SON GELİŞMELER

  • Trump’tan İran’a Deniz Ablukası Kararı: Hürmüz Krizi Tırmanıyor
  • ABD’den İran’a Abluka: CENTCOM Uygulamanın Detaylarını Açıkladı
  • İngiltere’den ABD Ablukasına Ret: Starmer “Hürmüz Açılmalı” Dedi
  • İsrail’in Lübnan Saldırıları: Çoğu Kadın ve Çocuk 11 Kişi Hayatını Kaybetti
  • UNIFIL, İsrail’i BM Araçlarına Zarar Vermekle Suçladı
  • ABD–İran Görüşmeleri Çöktü: Hürmüz ve Nükleer Kriz Masayı Dağıttı


Trump’tan İran’a Deniz Ablukası Kararı: Hürmüz Krizi Tırmanıyor

İslamabad’da yürütülen ABD-İran görüşmelerinden sonuç çıkmamasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı deniz ablukası uygulanacağını açıkladı. Kararın, yalnızca beş gün önce sağlanan kırılgan ateşkesi riske atabileceği değerlendiriliyor.

Trump, Pazar günü sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, “Derhal yürürlüğe girecek şekilde ABD Donanması, Hürmüz Boğazı’na giriş ve çıkış yapan tüm gemileri abluka altına alma sürecini başlatacak” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, İran’a geçiş ücreti ödeyen gemilerin durdurulması talimatını verdiğini belirterek Tahran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü “gasp” olarak nitelendirdi.

Müzakereler Sonuçsuz Kaldı

ABD ile İran arasında gece boyunca süren görüşmelerde Washington’ın şartları kabul edilmedi. ABD’li bir yetkiliye göre teklif; İran’ın tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sonlandırmasını, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesini, nükleer tesislerini sökmesini ve bölgesel gerilimi azaltmaya yönelik kapsamlı bir çerçeveyi kabul etmesini içeriyordu.

Teklifte ayrıca İran’ın Hamas, Hizbullah ve Husiler gibi bölgesel vekil aktörlere sağladığı finansmanı kesmesi ve Hürmüz Boğazı’nı geçiş ücreti olmaksızın tamamen açması da yer aldı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın “son ve en iyi teklif” olarak nitelendirilen bu şartları kabul etmesi halinde Washington’ın diplomasiye açık kalacağını söyledi.

Enerji Piyasaları ve Küresel Riskler

Planlanan deniz ablukasının, kısa vadede Hürmüz Boğazı’ndan geçen tüm ticari trafiği ciddi şekilde aksatabileceği belirtiliyor. Bu durumun, halihazırda savaş nedeniyle baskı altında olan küresel enerji piyasalarında yeni bir kriz yaratma riski taşıdığı değerlendiriliyor.

Trump, ABD’de petrol ve doğalgaz fiyatlarının geçici olarak artabileceğini kabul ederken, en büyük etkinin enerji ithalatına bağımlı Asya ülkelerinde hissedilebileceği ifade ediliyor.

Askerî Riskler Artıyor

Hürmüz Boğazı’nın dar yapısı, olası bir deniz ablukasını askerî açıdan daha riskli hale getiriyor. ABD donanma unsurlarının küçük sürat tekneleri, insansız hava araçları ve füze saldırılarına karşı savunmasız kalabileceği değerlendiriliyor.

Trump, abluka operasyonuna “çok sayıda ülkenin” katılmasını beklediğini ifade etti ancak detay paylaşmadı. Operasyonu, ABD’nin daha önce Venezuela’dan çıkan petrol sevkiyatlarını engellemek için yürüttüğü faaliyetlere benzetti.

Trump: “Anlaşma Hâlâ Mümkün”

Tüm gerilime rağmen Trump, İran ile bir anlaşmaya varılabileceği yönünde iyimser olduğunu dile getirdi. Fox News’e verdiği röportajda, müzakerelerdeki temel sorunun İran’ın nükleer programı olduğunu belirtti.

“İyi bir toplantıydı, tek bir sorun hariç — ve bu yüzde 95’lik bir sorun. Nükleer silahlara sahip olmak istiyorlar. Bu olmayacak,” diyen Trump, İran’ın geri adım atmaması halinde daha sert adımlar atabileceğinin sinyalini verdi.

Trump, İran’ın nükleer programından vazgeçmemesi durumunda elektrik santralleri, füze üretim tesisleri ve köprüler gibi kritik altyapının hedef alınabileceğini belirtti. Ancak su kaynaklarını hedef almayı “tercih etmediğini” ifade etti.


İngiltere’den ABD Ablukasına Ret: Starmer “Hürmüz Açılmalı” Dedi

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, hükümetinin Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukasına katılmayacağını açıkladı. Starmer, önceliklerinin boğazın tamamen açılması ve enerji akışının yeniden sağlanması olduğunu vurguladı.

