Türk savunma sanayisinin havacılık motorları alanında geliştirdiği yüksek katma değerli kabiliyetler, 2,95 milyar dolarlık yeni ihracat siparişi ile küresel ölçekte bir kez daha tescillendi.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, savunma ve havacılık sanayisinin 2025 yılını rekorlarla kapattığını, 2026 yılının ilk büyük ihracat başarısının ise TEI imzasıyla gerçekleştiğini bildirdi.
Görgün, yurt dışından kazanılan 2,95 milyar dolarlık siparişin, Türkiye’nin yüksek katma değerli motor üretim teknolojilerinde dünyanın sayılı merkezleri arasında yer aldığının güçlü bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Açıklamaya göre yeni siparişler; küresel sivil ve askeri havacılıkta yaygın olarak kullanılan 22 farklı motor programı için üretilecek kritik parçaları ve bakım-onarım (MRO) hizmetlerini kapsıyor. Teslimatların 2026 yılında başlaması planlanıyor.
Alınan bu siparişle birlikte TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.’nin toplam sipariş hacmi 8,2 milyar dolara ulaştı. Görgün, bu tablonun; TEI’nin ulaştığı yüksek mühendislik yetkinliği, üretim disiplini ve küresel ölçekte tesis edilen güvenilirliğin somut bir yansıması olduğunu ifade etti.
TEI’nin Küresel Yükselişi: Montaj Hattından Bölgesel Motor Üssüne
TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI), küresel havacılık motorları tedarik zincirindeki konumunu askeri ve ticari programlarda imzaladığı uzun vadeli anlaşmalarla derinleştirirken, Türkiye’yi bölgesel bir bakım-onarım merkezi (MRO) ve ileri üretim üssü haline getirdi.
1985’te Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, General Electric Aerospace, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Türk Hava Kurumu ortaklığıyla kurulan TEI, ilk yıllarında F-16’lara güç veren F110 motorlarının montaj ve testine odaklandı. Şirket, geçen yaklaşık 40 yılda “montaj hattı” rolünden çıkarak, kritik döner parçalarda “tek kaynak” (sole source) statüsü alan ve risk-gelir ortaklığı (RRSP) kurabilen küresel bir oyuncuya dönüştü.
GE ile 2035’e uzanan ortaklık
TEI’nin uluslararası büyümesinin omurgasını, GE Aerospace ile on yıllara yayılan yapısal ortaklık oluşturuyor. 1980’lerin sonunda başlatılan Öncel programları kapsamında 271 adet F110 motorunun montaj ve testini üstlenen şirket, 2011’de imzalanan yenileme anlaşmasıyla ortaklığını 2035’e kadar uzattı. Bu anlaşma, TEI’nin askeri motor parçalarının ötesine geçerek ticari ve deniz motorları için de kritik üretim üstlenmesine ve Türkiye’de bir teknoloji merkezinin kurulmasına imkân verdi. Böylece şirket, “build-to-print”ten “design-to-spec” modeline geçiş yaptı.
Tek kaynak anlaşmaları ve blisk teknolojisi
TEI, GE’nin küresel envanteri için 560’tan fazla parça üretirken, GEnx ve iptal edilen F136 programları için “blisk spool” gibi yüksek katma değerli bileşenlerde tek tedarikçi konumuna yükseldi. Blisk —kanat ve diskin tek parça olarak üretildiği ileri bir teknoloji— ağırlık ve dayanım avantajı sağlıyor; bu statü, TEI’yi küresel tedarik zincirinde “vazgeçilmez” kılıyor.
Bölgesel MRO merkezi
Şirket, F110 motorlarında bölgesel depo (regional depot) yetkisiyle üretimin ötesine geçerek bakım-onarımda yüksek katma değer yaratıyor. Paris Havacılık Fuarı’nda 2023’te uzatılan lisanslar, TEI’ye F-16 ve F-15 kullanıcıları için depo seviyesi bakım (DLM), hizmet ömrü uzatma (SLEP) ve motor yapısal bütünlük (ENSIP) programlarını yürütme yetkisi verdi.
Bu çerçevede TEI, Umman, Singapur, Bahreyn ve Suudi Arabistan hava kuvvetleri için F110 varyantlarında montaj, test ve bakım icra ediyor. Umman’a ait bir F110-GE-129 motorunun 129D konfigürasyonuna yükseltilmesi ve Singapur motorlarında ENSIP prosedürlerinin uygulanması, şirketin mühendislik kapasitesine duyulan güvenin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Ticari havacılıkta ölçek
TEI, CFM International’ın LEAP programında 43 farklı parça için en büyük küresel tedarikçilerden biri konumunda. Boeing 737 MAX ve Airbus A320neo’lara güç veren LEAP için proje ömrü boyunca yaklaşık 3,67 milyar dolarlık iş hacmi öngörülüyor. GEnx motorunda ise blisk spool üretiminde tek kaynak anlaşması, satış sonrası yedek parça gelirleriyle uzun vadeli nakit akışı sağlıyor.
Avrupa konsorsiyumlarına entegrasyon
Şirket, Airbus A400M’nin TP400-D6 motorunda Avrupa merkezli Europrop International ekosistemine ITP Aero üzerinden RRSP modeliyle katıldı. Bu kapsamda TEI, motorun kritik yapısal modüllerinden Ön Yatak Çerçevesi (FBS) için tasarım otoritesi rolü üstlenerek, yalnızca üretici değil mühendislik ve satış sonrası otorite konumuna geçti.
Teknoloji transferi ve altyapı
Uluslararası sözleşmeler; eylemsizlik kaynağı (inertia welding), elektrokimyasal işleme (ECM) ve proje-özel test altyapıları gibi ileri teknolojilerin Türkiye’ye kazandırılmasını da sağladı. Bu yetkinlikler, şirketin yerli motor projelerine aktarılıyor.
Sektör kaynaklarına göre TEI’nin askeri MRO, ticari tedarik ve Avrupa RRSP ağları; Türkiye’yi Orta Doğu ve Asya’da lojistik bir omurga haline getirirken, yerli motor programları için finansman ve “know-how” üretiyor. Uzmanlar, GE ile 2035’e uzanan bağın ve Avrupa-Asya hattındaki sözleşmelerin, Türkiye’nin havacılık motorlarında teknolojik bağımsızlık hedefini hızlandıran temel kaldıraçlar arasında yer aldığını belirtiyor



