İran üzerinde nisan ayında düşürülen ABD Hava Kuvvetlerine ait F-15E Strike Eagle savaş uçağının silah sistem subayı, düşman hatlarının gerisinde 2 gün boyunca yaralı ve tek başına mahsur kaldıktan sonra ABD Müşterek Özel Harekât Komutanlığına (JSOC) bağlı askerlerce kurtarıldı. Operasyona ait gizliliği yakın zamanda kaldırılan görüntüler, CBS’in “60 Minutes” programında ilk kez yayınlandı.
Güvenlik gerekçesiyle “Bravo” çağrı adıyla tanıtılan subay, fırlatma koltuğuyla uçaktan ayrıldıktan sonra yaklaşık 50 saat boyunca İran güçlerinden kaçtığı süreci ilk kez anlattı. Bravo, İran güçlerinin kendisine birkaç yüz metreye kadar yaklaştığını ve ağır yaralı halde yaklaşık 7 bin feet (2 bin 130 metre) yükseklikteki dağlık araziye tırmandığını söyledi.
Olay, savaşın başlamasından 5 hafta sonra, 3 Nisan gecesi yaşandı. “Dude 44” çağrı adlı F-15E, İran’ın İsfahan kentinin güneyindeki dağlık bölgede gece görevi yürütürken omuzdan fırlatılan bir füzeyle vuruldu.
Uçakta pilot “Alpha” ile silah sistem subayı “Bravo” bulunuyordu. Füzenin çarpmasını “bir yük treninin çarpmasına” benzeten Bravo, mürettebatın uçağı kurtarmaya çalıştığını, ancak ağır hasar nedeniyle fırlatma koltuklarını kullanmak zorunda kaldıklarını anlattı. Bravo, “Birkaç saniye sonra kendimizi İran’ın kalbi üzerinde süzülürken bulduk” dedi.
Hasarlı paraşütle sert iniş
Füze saldırısı, Bravo’nun fırlatma koltuğuna ve paraşüt sistemine de zarar verdi. Subay, fırlatmanın ardından bir noktada paraşütünü göremediğini fark ettiği anı hayatının en korkutucu anı olarak nitelendirdi. Bravo, düşerken hasarlı paraşütü açabilmek için sistemi düzeltmeye çalıştı.
Sağlık uzmanlarının değerlendirmesine göre Bravo, yere saatte yaklaşık 110 ile 160 kilometre hızla çarptı. Düşüş sonucu omurgası, kolu ve omzu kırıldı; ayak bileği burkuldu, baş ve yüzünde kanamalı yaralar oluştu. Buna rağmen iniş noktasından uzaklaşmaya başladı.
İran güçleri birkaç yüz metreye yaklaştı
Uçağın düşmesinin ardından İran, Amerikalı mürettebatı yakalamak için arama başlattı. “60 Minutes”, ABD askerî kaynaklarına dayanarak İran güçlerinin Bravo’ya birkaç yüz metre mesafeye kadar yaklaştığını aktardı.
Bravo, İranlıların kendisini aradığından emin olduğunu belirterek, “Onların geldiğini biliyordum. Beni aradıklarını kesin olarak biliyordum” dedi.
Subay, hayatta kalma ve düşmandan kaçınma eğitimine dayanarak önceliğinin düşmandan uzaklaşmak, gizlenebileceği bir bölge bulmak ve dost kuvvetlerle iletişim kurmak olduğunu söyledi. Ağır yaralarına karşın vadiden ayrılan Bravo, daha güvenli gördüğü yüksek araziye yönelerek yaklaşık 7 bin feet yükseklikteki sırt hattına tırmandı.
Bravo’nun yanında, normalde fırlatma koltuğunda bulunan kapsamlı hayatta kalma kiti yoktu. Füzenin verdiği hasar nedeniyle bu ekipmanı kaybeden subayın üzerinde yalnızca hayatta kalma yeleği, haberleşme ve işaret cihazları ile az miktarda su vardı.
İlk pilot 6 saat sonra kurtarıldı
F-15E’den ayrılan 2 havacı, birbirinden kilometrelerce uzağa indi. ABD kuvvetleri, yaklaşık 6 saat sonra pilot Alpha’ya ulaştı.
“60 Minutes” tarafından yayınlanan gizliliği kaldırılmış görüntülere göre, Alpha’nın kurtarılması için düzenlenen gündüz operasyonunda bölgeye sevk edilen 21 hava aracından 2 helikopter doğrudan kurtarma görevinde kullanıldı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Amerikan helikopterlerinin ateş altında kaldığı görüldü.
Dağlık bölgedeki Bravo, Alpha’nın kurtarılışını bulunduğu noktadan izlediğini söyledi. Aynı kuvvetin Bravo’yu bulma girişimi ise sonuçsuz kaldı ve ekip bölgeden çekildi.
