleşme kapsamında Kara Kuvvetleri’ne, Virginia eyaletinin Arlington kentinde bulunan şirketin geliştirdiği Locust sisteminden düzinelerce adet tedarik edilecek. Sistem, yapay zeka kullanarak küçük ve orta boy drone’ları tespit edip izliyor ve insan operatörlerin bu hedefleri yüksek enerjili bir lazerle imha etmesine olanak tanıyor.

Anlaşma haberinin ardından AeroVironment’ın (NASDAQ: AVAV) hisseleri yaklaşık yüzde 8 değer kazandı. Yatırımcılar bu sözleşmeyi, şirketin lazer silahlarının test aşamasından operasyonel kullanıma geçtiğinin işareti olarak yorumladı.

Işık hızında ve düşük maliyetli savunma

Yönlendirilmiş enerji sistemleri, ışık hızında hassas ve ölçeklenebilir etkiler sağlıyor. Gelişmiş hedefleme ve yapay zeka teknolojileriyle entegre olan bu sistemler, tehditleri yüksek isabetle tespit ediyor, izliyor ve etkisiz hale getiriyor; böylece dinamik ve çatışmalı ortamlarda sürekli ve maliyet etkin bir savunma sunuyor.

Sistemin en büyük avantajlarından biri, angajman başına maliyetin düşüklüğü. AeroVironment, tek bir atışın maliyetini büyük ölçüde lazerin çalışması sırasında tüketilen elektrikle sınırlı tutuyor ve bu tutarı atış başına 5 doların altında hesaplıyor. Buna karşılık, drone’ları önlemek için kullanılan geleneksel füzelerin maliyeti yüz binlerce dolara ulaşabiliyor.

Lazer silahı ses, namlu alevi ve mermi üretmeden ateş ediyor. Sistem ayrıca geleneksel hava savunma sistemlerinin mühimmat sınırlamalarına takılmadan sürekli angajman imkanı sağlıyor; bu da yoğun ve tekrarlayan drone saldırılarına karşı kesintisiz koruma anlamına geliyor.

Locust sisteminin teknik özellikleri

Şirketin geçen mart ayında tanıttığı üçüncü nesil Locust X3 modeli, 20 ila 35 kilovatın üzerine ölçeklenebilen bir lazere, modüler bir ışın yönlendiricisine ve yapay zeka destekli tespit, izleme ve angajman otomasyonuna sahip. Sistemin hedefleme yeteneği, şirketin AV_Halo PINPOINT adlı yapay zeka tabanlı atış kontrol yazılımıyla yönetiliyor.

Angajman sürecinde harici radar veya pasif radyo frekansı sensörleri drone’u tespit ederek ışın yönlendiricisine bir iz dosyası aktarıyor. Yazılım daha sonra hedefin tespitini, takibini ve angajmanını otomatik olarak yürütüyor; bu da operatörün yükünü azaltıyor ve manevra yapan hedeflere kararlı enerji aktarımı sağlıyor.

Sistem, Grup 1-3 sınıfındaki insansız hava araçlarını ve insansız deniz araçlarını hedef alacak şekilde tasarlandı. Modüler açık sistem yaklaşımıyla (MOSA) geliştirilen platform, hem sabit hem de mobil savunma platformlarına hızlı entegrasyona ve kademeli yükseltmelere imkan veriyor.

Yerinde test edilmiş bir platform

Locust, üretim sözleşmesinden önce çeşitli ordu programlarında sahada denenmişti. AeroVironment, 18 Aralık 2025’te Kara Kuvvetleri’ne, Ordu Çok Amaçlı Yüksek Enerjili Lazer (AMP-HEL) programı kapsamında Ortak Hafif Taktik Araç (JLTV) üzerine monte edilmiş ilk iki Locust sistemini teslim etmişti. Platform ayrıca Paletli Yüksek Enerjili Lazer (PHEL) programında ve Piyade Takım Aracı (ISV) üzerinde de doğrulandı.

Şirket üst yönetimi, sistemi kitlesel drone tehditlerine karşı bir çözüm olarak konumlandırıyor. AeroVironment Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Wahid Nawabi, mart ayındaki tanıtımda yaptığı açıklamada, “Bugünün hızla değişen muharebe sahasında, rakipler görev başarısını ve muharip personelin hayatta kalmasını tehdit eden kitlesel drone saldırıları ve doygunluk taktikleri kullanıyor” dedi.

Nawabi, “Locust X3 ile büyük ölçekli hava tehditlerini geçmek ve etkisiz hale getirmek için uygun maliyetli, ölçeklenebilir bir çözüm sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Şirketin Uzay, Siber ve Yönlendirilmiş Enerji bölümü Başkanı Mary Clum ise sistemin modüler tasarımı ve gelişmiş yapay zekasının “sabit tesislerde ya da taktik sahada, her platformda kritik varlıkların dayanıklı ve uyarlanabilir şekilde korunmasına” imkan verdiğini belirtti.

Yaklaşık yarım milyar dolarlık sözleşme, Pentagon’un modern muharebe sahasında giderek yaygınlaşan drone tehditlerine karşı daha uygun maliyetli ve sürdürülebilir savunma arayışının bir yansıması olarak öne çıkıyor. Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalarda düşük maliyetli insansız hava araçlarının artan kullanımı, ABD ordusunu üsleri ve kritik altyapıyı kamikaze drone sürülerine karşı sertleştirmeye yönlendiriyor.

Yönlendirilmiş enerji silahlarının seri üretime geçişi, savunma sektöründe caydırıcılığı artırma ve yetenekleri genişletme yönündeki eğilimi hızlandırıyor. Locust anlaşması, bu teknolojinin laboratuvar ve prototip aşamasından sahada konuşlandırılabilir bir yeteneğe dönüştüğüne işaret ediyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz