
Rusya, son on yılda Arktik savunmasında büyük bir ilerleme kaydederek dünyanın en büyük buz kırıcı filosunu modernize etti ve Sovyet döneminden kalma düzinelerce üssü yeniden faaliyete geçirdi. İklim değişikliğinin yeni deniz rotaları açtığı bölge, Moskova’nın nükleer kıtalararası füzeleri için ABD’ye en kısa güzergâhı sunuyor.
NATO ise ittifakın kuzey kanadını savunma kapasitesini Washington’a göstermeyi amaçlayan “Arctic Sentry” çabası kapsamında bölgedeki varlığını artırmaya çalışıyor. Genel Sekreter Mark Rutte, girişimi şubatta, ABD Başkanı Donald Trump’a Grönland’ı ele geçirme planından vazgeçmesi için baskı yaptığı sırada duyurmuştu.
Rutte, Trump’ı ikna etmeyi başardı. Ancak düzinelerce mevcut ve eski NATO yetkilisi ile Arktik uzmanıyla yapılan görüşmeler, ittifakın bölgedeki varlığını anlamlı biçimde güçlendirmenin çok daha zorlu bir görev olduğunu ortaya koyuyor.
Bu görev; buz kırıcılar, denizaltılar, insansız hava araçları ve uydular dâhil çok çeşitli varlığa uzun vadeli yatırım gerektiriyor. Trump’ın ittifaktan tamamen ayrılmakla tehdit ettiği ve Washington’un Avrupa’dan asker, uçak, gemi ve silah çektiği bir dönemde bu yük, müttefiklerin ekonomik ve askeri kaynaklarını zorlu bir sınava tabi tutuyor.
NATO’nun seksen yıla yaklaşan tarihinin büyük bölümünde elverişsiz Kuzey Bölgesi düşük öncelikliydi. Ancak eriyen buzullar, ABD’den daha büyük ve maden açısından zengin bir coğrafyada Rusya’nın artan gücü ve Çin’in genişleyen ilgisi bu denklemi değiştirdi.
“21’inci yüzyılda hiçbir büyük güç, Arktik’te bir biçimde güçlü bir varlık göstermeden küresel sahnedeki konumunu koruyamaz” diyen eski İzlanda Cumhurbaşkanı Olafur Ragnar Grimsson, “Arktik’in Davos’u” olarak anılan Arctic Circle forumuna başkanlık ediyor.
Reuters, 2019’da kurulan ve Virginia’daki Norfolk Müşterek Kuvvet Komutanlığı tarafından yürütülen “Arctic Sentry” kapsamında ABD’nin Arktik’teki kolektif savunmaya katkısını artırıp artırmadığını teyit edemedi. Soruları yanıtlayan bir NATO yetkilisi, ABD’nin ittifakın Arktik savunmasına önemli katkı sağlamayı sürdürdüğünü ve bu taahhüdün haziranda Arktik müttefiklerinin ortak açıklamasında yeniden teyit edildiğini belirtti.
Pentagon ve Beyaz Saray, Arktik savunmasındaki ABD kuvvetlerinin Avrupa’daki asker sayısına ilişkin gözden geçirmeden etkilenip etkilenmeyeceği de dâhil olmak üzere soruları yanıtsız bıraktı. Grönland’a yönelik süregelen kaygıların yanı sıra bu güvenlik değerlendirmesinin, temmuzda Ankara’da yapılacak NATO zirvesine gölge düşürmesi bekleniyor.
Beyaz Saray daha önce, Trump’ın müttefikleri “kendi savunmalarına anlamlı katkı sunma gerekliliğini kabul etmeye” teşvik ettiğini açıklamış ve Arktik’i ABD’nin ulusal güvenliği ile ekonomisi için kritik olarak nitelemişti. Rusya Savunma Bakanlığı yorum talebine yanıt vermedi; Kremlin geçmişte ABD’yi bölgede gerilimi körüklemekle suçlamıştı.
