Avrupa’nın en büyük kara savunma fuarı Eurosatory 2026’da sergilenen yeni nesil zırhlı araçlar, topçu sistemleri ve robotik platformlar, orduların ateş gücünü, hareket kabiliyetini, hayatta kalma yeteneğini ve otomasyonu eş zamanlı olarak artırma arayışında olduğunu ortaya koydu.

Kara kuvvetlerinin modernizasyonu fuarın ana temalarından biri olmaya devam ederken, yeni nesil topçu ve zırhlı araçlardan robotik muharebe sistemlerine uzanan programlar, orduların değişen operasyonel gereksinimlere uyum çabasını yansıttı.

Son dönemdeki çatışmalar, özellikle Ukrayna’daki muharebeler, uzun menzilli ateş gücü, savaş alanında hareket kabiliyeti ve giderek çekişmeli hale gelen ortamlarda operasyon yürütme becerisinin önemini pekiştirdi. Bu durum hem geleneksel platformlara hem de yeni teknolojilere yönelik yatırımların yeniden canlanmasına yol açtı.

İspanya sanayisi atağa kalktı

Öne çıkan gelişmelerden biri İspanya’nın kara kuvvetlerini yenileme çabası oldu. Indra, İspanyol Ordusu için yeni nesil paletli ve tekerlekli zırhlı muharebe araçları ile topçu sistemleri geliştirmek üzere Indra Land Vehicles adlı bir şirket kurdu.

Program, eskimiş platformların yerini almayı hedefliyor ve Güney Koreli Hanwha Aerospace teknolojisine dayanan paletli bir 155 mm kendinden tahrikli top ile tekerlekli bir 155 mm kendinden tahrikli top içeriyor. Paletli platformun M109A5 filosunun, tekerlekli sistemin ise eski çekili topların yerini alması bekleniyor.

İspanyol Deniz Piyadeleri için mevcut Piranha araçlarının yerini alacak yeni bir 8×8 amfibi muharebe aracı ile 24 metreye kadar köprü kurabilen ve Askeri Yük Sınıfı 80 araçlarını destekleyen tekerlekli bir köprü döşeme aracı da programda yer alıyor.

Dragon 8×8 ve GDELS-SBS

Indra Grubu bünyesindeki TESS Defence, İspanyol Ordusu için Dragon 8×8 programı üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor. Başlangıçta GDELS-SBS tarafından geliştirilen ve MOWAG Piranha’yı temel alan platformda SAPA şanzıman, EM&E Group taret, Indra ise elektronik sistemleri tedarik ediyor; ancak programda zaman çizelgesine ilişkin gecikmeler yaşandı.

Planlanan 4 temel varyant arasında piyade savaş aracı, istihkam aracı, zırhlı komuta merkezi ve ileri gözlem aracı bulunuyor. İleri gözlem aracı, geri çekilebilir direk monteli bir nişangah ile otomatik hedef koordinat hesaplama ve izleme-tahmin yetenekleriyle donatıldı.

GDELS-SBS ayrıca, aşırı titreşim dahil teknik sorunlar nedeniyle gecikme yaşayan Birleşik Krallık Ajax programı için çok sayıda gövde tedarik etti ve İspanya’nın Pizarro modernizasyon programına devam ediyor.

Türk firmaları Paris’te boy gösterdi

Türkiye fuara 50’den fazla firmayla katıldı; kara araçları cephesinde FNSS, Otokar, Nurol Makina ve MKE öne çıktı. FNSS, KAPLAN MT platformundan geliştirilen ve Leonardo’nun 120 mm kulesiyle donatılan CFL-120 KARPAT orta sınıf tankını sergiledi ve Slovakya merkezli CSG Defence ile Avrupa’da üretim yapacak Danube Defence Systems ortak girişimini kurmak için anlaşmaya vardı.

Otokar, Leonardo’nun 120 mm HITFACT MkII kulesiyle donatılan TULPAR zırhlı muharebe aracını öne çıkarırken, Nurol Makina Ejder Yalçın 4×4 ve Yörük 4×4 taktik tekerlekli araçlarıyla yer aldı. MKE ise TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’nin Macar HT Division’a ait 6×6 insansız kara aracı KATİCA’ya entegrasyonunun lansmanını gerçekleştirdi.