Bravo, ilk günün gecesinde ABD kuvvetlerine “Yaralıyım. Hareket ediyorum. Tanrı iyidir” mesajlarını göndermeyi başardı.
CIA operasyona dahil oldu
Bravo’nun bulunmasında CIA’in kritik rol oynadığı belirtildi. “60 Minutes”ın aktardığına göre CIA, İran kuvvetlerini yanıltmak amacıyla aldatma faaliyetlerini de içeren çok yönlü bir operasyon yürüttü; gizli teknolojiler kullanılarak Bravo’nun konumu tespit edildi.
Kurtarma kuvvetlerinin bölgeye ulaşabilmesi için ABD bombardıman uçakları ve insansız hava araçları, Bravo’nun bulunduğu bölgenin yakınındaki İran Devrim Muhafızları güçlerini vurdu. CBS, bu saldırılara ait daha önce gizli tutulan bazı görüntülerin de kamuoyuna açıldığını bildirdi.
Little Bird helikopterleri dağa gönderildi
F-15E’nin düşürülmesinden yaklaşık 2 gün sonra Bravo’yu almak üzere ikinci ve daha kapsamlı operasyon başlatıldı. Kurtarma kuvvetleri, 2 büyük arama-kurtarma uçağıyla İran topraklarındaki geçici bir çöl pistine indi. Uçaklardan, Bravo’nun birkaç mil uzaktaki dağ sırtına ulaşabilecek küçük Little Bird helikopterleri indirildi.
Helikopterler sırt hattına vardığında, ABD Hava Kuvvetlerinin seçkin paraşütle kurtarma personeli Pararescue (PJ) unsurları yaralı havacıya ulaştı. Bravo o anı, “Bir PJ’in o sırt hattında karşıma çıktığı an hayatımın en güzel anlarından biriydi” sözleriyle anlattı. Subayın kurtarma ekibine söylediği ilk söz ise kısa oldu: “Hadi gidelim.”
Kurtarma uçakları çölde mahsur kaldı
Operasyon, Bravo’nun helikoptere alınmasıyla sona ermedi. Kurtarma kuvvetleri geçici piste döndüğünde, büyük kurtarma uçaklarının iniş takımlarının çöl kumuna saplandığı ve uçakların havalanamadığı ortaya çıktı.
Bunun üzerine ABD Hava Kuvvetlerine bağlı gizli bir birlik devreye girdi. Bravo ile birlikte operasyona katılan 90’dan fazla özel harekât personeli İran’dan tahliye edildi. ABD ordusu, çölde bırakmak zorunda kaldığı uçaklarını, üzerlerindeki hassas askerî teknolojinin İran’ın eline geçmesini önlemek için bombalayarak imha etti.
50 saatlik operasyon
Bravo, F-15E’nin vurulmasından yaklaşık 50 saat sonra İran topraklarından çıkarılarak güvenli bölgeye ulaştırıldı. Operasyon boyunca neredeyse hiç yiyeceği olmayan ve çok az suyla hayatta kalan subay; yüksek rakımlı çöldeki soğuk, şiddetli rüzgâr, ağır yaraları ve İran arama birlikleriyle mücadele etti.
Bravo, yakalanması halinde ne yapacağını düşündüğünü ve silahlı olduğunu doğruladı. Ancak asıl önceliğinin İran kuvvetleriyle çatışmak değil, her seferinde bir sonraki sorunu çözmek ve kurtarma ekibine kendisine ulaşacak zamanı kazandırmak olduğunu söyledi.
“Hiç şüphe etmedim”
Bravo, ABD ordusunun kendisini almaya geleceğinden hiçbir zaman kuşku duymadığını belirtti. “Bir gün de sürse, bir yıl da sürse Amerika’nın verdiği sözü tutacağını ve beni kurtaracağını biliyordum” diyen subay, yaşananları bireysel bir hayatta kalma hikâyesinden çok ortak bir askerî operasyon olarak değerlendirdi. Bravo, “Bu benim yaşadıklarımın hikâyesi değil. Bu; ekip çalışmasının, eğitimin, inancın, kararların ve liderliğin hikâyesidir” dedi.
Pilot Alpha ise “60 Minutes”ın röportaj talebini kabul etmedi, ancak programa yazılı açıklama gönderdi. Yeniden uçuş görevlerine döndüğü belirtilen Alpha, açıklamasında kendisini ve Bravo’yu kurtaran muharebe arama-kurtarma personeli ile müşterek kuvvetlerin profesyonelliğine duyduğu takdiri dile getirerek, operasyona katılan personele minnettar olduğunu ifade etti.



