ANKARA, 6 Kasım (CSavunma) – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunmayı öngören Mekke Anlaşması’nı 5 Kasım Perşembe günü 119’a karşı 279 oyla onayladı. Oylamayla Türkiye, anlaşmaya ilişkin iç onay sürecini tamamladı.
Karar, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif anlaşmayı 7 Ağustos’ta Mekke’de imzalamıştı.
Anlaşma, üç ülkenin iç onay süreçlerini tamamlaması ve son onay belgesinin Stratejik Komite sekreterliğine sunulmasıyla yürürlüğe girecek.
Asker sevkiyatına ayrı yetki
Meclis kararı, Suudi Arabistan’a askeri destek sağlanmasının hukuki zeminini oluşturuyor. Ancak her türlü asker sevkiyatı için Genel Kurul’dan ayrı onay alınması gerekecek.
Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Türk askerlerinin çatışmalara katılmak üzere gönderilmesinin Anayasa’nın 92. maddesi uyarınca Meclis yetkisine bağlı olduğunu söyledi. Oktay, Türkiye’nin “kendi iradesi dışında kontrol edilemeyen bir sürece sürüklenmeyeceğini” vurguladı.
Bir AK Parti milletvekili Ekim’de Reuters’a, hükümetin Suudi Arabistan’da personel konuşlandırılması için Meclis’e ayrı bir yetki tezkeresi sunacağını söylemişti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de Türk birliklerinin Husilere karşı çatışmalara veya taarruz harekâtına katılmasının öngörülmediğini açıklamıştı.
Al-Monitor’un değerlendirmesine göre Türkiye’nin katkısı büyük olasılıkla eğitim, danışmanlık ve askeri malzeme tedarikiyle sınırlı kalacak. Büyük çaplı bir kuvvet sevkiyatı beklenmiyor.
Mecliste ayrışma
Anlaşma AK Parti, MHP ve CHP’nin oylarıyla kabul edildi. Teklif, Genel Kurul’a gelmeden önce TBMM Dışişleri Komisyonu’ndan da AKP, CHP ve MHP’nin desteğiyle geçmişti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti grubunda “yeni dünya düzeni”ne dikkat çekerek bölgesel güç olamayanların “ezilip yok olacağını” söyledi. Kılıçdaroğlu, metnin asker gönderilmesini öngörmediğini vurguladı.
CHP adına konuşan Faik Öztürk, desteği teyit ederken iş birliğinin savunma ve caydırıcılıkla sınırlı kalmasını istedi. Öztürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) yurt dışına gönderme yetkisinin Meclis’te kalması gerektiğini belirtti. CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur ise kamu kaynaklarının kullanıldığı hiçbir mekanizmanın Meclis denetimi dışında bırakılmaması gerektiğini söyledi.
İYİ Parti, DEVA Partisi ve Saadet Partisi anlaşmayı desteklemedi. İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, İsrail tehdidinin propaganda aracı değil jeopolitik bir gerçeklik olarak ele alınmasını istedi. İYİ Partili milletvekilleri, ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilme imkânı bulunmamasını eleştirdi.
Yeni Parti İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, anlaşmanın “Trump-Netanyahu ittifakının arzuladığı Orta Doğu mimarisinin bir sonucu olduğunu” ileri sürdü. DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit de belirsiz askeri müdahalelere karşı olduklarını söyledi.
AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız ise anlaşmanın üçüncü bir ülkeyi hedef almadığını, temel amacın çatışmaları önlemek olduğunu kaydetti. Oktay, İran’ın resmi ve gayriresmi kanallardan anlaşmaya itiraz etmediğini ilettiğini aktardı.
Anlaşmanın hükümleri
Mekke Anlaşması 16 maddeden oluşuyor. Anlaşmanın 2. maddesi, taraflardan birine yönelik dış silahlı saldırıyı, BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca tümüne yönelik saldırı olarak tanımlıyor.
Yardım ise otomatik değil. Saldırıya uğrayan ülke önce yardım talep edecek. Desteğin türü ve kapsamına üç ülke oybirliğiyle karar verecek.
Anlaşma, ortak savunma üretimi ve araştırmayı öngörüyor. Barış, savaş ve olağanüstü hallerde mühimmat, silah, yakıt ve yedek parça tedariki için bir mekanizma kuruluyor. Taraflar güvenli kanallar üzerinden bilgi paylaşacak.
Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan Stratejik Politika ve Savunma Komitesi yılda en az iki kez toplanacak. Suudi Arabistan’da kurulacak daimi sekreteryaya ilk üç yıl Pakistanlı bir genel sekreter başkanlık edecek.
Taraflar ilk 10 yıl anlaşmadan çekilemeyecek. Bu sürenin ardından en az üç ay önceden yazılı bildirimle ayrılmak mümkün olacak. Yeni üyelerin katılımı üç ülkenin oybirliğine bağlı.
Teklif 20 Ekim’de TBMM’ye sunulmuştu. Genel Kurul, 3 Kasım Salı günü AK Parti grup önerisini kabul ederek teklifi 48 saatlik süre dolmadan gündemin ikinci sırasına aldı. Görüşmeler 4 Kasım’da sürdü, nihai oylama ertesi gün yapıldı.
Bölgesel tablo
Husiler, Abha Havalimanı dahil Suudi Arabistan’ın güneyindeki hedefleri vurduklarını öne sürüyor.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, 4 Kasım’da kalabalık bir bakanlar heyetiyle Riyad’ı ziyaret etti. Ziyarette iki ülkenin savunma bakanlıkları arasında iş birliği anlaşması imzalandı. Bu, Şara’nın 6 Ekim’den bu yana Riyad’a ikinci ziyareti oldu.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, Manama Diyaloğu’nda Şam’ın anlaşmaya katılımı konusunda “bazı müzakereler” yapıldığını söylemişti. Bir Türk yetkili Associated Press’e konunun görüşüldüğünü doğruladı. Ancak yetkili, anlaşma kurumsallaşana kadar üçüncü ülke katılımının gündeme gelmeyeceğini belirtti.
Anlaşma, Türkiye’nin Körfez’deki askeri varlığına kalıcı bir hukuki çerçeve sağlıyor. Ortak üretim ve tedarik hükümleri, üç ülkenin savunma sanayileri arasında kurumsal bir iş birliği kanalı açıyor.


