İspanya ve Türkiye, NATO’nun caydırıcılık kapasitesini güçlendirmek amacıyla Almanya’da yüksek yoğunluklu bir amfibi çıkarma operasyonu icra etti. Tatbikatta İspanya Donanması’na ait amfibi hücum gemisi Castilla, Müttefik Tepki Gücü’nün (Allied Reaction Force – ARF) deniz komuta merkezi görevini üstlenirken, Türk Donanması’nın amiral gemisi TCG Anadolu da operasyonda aktif rol aldı.

Baltık Denizi kıyısındaki Putlos bölgesinde düzenlenen tatbikatta, NATO’nun Steadfast Dart 26 tatbikatı kapsamında gerçekleştirilen çıkarma, hız, entegrasyon ve müşterek harekât kabiliyetine yönelik net bir stratejik mesaj verdi.

10 Bin Asker, 13 Ülke, 2.500 Personel Sahada

Almanya’da konuşlu 13 ülkeden toplam 10.000 askerin yer aldığı tatbikatta yaklaşık 2.500 personel doğrudan çıkarma safhasında görev aldı. Manevra, 2024 yılında kurulan ve bu yıl Hollanda’nın Brunssum kentindeki Müşterek Kuvvetler Komutanlığı (JFC Brunssum) emrine verilen Müttefik Tepki Gücü’nü (ARF) fiilen devreye soktu.

ARF, yüksek hazırlık seviyesine sahip çok uluslu bir güç yapısı olarak NATO’nun hızlı reaksiyon kapasitesini artırmayı hedefliyor.

TB-3 ve Eurofighter Entegrasyonu: Hava–Deniz Müşterek Harekâtı

Operasyonun ilk safhası havadan başladı. Türk Donanması envanterindeki Bayraktar TB-3 insansız hava aracı, TCG Anadolu’dan havalanarak hedef bölge üzerinde gerçek zamanlı istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) desteği sağladı.

TB-3 tarafından tespit edilen simüle hedefler, Alman Eurofighter savaş uçakları tarafından vuruldu. Bu safha, NATO bünyesinde sensör–silah entegrasyonu ve hava-deniz kuvvetleri arasındaki müşterek harekât kabiliyetinin geldiği noktayı gösterdi.

15 Gemi, 6 Ülke: Denizden Güç Projeksiyonu

Castilla’nın güvertesinde konuşlu İspanyol Deniz Kuvvetleri Karargâhı, operasyonun deniz safhasını koordine etti. Görev grubunda:

  • TCG Anadolu
  • İspanyol fırkateyni Cristóbal Colón
  • TCG Oruçreis
  • TCG İstanbul
  • NATO Daimi Deniz Görev Grubu (SNMG1)
  • NATO Daimi Mayın Karşı Tedbir Görev Grubu (SNMCMG1)

dahil olmak üzere altı ülkeden 15 gemi yer aldı.

Bu yapı, ARF’nin çok uluslu komuta ve kontrol kabiliyetini sahada test etti.

Denizden Karaya: Özel Kuvvetler ve Zaha Araçları

Çıkarma, hava keşfi, özel operasyon unsurları, yakın hava desteği ve mekanize amfibi hücumu içeren çok aşamalı bir senaryo çerçevesinde icra edildi.

İlk hava taarruzunun ardından İspanyol Deniz Özel Operasyon Kuvvetleri dalgıçları kıyı hattına sızarak simüle patlayıcı tehditleri etkisiz hale getirdi. Plajın güvenli ilan edilmesi, yeşil dumanla işaretlendi.

Ardından:

  • Altı çıkarma botu sahile ilerledi.
  • Türk Deniz Kuvvetleri Zaha amfibi zırhlı araçları karaya çıktı.

Zaha araçları denizde saatte 13 km, karada ise 70 km hıza ulaşabiliyor. 12,7 mm makineli tüfek ve 40 mm otomatik bombaatar ile donatılan araçlar, deniz piyadelerini kum tepelerine ve iç bölgeye taşıyarak sahil başını genişletti.

Helikopterlerden hızlı iniş (fast rope) yöntemiyle indirilen İspanyol özel harekât unsurları kritik noktaları ele geçirirken, Türk taarruz helikopterleri yakın hava desteği sağladı.

Siyasi Mesaj: “NATO Hazır”

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, tatbikatı yerinde izleyerek şu açıklamayı yaptı: “İttifak birlik içinde ve harekete geçmeye hazır. Avrupalı müttefiklerin neler yapabileceğini gösteriyoruz.”

Pistorius, ABD’den gelen bütçe tartışmalarına da atıf yaparak NATO müttefiklerinin güvenilirliği konusunda şüphe duymadığını vurguladı.

JFC Brunssum Sözcüsü Albay Matthias Boehnke ise Türk ve İspanyol kuvvetlerinin gerekmesi halinde 10 günden kısa sürede Kuzey Avrupa’ya konuşlandırılabileceğini belirtti. Görev grubu, Almanya’ya intikal öncesinde İspanya’nın Rota limanında toplanmıştı.

Lojistik ve Stratejik Anlam

Güney Avrupa’dan Baltık’a bir amfibi kuvvet sevk etmek; liman koordinasyonu, deniz hatları, ikmal zinciri, iletişim altyapısı ve çok uluslu komuta entegrasyonu gerektiriyor.

ARF, tam da bu süreci hızlandırmak ve NATO’ya herhangi bir kanadında oluşabilecek krize karşı anında müdahale imkânı sağlamak üzere tasarlandı.

Putlos’taki çıkarma, Ukrayna savaşı ve Doğu Avrupa’daki güvenlik gerilimleri bağlamında NATO’nun denizden karaya güç projeksiyon kabiliyetini sergiledi.

Deniz, Hava ve Özel Kuvvet Entegrasyonu

Türkiye ise TCG Anadolu, Zaha araçları ve TB-3 ile savunma sanayii kabiliyetlerini sergileyerek ARF içindeki ağırlığını ortaya koydu.

Son gelen bilgilere göre NATO, Rusya’nın hava sahası ihlallerine karşı caydırıcılığı artırmak amacıyla TCG Anadolu’yu “Operation Eastern Sentry” kapsamında Letonya kıyılarına kaydırdı. Gemi, bölgede ileri konuşlu bir deniz hava savunma ve gözetleme platformu olarak görev yapıyor.

Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti çerçevesinde icra edilen bu görevde TCG Anadolu’ya; TCG İstanbul ve TCG Oruçreis fırkateynleri ile lojistik destek gemisi TCG Derya eşlik ediyor. Bu konuşlanma, Türkiye’nin NATO’nun doğu kanadındaki hava ve deniz caydırıcılığına doğrudan katkısını güçlendiriyor.

Castilla’nın mart ortasında İspanya’ya dönmesi planlanırken, gemi İspanyol Donanması’nın NATO içindeki artan rolünü simgeliyor.

Putlos sahilinde yükselen yeşil duman, yalnızca bir tatbikat işareti değil; NATO’nun gerektiğinde günler içinde denizden karaya güç aktarabileceğinin sembolik ilanı oldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here