Kola Yarımadası’ndaki nükleer cephanelik
Avrupalı müttefikler için temel zorluk, Finlandiya ve Norveç’e komşu Arktik Rusya’daki Kola Yarımadası’nda yürütülen faaliyetleri izlemek. Yarımada, Rus Donanması’nın 12 nükleer denizaltısından 6’sını işleten Kuzey Filosu da dâhil, Moskova’nın ikinci vuruş kapasitesinin yaklaşık üçte ikisini barındırıyor.
Rusya bu yarımadadan ABD’ye hipersonik füze fırlatarak erken uyarı sistemlerini kritik hâle getirebilir; ya da denizaltılarını Barents Denizi’ndeki Ayı Boğazı ile Grönland, İzlanda ve İngiltere arasındaki GIUK hattı üzerinden ABD’nin doğu kıyısına yönlendirebilir.
Norveç ve müttefikleri hâlihazırda GIUK hattı ile Barents Denizi’ndeki filoyu izliyor. Bazılarının Rusya’ya atfettiği olaylarda bölgedeki kritik denizaltı kabloları hasar görmüştü. Norveç, Kola Yarımadası’ndaki tesisleri gözetliyor ve elde ettiği istihbaratı ABD’yle paylaşıyor.
Berlin merkezli Hertie School’da askeri strateji profesörü Mauro Gilli, NATO’nun istihbarat, gözetleme ve keşif yeteneklerini daha da geliştirmesi gerektiğini söyledi. Standart ekipmanın sık arızalandığı Arktik koşullarında bu yeteneklerin maliyeti yüksek; Kuzey Norveç’te kışın sıcaklık, rüzgâr soğukluğu hariç eksi 45 dereceye kadar düşebiliyor.
Grimsson, Grönland, İzlanda, Kuzey Norveç ve Barents Denizi’ni kapsayan bölgenin geniş bir okyanus olduğunu, dolayısıyla güvenlik varlığının öncelikle maliyetli deniz kuvvetleriyle sağlanması gerektiğini belirtti. ABD’nin yalnızca iki faal buz kırıcısı bulunuyor; Arktik’te en geniş kara parçasına sahip Rusya’nın ise 42 buz kırıcısı var ve bir kısmı nükleer enerjiyle çalışıyor.
Gilli, yüksek enlemlerde çalışan uydu iletişim sistemlerinin gerçek zamanlı tespit için hayati olduğunu, buna ek olarak aşırı soğukta çalışabilen uzun menzilli insansız hava araçları, genişletilmiş su altı gözetimi ve çeşitli kara konuşlu radarların da gerektiğini söyledi. Yatırımların yüz milyarlarca dolara ulaşabileceğini tahmin etti.
2025 tarihli NATO Savunma Koleji araştırmasına göre iklim değişikliği, denizaltı takibini zorlaştırıyor ve hızla ısınan Kuzey Atlantik gibi sularda değişen tuzluluk ile akıntılara dayanabilecek yeni nesil denizaltı sensörlerine yatırım gerektiriyor. Araştırma, bu değişimlerin sesin suda yayılımını etkileyerek denizaltıların tespit menzilini daralttığını ortaya koyuyor.
Norveç Savunma Bakanı Tore Sandvik, ocakta gazetecilere, “Şu anda Barents Denizi’ndeki denizaltıları dinleyebiliyor, izleyebiliyor ve takip edebiliyoruz. Bunu yapamaz, denizaltılar üzerindeki kontrolümüzü kaybedersek bir sorunumuz olur” dedi.
İzlanda hükümeti, haziranda bir Rus istihbarat gemisinin Kuzey Atlantik’teki NATO tatbikatlarını izlerken gözlemlendiğini ve İzlanda ile Grönland arasında takip edildiğini açıkladı. Bu durum, Moskova’nın bölgedeki stratejik su yollarını tek başına da gözetlediğini gösterdi.
NATO bu meydan okumanın üstesinden gelebilir mi?
İttifakın çabaladığına dair işaretler var. İskandinav ülkeleri NATO içinde en çok savunma harcaması yapanlar arasında ve 2035’e kadar gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5’i olan ittifak hedefine doğru ilerliyor. ABD ile Finlandiya altı adede kadar buz kırıcı inşası için iş birliği yapıyor; ilki gelecek yıl teslim edilecek. Norveç fırkateyn ve denizaltı alıyor. İskandinav ülkeleri hava kuvvetlerini birleştirerek İngiltere’ninki büyüklüğünde bir filo oluşturdu.
Trump’ın “ABD eyaleti” tehditlerinden rahatsız olan ve onlarca yıllık ABD savunma desteğine bağımlılığını azaltmak isteyen Kanada, martta bölgedeki askeri havaalanları da dâhil altyapı yatırımlarını kapsayan 35 milyar Kanada doları (25,7 milyar dolar) tutarında bir Arktik savunma planı açıkladı.
Kanada, İskandinav ülkeleriyle daha sıkı koordinasyon kuruyor ve Danimarka’yla birlikte buzlu sularda seyredebilen gemilere yatırım yapıyor. Başbakan Mark Carney, martta Oslo ziyaretinde, NATO’nun Arktik güvenliğine yönelmesinin gecikmiş ama memnuniyet verici olduğunu söyledi.
JFC Norfolk komutan yardımcısı, İngiliz Koramiral James Morley, “Arctic Sentry” tatbikatının daha fazla NATO askerinin zorlu kutup koşullarında hareket etmeyi öğrenmesine yardımcı olacağını belirtti. Morley, İngiliz Kraliyet Deniz Piyadeleri’nin kar motosikleti, kayak ve helikopterle eğitim gördüğü Kuzey Norveç’teki Bardufoss hava üssünde, “Bu, çok daha gerçekçi bir ortam sağlıyor” dedi.
İngiltere, Norveç’te kalıcı konuşlu Kraliyet Deniz Piyadeleri sayısını iki katına çıkararak 2 bine yükseltiyor. NATO haziranda, İsveç ve Finlandiya’nın Lapland bölgelerinde 600 askerden oluşan yeni bir grubu faaliyete geçirdi.
Ancak 2022-2025 arasında ABD Savunma Bakanlığı’nda Arktik ve küresel dayanıklılıktan sorumlu bakan yardımcısı yardımcısı olarak görev yapan Iris Ferguson, bölgeye öncelik vermenin güç olduğunu söyledi. Ferguson, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşına atıfla, “Doğu’da şiddetli bir savaş sürerken o kadar acil hissettirmeyen bir bölgeye yatırım yönlendirmek zor” dedi.
Amerika’yı yanında tutmak
“Cold Response” adlı tatbikata katılan ABD’li askeri liderler, Avrupalı meslektaşlarını yatıştırmaya çalıştı. ABD Deniz Piyadeleri Avrupa ve Afrika Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Daniel Shipley, Bardufoss’ta, “Taahhüdümüz, NATO topraklarının her santimini savunmaktır” dedi.
Yine de Trump’ın Grönland tehditleri ve NATO’dan çekilme söylemlerinin ardından Avrupalı liderlerin kaygısı yüksek. ABD geçen ay, savaş uçağı, insansız hava aracı ve gemi dâhil NATO kriz gücüne katkılarını azaltacağını duyurdu.
Geleneksel olarak Washington’la sıkı ittifak içindeki Norveç, haziranda Fransa’nın nükleer caydırıcılık girişimine katıldı. Norveçli yetkililer artık, ilişkinin sürdürülmesinin Washington’un da çıkarına olduğunu vurguluyor; daha önce dile getirmeye gerek duymadıkları bir argüman.
“Sınırımdan 100 kilometre uzakta dünyanın en büyük nükleer cephaneliği var. Ve bu cephanelik bana karşı değil Sayın Başkan, size karşı yöneltilmiş” diyen Başbakan Jonas Gahr Störe, şubatta Beyaz Saray’da Trump’la yaptığı bir görüşmeyi hatırlattı.
Kaynak: defensenews


