ABD Başkanı Donald Trump, Cumartesi günü ABD ile İran arasında yürütülen ateşkes müzakerelerinin tamamlanma aşamasına geldiğini ve anlaşmanın kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Tahran, bu bilgiyi doğrularken Pakistan’ın üst düzey arabuluculuk çabaları Körfez’deki diplomatik süreci hızlandırıyor.
Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada “ABD, İran İslam Cumhuriyeti ve diğer çeşitli ülkeler arasında bir anlaşma büyük ölçüde müzakere edildi” ifadesini kullandı ve anlaşmanın son unsurlarının tartışıldığını belirterek duyurunun yakın olduğunu vurguladı. Başkan, bu ilerlemenin Oval Ofis’ten gerçekleştirilen ve birçok Orta Doğu liderini kapsayan görüşmelerin ardından yaşandığını aktardı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baqaei, İran devlet medyasına yaptığı açıklamada, tarafların savaşı sona erdirmeyi amaçlayan 14 maddelik bir mutabakat zabtını sonuçlandırmaya yaklaştığını doğruladı.
Yoğun Diplomatik Trafik
Katar ve Pakistan’ın üst düzey temsilcileri Cuma günü Tahran’a ulaşırken, Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Ordu Mareşali Asim Munir, İran liderleriyle yüz yüze görüşmeler yürüttü. Pakistan ordusu bu görüşmelerin “kısa ama son derece verimli” geçtiğini kamuoyuyla paylaştı.
Ordu açıklamasında “Ziyaret kapsamında Mareşal, gerginliğin azaltılması ve yapıcı bir diyalogun teşvik edilmesini amaçlayan arabuluculuk çabalarının bir parçası olarak İran liderleriyle üst düzey görüşmeler gerçekleştirdi” ifadesine yer verildi.
Trump ayrıca süreçte aktif rol üstlenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğini övdü ve sosyal medyada “Teşekkürler Cumhurbaşkanı Erdoğan!” mesajını paylaştı.
Kritik Anlaşmazlık Noktaları
Müzakerelerin önündeki en büyük engeller, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve İran’ın nükleer programının geleceği üzerinde yoğunlaşıyor. Konuyla ilgili bilgi sahibi bir Pakistanlı yetkiliye göre Tahran, nükleer müzakerelerin ateşkes ve boğaz anlaşması sağlanana kadar ertelenmesini talep ederken, Washington tüm dosyaların eş zamanlı ele alınmasını şart koşuyor.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yeni Delhi’deki basın toplantısında ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın “ücret alınmadan açık kalmasını” talep ettiğini ve İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu teslim etmesi gerektiğini vurguladı. Rubio aynı zamanda müzakerelerin çökmesi durumunda ABD’nin askeri operasyonları yeniden başlatma seçeneğini gündemde tuttuğunu da açıkça ortaya koydu.
Bölgede halihazırda USS George H.W. Bush ve USS Abraham Lincoln uçak gemileri başta olmak üzere 20’den fazla ABD savaş gemisi konuşlanmış durumda. ABD Donanması Cumartesi itibarıyla 100 gemiyi durdururken, “Özgürlük Projesi” adıyla yürütülen operasyon çerçevesinde altı İran hızlı botu imha edildi; ancak Körfez müttefiklerinin diplomatik süreci tehlikeye atacağı kaygısıyla operasyon askıya alındı.
Nisan başında ilan edilen mevcut ateşkesten bu yana ABD, bölgedeki kuvvetlerinin füze ve hava savunma sistemleri ikmalini tamamladı. Tahran ise uluslararası deniz taşımacılığına yönelik saldırı tehditlerini sürdürerek dünyanın en kritik enerji koridorlarından birinde transit geçişi fiilen askıya almış bulunuyor.
Konuyu yakından takip eden iki üst düzey ABD’li yetkili, mevcut göstergelerin anlaşmanın çatışmanın yeniden alevlenmesine kıyasla daha olası bir senaryo olduğuna işaret ettiğini belirtti. Yetkililerin biri, artan askeri tehditlerin birincil amacının “İran’ı masaya oturtmak” olduğunu ifade etti.
Birden fazla Körfez ülkesinin de Washington’a savaşın yeniden başlamaması yönünde baskı uyguladığı bildirildi. Bir üst düzey yetkili, bölgesel müttefiklere atıfta bulunarak “Bence onlar bitti; bunu istemiyorlar” dedi.



