Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Deniz Kuvvetleri’nin NATO Müttefik Reaksiyon Kuvveti (NRF) bünyesinde yer alan NATO Amfibi Görev Kuvveti Komutanlığı (CATF) ile Çıkarma Kuvveti Komutanlığı (CLF) görevlerini üstlenerek çok sayıda uluslararası tatbikata katılacağını açıkladı.

MSB tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu komutanlık görevleri 1 Temmuz 2025 – 30 Haziran 2026 tarihleri arasında Türk Deniz Kuvvetleri tarafından yürütülecek. Bu kapsamda Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti; CATF ve CLF karargâh unsurları ile birlikte TCG Anadolu, TCG Derya, TCG İstanbul ve TCG Kınalıada gemilerinin katılımıyla 20 Ocak – 23 Nisan 2026 tarihleri arasında geniş bir coğrafyada faaliyet icra edecek.

Geniş Coğrafyada Çok Uluslu Tatbikatlar

Türk Deniz Kuvvetleri unsurları; Akdeniz, Biskay Körfezi, Manş Denizi, Kuzey Denizi, Baltık Denizi ve Adriyatik Denizi’ni kapsayan faaliyet sahasında;

  • STEADFAST DART-2026 Tatbikatı,
  • NORTHERN QUADRIGA-2026 Tatbikatı,
  • DYNAMIC MARINER / COLD RESPONSE / JOINT WARRIOR-2026 Tatbikatı,
  • NEPTUNE STRIKE 26.1 NATO Artırılmış Teyakkuz Faaliyeti

kapsamında görev alacak.

Bunun yanı sıra Türkiye, NATO’nun deniz güvenliği ve sürekli deniz varlığı hedefleri doğrultusunda yürüttüğü Deniz Muhafızı Harekâtı, Brilliant Shield Harekâtı ve Noble Shield Harekâtına da destek sağlayacak.

NATO’ya Güçlü Deniz Katkısı

Bu görev ve tatbikatlarla; müşterek ve çok uluslu harekât kabiliyetlerinin geliştirilmesi, kuvvetlerin hızlı intikali, yüksek yoğunluklu çatışma ortamlarında birlikte çalışabilirliğin artırılması ve kritik deniz hatlarının güvenliğinin sağlanması hedefleniyor. Türkiye’nin CATF ve CLF komutanlıklarını üstlenmesi, NATO içindeki etkin rolünü ve kolektif savunmaya olan bağlılığını pekiştiren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

CATF ve CLF Karargâhları Ne Anlama Geliyor?

CATF (Commander Amphibious Task Force), NATO amfibi harekâtlarının deniz boyutundan sorumlu komutanlığı ifade ediyor. Bu karargâh; çıkarma gemileri, refakat unsurları, denizden ateş desteği, deniz ulaştırması ve deniz–hava entegrasyonu gibi unsurların planlanması ve icrasını yönetiyor. CATF karargâhı genellikle bir amfibi hücum gemisi veya sancak gemisi üzerinden görev yaparak, çok uluslu deniz unsurlarının tek komuta altında etkin şekilde çalışmasını sağlıyor.

CLF (Commander Landing Force) ise amfibi harekâtın kara safhasından sorumlu komutanlık olarak görev yapıyor. Denizden karaya intikal eden birliklerin çıkarma, kıyı başı oluşturma, ilerleme ve kara harekâtına geçiş süreçleri CLF’nin sorumluluğunda bulunuyor. Piyade, zırhlı unsurlar, topçu ve lojistik destek birliklerinin sevk ve idaresi bu karargâh tarafından yürütülüyor. Çıkarma öncesinde CATF ile yakın koordinasyon içinde çalışan CLF, çıkarma tamamlandıktan sonra kara harekâtının komutasını devralıyor.

CATF ve CLF karargâhları, NATO doktrini çerçevesinde eş güdümlü ve müşterek şekilde görev yaparak; kriz bölgelerine hızlı müdahale, caydırıcılık gösterisi, tahliye ve yüksek yoğunluklu çatışma senaryolarında ittifaka operasyonel esneklik kazandırıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here