İstanbul’da düzenlenen SAHA EXPO 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Siber Güvenliğin Geleceği” panelinde konuşan STM’den Amir Arda, dijital dünyadaki savunma stratejilerinin kökten değişmesi gerektiğini vurguladı. Arda, günümüzde siber güvenliğin sadece bir IT meselesi değil, doğrudan bir milli beka ve egemenlik meselesi haline geldiğini belirtti.
4,45 Milyon Dolarlık “Kaleci” Hatası: İnsan Faktörü
Panelde paylaşılan çarpıcı verilere göre, küresel ölçekte tek bir veri ihlalinin kurumlara ortalama maliyeti 4,45 milyon dolara ulaştı. Amir Arda, bu maliyetli hataları bir “kaleci hatasına” benzeterek şu kritik tespitte bulundu: “En karmaşık algoritmaları ve en güçlü duvarları örseniz bile, sistemin en zayıf halkası her zaman insandır. Kurumsal farkındalığın düşük olduğu bir ortamda, siber güvenlik mimarisi tek bir hatalı tıklama ile çökebilir.”
STM’nin Vizyonu: Hibrit Siber Poligonlar
STM’nin bu tehditlere karşı geliştirdiği çözümün merkezinde ise Siber Poligonlar (Cyber Range) yer alıyor. Arda, teorik eğitimlerin dijital cephedeki gerçek saldırılar karşısında yetersiz kaldığını ifade ederek, STM’nin sunduğu hibrit modelin önemine dikkat çekti.
Bu yapılar, sadece yazılımsal bir simülasyon sunmakla kalmıyor; fiziksel sistemlerle sanal dünyayı birleştirerek personelin “ellerini kirlettiği” bir antrenman sahası sağlıyor. Eğitim ile gerçek hayat arasındaki tehlikeli boşluk, ancak personelin stres altında doğru karar verme yetisini kazandığı bu “savaş bölgelerinde” kapatılabiliyor.
Ayrıca siber tehditlerin yalnızca bilişim altyapılarıyla sınırlı kalmadığına dikkat çekildi. Modern kara muharebe araçları tanklar, deniz platformları, hastaneler ve enerji sistemleri gibi veri işleyen tüm fiziksel platformların potansiyel hedef haline geldiği vurgulandı.
STM’nin geliştirdiği milli siber poligon mimarisinin en önemli özelliklerinden biri “takip edilebilirlik” kabiliyeti olarak öne çıktı. Bu sistem sayesinde, saldırganların sistem içinde ortalama 200 gün boyunca fark edilmeden kalabildiği süreçlerin ciddi ölçüde kısaltılabileceği belirtildi. Gerçek zamanlı senaryolarla eğitilen ekiplerin, saldırı kaynağını hızlı şekilde tespit ederek müdahale edebildiği ifade edildi.



