Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’deki petrol ihracat terminali Yanbu’yu Husi saldırılarına karşı korumak için asker, radar ve savunma sistemleri göndereceklerini açıkladı. Suudi liderliğindeki koalisyon ise aynı gün Yanbu ve Taif’i hedef alan altı balistik füzeyi önlediğini bildirdi.

Macron, TF1 ve France 2 televizyonlarına Perşembe günü yaptığı açıklamada konuşlandırmanın savunma amaçlı olduğunu vurguladı: “Bu tesisi korumak için askeri kaynaklar, yani askerler, radar sistemleri ve savunma sistemleri göndereceğiz. Herhangi bir çatışmaya karışmak için değil, bu tesisi korumak için.”

Kritik enerji düğümü

Yanbu, Krallığın Kızıldeniz’deki başlıca ham petrol ihracat terminali. Liman, Petroline olarak da bilinen Doğu-Batı boru hattıyla Körfez kıyısındaki üretim sahalarına bağlanıyor.

Terminal, petrol depolama ve rafineri tesislerine de ev sahipliği yapıyor. Kızıldeniz’deki konumu, Suudi Arabistan’a ham petrol ve petrol ürünlerini Avrupa pazarlarına ulaştırmak için alternatif bir güzergâh sağlıyor. Bu güzergâhın İran destekli Husilerin füze saldırılarına hedef olması, son dönemde ham petrol fiyatlarını hızla yükseltti.

Mekke’ye uyarı

Suudi Sivil Savunma, saldırılar öncesinde İslam’ın en kutsal mekânlarının bulunduğu Mekke için kısa süreli bir uyarı yayımladı. Yanbu vilayeti ile Taif, Cidde ve Tebük bölgeleri için de ayrı uyarılar verildi. Uyarılar birkaç dakika sonra kaldırıldı. Son haftalarda Husi saldırıları genellikle bu tür uyarıların ardından geliyor.

Koalisyon Sözcüsü Turki el-Maliki, X hesabından yaptığı açıklamada, “Terörist Husi milislerinin tırmanışları ve ihlalleri kararlılıkla karşılanacaktır” dedi.

Husiler ise Perşembe günü geç saatlerde Yanbu’daki Aramco altyapısını ve Riyad’da adını vermedikleri bir hedefi vurduklarını öne sürdü. Grup ayrıca güney Suudi Arabistan’daki komuta merkezlerine ve silah depolarına balistik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) karma bir saldırı düzenlediğini, saldırıda Suudi personelin yanı sıra Yemenli ve Sudanlı savaşçıların öldüğünü ve yaralandığını iddia etti.

Riyad, geçen hafta Husileri 2017’den bu yana ilk kez Mekke’yi hedef alan ve düşürülen bir İHA ile suçlamıştı. Grup suçlamayı reddetti. Birkaç gün sonra ise Suudi başkentine yıllardır ilk kez saldırı düzenlendi.

Temmuzdan beri tırmanış

Husi saldırıları, çatışmaların yeniden alevlendiği temmuz ayından bu yana yoğunlaşıyor. Yeni çatışmalar yıllardır süren ateşkesi bozdu ve Yemen’i daha geniş çaplı Orta Doğu savaşının içine çekti.

Husiler o tarihten bu yana Suudi Arabistan’a deniz ablukası uyguluyor, Suudi tankerlerine ve topraklarına saldırıyor. Grup, Suudi petrol ihracatı için hayati önem taşıyan Yemen’in Kızıldeniz kıyı şeridinin geniş bir bölümünü de ele geçirdi. Suudi liderliğindeki koalisyon, 2015’ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor.

Karada ağır kayıplar

İki taraftan kaynakların AFP’ye verdiği bilgilere göre, son 24 saatte en az 150 Husi savaşçısı ve hükümet güçleri mensubu hayatını kaybetti. Beş askeri kaynaktan derlenen verilere göre ölenlerin en az 98’i asker ve hükümet güçleri mensubu. Bunların çoğu Husilerin balistik füze ve İHA saldırılarında öldü.

Grup içinden iki kaynak, çatışmalarda en az 52 Husi savaşçısının öldürüldüğünü bildirdi. En şiddetli çatışmalar, Husilerin yeni ele geçirdikleri bölgeleri tutmak için Kızıldeniz’in girişindeki Bab el-Mendeb Boğazı’na hâkim tepeleri kontrol altına almaya çalıştığı Kahbub Dağları ile Lahic ve Taiz arasındaki bölgede yaşandı.

Tahran’dan ret

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran’ın Husi askeri planlarını yönettiği iddialarını reddetti. Pezeşkiyan, Fox News’e verdiği demeçte, “Husiler kendi eylemlerinden sorumludur. Bölgede direniş gösteren bizlerden talimat almazlar; kendilerine dayatılan koşullara göre hareket ederler” dedi.

Yüksek enerji fiyatları nedeniyle iç kamuoyunda baskı altında olan Macron, kış yaklaşırken Fransa’nın yeterli gaz ve petrol rezervine sahip olduğunu söyledi. Paris’in arzın kesintiye uğramaması için aktif olarak çalıştığını belirtti.

Macron ayrıca olası bir ABD dizel ihracat yasağının hem küresel ekonomi hem de ABD ekonomisi için “felaket” olacağını ifade etti. Beyaz Saray, böyle bir yasağı değerlendirdiği iddiasını reddetti.

Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki kazanımları, Körfez ülkelerinin petrol ve yakıt sevkiyatında kullandığı iki deniz yolu üzerinde İran ve müttefiklerinin etkisini pekiştiriyor. Bu tablo, Suudi ihracatının alternatif çıkış noktası olan Yanbu’nun hava ve füze savunmasını bölgesel enerji güvenliğinin merkezine taşıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz