Türkiye ile Mısır, savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin çerçevesini belirleyecek bir niyet mektubu imzaladı. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Mısır Savunma ve Askeri Üretim Bakanı Korgeneral Eşref Selim Zahir ile yaptığı görüşmede iki ülke arasında ortak kabiliyet geliştirme başlıklarını ele aldıklarını bildirdi.
Görgün, Zahir ve beraberindeki askeri heyeti Başkanlıkta ağırladıklarını, görüşmede savunma sanayisi alanındaki iş birliği imkânlarını değerlendirdiklerini kaydetti. Görgün, bu temaslar kapsamında gelecek dönemde yürütülecek iş birliğinin çerçevesini belirleyecek niyet mektubunu imzaladıklarını açıkladı.
Görgün, atılan adımın önemine dikkati çekerek “Türkiye ile Mısır arasında savunma sanayisi alanında geliştirilecek iş birliklerinin, bölgesel güvenliğe ve karşılıklı kapasite gelişimine katkı sunacağına inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu. Görgün, verimli görüşmeler dolayısıyla Mısırlı bakan ve heyetine teşekkür etti.
Zahir’in ziyareti, göreve gelmesinden bu yana yaptığı ilk, 2013’ten bu yana bir Mısır savunma bakanının Ankara’ya gerçekleştirdiği ilk temas oldu. Türk Savunma Bakanı Yaşar Güler, Mısırlı mevkidaşını Ankara’daki bakanlık binasında resmi askeri törenle karşıladı. İki bakanlık arasında da savunma alanında bir “iyi niyet mektubu” imzalandı.
Temas, Kahire ile Ankara arasında yıllardır süren normalleşme sürecinin güvenlik ve askeri düzeye taşındığına işaret ediyor. İki ülke, Libya ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere birçok bölgesel meselede geçmişte karşıt cephelerde yer almış, liderler arası karşılıklı ziyaretlerin ardından öncelikler değişmişti.
Ziyaret, Mısır ve Türkiye hava kuvvetlerinin yanı sıra Azerbaycan’ın da katıldığı “Anadolu Kartalı 2026” ortak hava tatbikatının sona ermesinden birkaç gün sonra gerçekleşti. Tatbikatta NATO’ya ait bir erken uyarı uçağı da görev aldı. Temas ayrıca Mısır-Türkiye Ortak Askeri Komitesi’nin beşinci toplantısı ve iki ülke arasında askeri iş birliği yol haritasının imzalanmasının ardından yapıldı.
Siyasi analist Şenar Baber, “El-Şark” gazetesine yaptığı değerlendirmede iki ülke arasındaki ilişkilerin normal seyrine dönmesini “önemli bir stratejik gelişme” olarak niteledi. Baber, “Yakınlaşma siyasi ve askeri alanlara yayıldığında, bu, Ankara ve Kahire’nin anlaşmazlıkları yönetmekten bölgesel meselelerde koordinasyon mekanizmaları kurmaya geçtiği anlamına gelir” dedi.
Siyasi analist Muhannad Hafızoğlu ise ziyareti “görünüşte askeri, özünde siyasi” olarak tanımladı. Hafızoğlu, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin Doğu Akdeniz’de deniz, Libya’da kara ve insansız hava aracı olmak üzere üç boyutu bulunduğunu, bu çerçevenin “her iki ülke için ulusal bir kalkan” işlevi gördüğünü savundu.
Analistlere göre Libya meselesi, iki ülke arasındaki askeri yakınlaşmanın en önemli itici güçlerinden biri olmaya devam ediyor. Toprak bütünlüğünün korunması, sınır ötesi terör ve organize suçun engellenmesi ile yeniden yapılanmaya bağlı ekonomik çıkarlar, taraflar için ortak zemini oluşturuyor.