Küresel topçu rekabeti kızıştı

Topçu modernizasyonu Avrupa’nın ötesinde de göze çarptı. Hintli Kalyani Strategic Systems, MArG 39 BR monteli top sistemini Avrupa’da ilk kez sergileyerek küresel pazardaki rekabeti yansıttı.

Koruma özellikli bir 4×4 şasiye monte edilen MArG 39 BR, hızlı konuşlandırma ve “ateş et ve kaç” taktiklerini destekleyen 155 mm/39 kalibrelik bir top içeriyor. Sistem 18 mermi taşıyor; şirkete göre azami atış hızı, mühimmat ikmaline bağlı olarak 3 dakikada 10 mermi ve saatte 42 mermiye ulaşıyor.

Ermenistan, MArG 39 BR’nin ilk ihracat müşterisi oldu ve 155 mm/52 kalibrelik Gelişmiş Çekili Topçu Sistemi’nin (ATAGS) teslimatlarını da aldı. Kalyani’nin portföyü artık 39, 45 ve 52 kalibrelik monteli top sistemlerini kapsıyor.

Robotik sistemler sahneyi paylaştı

Geleneksel sistemler gelişimini sürdürürken insansız platformlar fuar genelinde artan ilgi gördü. Milrem Robotics ve Moog, kısa menzilli hava savunması ve insansız hava sistemlerine karşı mücadele (CUAS) için yapılandırılan, Yeniden Yapılandırılabilir Entegre Silah Platformu (RIwP) ile donatılmış bir HAVOC Robotik Savaş Aracı versiyonu sergiledi.

İnsansız 8×8 platform; bir Northrop Grumman topu, makineli tüfek, kısa menzilli hava savunma füzeleri, elektronik harp yetenekleri ve duman bombası fırlatıcılarını bir araya getiriyor. Moog’a göre modüler tasarım, silah konfigürasyonlarının operasyonel gereksinimlere göre özelleştirilmesine ve zırh delici silahların entegrasyonuna imkan tanıyor.

Sistem, çatışmalı ortamlarda hareket kabiliyeti ve ateş gücünü korurken personel riskini azaltma eğilimini yansıtıyor. Bununla birlikte komuta-kontrol düzenlemeleri, otonomi düzeyleri ve büyük insansız kara araçlarının mevcut kuvvet yapılarına entegrasyonuna ilişkin sorular gündemde kalmaya devam ediyor.

Ağır paletli araçlarda yeni programlar

Modernizasyon eğilimi fuarın diğer bölümlerinde de görüldü. Leonardo Rheinmetall Military Vehicles (LRMV), İtalyan Ordusu için yeni bir ana muharebe tankı ile Ordu Zırhlı Muharebe Sistemi piyade savaş aracı ailesini içeren yeni nesil ağır paletli araç planlarını açıkladı. Her iki program da dijitalleşme, hayatta kalma kabiliyeti ve gelecekteki büyüme potansiyeline ağırlık veriyor.

Rheinmetall ise Almanya ve Hollanda’nın halihazırda sipariş ettiği programı temel alarak Caracal serisini genişletti ve daha fazla yük kapasitesi sunan yeni bir 6×6 hava indirme varyantı geliştirdi. 3 binden fazla Caracal 4×4 aracı için sipariş verilmesi, yüksek hareket kabiliyetli hafif taktik platformlara talebin sürdüğünü gösteriyor.

Fuardaki gelişmeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kara kuvvetleri modernizasyonunun kanıtlanmış yeteneklerle yeni teknolojiler arasında denge kurmaya odaklandığı görülüyor. Ateş gücü, koruma ve hareket kabiliyeti gibi geleneksel gereksinimler merkezi önemini korurken, bunlar artık otomasyon, dijitalleşme, ağ entegrasyonu ve insansız sistemlerle tamamlanıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here