BBC’nin 5Live Breakfast programına konuşan Starmer, küresel enerji arzındaki aksamanın ciddi ekonomik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

“Enerji Fiyatları Artar” Uyarısı

Starmer, boğazın kapalı kalmasının petrol ve doğalgazın küresel pazarlara ulaşmasını engelleyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:“Boğaz kapalı olduğu ya da olması gerektiği gibi serbest seyrüsefer sağlanamadığı sürece enerji arzı aksar. Bu da fiyatların yükselmesi ve vatandaşların daha yüksek faturalarla karşılaşması anlamına gelir. Bunu istemiyoruz.”

İngiltere Başbakanı, hükümetinin enerji fiyatlarını kontrol altında tutmayı hedeflediğini ve bu nedenle gerilimi artıracak adımlardan kaçındığını söyledi.

ABD ile Görüş Ayrılığı

ABD Başkanı Donald Trump daha önce yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki abluka operasyonuna “çok sayıda ülkenin” destek vereceğini ifade etmişti. Trump ayrıca bazı ülkelerin, İngiltere dahil, bölgeye mayın tarama gemileri gönderdiğini öne sürmüştü.

“Öncelik Diplomasi” Mesajı

Starmer ise İngiltere’nin bölgede mayın tarama kapasitesine sahip olduğunu doğrulamakla birlikte, askeri katkının şu aşamada gündemde olmadığını belirtti.

“Diplomatik ve siyasi tüm çabalarımız, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasına odaklanmış durumda,” diyen Starmer, krizin çözümünde askeri değil diplomatik yöntemlerin öncelikli olması gerektiğini vurguladı.


ABD’den İran’a Abluka: CENTCOM Uygulamanın Detaylarını Açıkladı

ABD ordusunun Merkez Komutanlığı CENTCOM, İran’a yönelik deniz ablukasının ayrıntılarını açıkladı. Açıklamaya göre abluka, 13 Nisan saat 10:00 EST (15:00 GMT) itibarıyla yürürlüğe girecek.

Komutanlık, “Başkan’ın talimatı doğrultusunda İran limanlarına giren ve çıkan tüm deniz trafiğine yönelik abluka uygulanacaktır” ifadelerini kullandı.

Hürmüz Boğazı Kararı Sonrası Açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, İslamabad’da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından Hürmüz Boğazı’nın abluka altına alınacağını duyurmuştu.

CENTCOM’un açıklamasında, ablukanın kapsamının yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı olmadığına dikkat çekildi.

Ablukanın Kapsamı Netleşti

Komutanlık, ablukanın Arap Körfezi ve Umman Körfezi’ndeki tüm İran limanlarını kapsayacağını belirtti. Buna göre, İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm ülkelere ait gemiler hedef alınacak ve uygulama “tarafsız” şekilde yürütülecek.

Seyrüsefer Özgürlüğü Vurgusu

CENTCOM, İran dışındaki limanlara giden veya bu limanlardan gelen gemilerin seyrüsefer özgürlüğünün engellenmeyeceğini vurguladı.

Açıklamada, “Hürmüz Boğazı üzerinden İran dışındaki limanlara yönelen deniz trafiği serbest kalmaya devam edecek” denildi.


İsrail’in Lübnan Saldırıları: Çoğu Kadın ve Çocuk 11 Kişi Hayatını Kaybetti

İsrail’in Lübnan’a yönelik düzenlediği saldırılarda, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere en az 11 kişi hayatını kaybetti. Saldırılar, ülke genelinde sivil yerleşim alanlarını hedef almaya devam ediyor.

Tyre kentinden bildiren gazeteci Obaida Hitto’ya göre, gün boyunca Lübnan genelinde yoğun hava saldırıları düzenlendi. Saldırılarda evler, tarım arazileri ve sivil araçlar hedef alındı.

Siviller Hedefte

Sahadan aktarılan bilgilere göre, saldırıların büyük bölümü doğrudan sivil alanlara yöneldi. Yolda seyir hâlindeki motosikletler ve yerleşim bölgeleri de hedefler arasında yer aldı.

Çatışmalar Sürüyor

Gün içinde Hezbollah ile İsrail ordusu arasında karşılıklı çatışmalar da yaşandı. Taraflar arasındaki gerilimin tırmandığı belirtiliyor.

İsrail ordusu ayrıca, stratejik konumu nedeniyle kritik öneme sahip Bint Jbeil kasabasını ele geçirmek amacıyla operasyonlarını yeniden başlattı.


UNIFIL, İsrail’i BM Araçlarına Zarar Vermekle Suçladı

Lübnan’daki Birleşmiş Milletler barış gücü UNIFIL, İsrailli askerlerin Pazar günü bir tankla BM araçlarına iki kez çarptığını açıkladı. Açıklamaya göre çarpışmalardan biri “ciddi hasara” yol açtı.

İsrail ordusu, iddiaları araştırdığını bildirdi.

“Uyarı Ateşi” ve Hasar İddiaları

UNIFIL, son günlerde İsrail ordusunun barış gücü ekipmanlarına zarar verdiğini ve personelin güvenliğinin tehlikeye girdiğini belirtti. Açıklamada, İsrailli askerlerin “uyarı ateşi” açarak açıkça tanınabilir UNIFIL araçlarına isabet ettirdiği ve hasara yol açtığı ifade edildi.

Bir olayda ise açılan ateşin, araçtan inen bir barış gücü askerinin yaklaşık bir metre yakınına düştüğü aktarıldı.

Hareket Kısıtlaması ve Tesislere Müdahale İddiası

BM gücü ayrıca İsrail askerlerinin son günlerde barış gücü personelinin hareketlerini engellediğini ve bazı bölgelerde operasyonel hareket özgürlüğünü kısıtladığını öne sürdü.

Açıklamada, UNIFIL karakollarındaki güvenlik kameralarına zarar verildiği ve Naqoura’daki karargâhın pencerelerine sprey boya sıkıldığı da belirtildi.

Bölgede Uzun Süredir Devam Eden Gerilim

İsrail ordusu, söz konusu iddiaların tamamını incelediğini açıkladı. UNIFIL ise 50’den fazla ülkeden personelle 45 yılı aşkın süredir Lübnan’ın güneyinde görev yapıyor.

İsrail’in İran destekli Hezbollah’a yönelik operasyonlarını yeniden başlatmasının ardından bölgede gerilim artarken, UNIFIL birlikleri, İsrail ordusu ve Hizbullah unsurları arasında sık sık karşı karşıya gelindiği bildiriliyor.

İsrail’in 2024’teki Lübnan operasyonları sırasında da Tel Aviv yönetimi, Hizbullah’ın UNIFIL mevzilerine yakın bölgelerde faaliyet gösterdiğini öne sürmüş; bazı olaylarda BM personelinin de ateş altında kaldığı bildirilmişti.


ABD–İran Görüşmeleri Çöktü: Hürmüz ve Nükleer Kriz Masayı Dağıttı

ABD ile İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen üst düzey müzakereler, yaklaşık 20 saati aşan görüşmelere rağmen somut bir anlaşma ile sonuçlanmadı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, görüşmeler sonrası yaptığı açıklamada, İran’ın Washington’un temel şartlarını kabul etmediğini belirtti.

Vance, ABD’nin müzakerelerde “oldukça esnek ve uzlaşmacı” bir tutum sergilediğini ifade ederek, özellikle İran’ın nükleer programına ilişkin net taahhütler beklediklerini vurguladı. ABD tarafı, Tahran’dan nükleer silah geliştirmeyeceğine ve bu kapasiteye hızla ulaşmasını sağlayacak faaliyetlerden kaçınacağına dair kesin güvence talep etti.

Kritik anlaşmazlıklar: Hürmüz Boğazı ve dondurulan varlıklar

Görüşmelerde en büyük anlaşmazlık başlıkları Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve İran’ın dondurulmuş varlıkları oldu. İran, küresel enerji ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği boğaz üzerindeki kontrolünü bırakmaya yanaşmazken, ABD bu durumu uluslararası deniz güvenliği açısından kabul edilemez olarak değerlendiriyor.

Tahran yönetimi ayrıca ABD’den milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep etti. İran tarafı bu adımı, hem güven artırıcı önlem hem de savaş sonrası tazminat sürecinin parçası olarak görüyor.

İran: “Tek oturumda anlaşma beklenmiyordu”

İran cephesi ise görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasını farklı bir çerçevede değerlendirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, tek bir toplantıda anlaşma sağlanmasının zaten beklenmediğini belirterek sürecin devam edeceğine işaret etti.

İran heyetine, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakıer Galibaf başkanlık ederken, Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ve üst düzey güvenlik yetkilileri de görüşmelere katıldı.

Ateşkes kırılgan, diplomasi sürüyor

Taraflar, daha önce üzerinde uzlaşılan kırılgan ateşkesi kalıcı bir anlaşmaya dönüştürmeyi hedefliyordu. Ancak görüşmeler ilerledikçe teknik detaylarda derin görüş ayrılıkları ortaya çıktı.

Pakistan, arabuluculuk rolünü sürdürerek taraflara ateşkese bağlı kalma ve müzakereleri devam ettirme çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, kalıcı barış için “olumlu bir diplomatik atmosferin korunması gerektiğini” vurguladı.

Stratejik tablo: Güvensizlik ve yüksek risk

Görüşmeler, ABD ile İran arasında onlarca yıl sonra gerçekleştirilen en üst düzey yüz yüze temaslardan biri olarak dikkat çekti. Ancak süreç boyunca taraflar arasında derin bir güvensizlik ortamı hakim oldu.

Uzmanlara göre, özellikle Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, İran’ın nükleer programı ve bölgesel askeri dengeler konusundaki farklılıklar giderilmeden kalıcı bir anlaşma sağlanması zor görünüyor.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here