Almanya, Fransa ile yürüttüğü Geleceğin Savaş Hava Sistemi (Future Combat Air System-FCAS) programının sona ermesinin ardından, İngiltere, İtalya ve Japonya tarafından geliştirilen altıncı nesil savaş uçağı programı Global Combat Air Programme (GCAP)‘a katılma seçeneğini değerlendiriyor.
Airbus Defence and Space CEO’su Michael Schoellhorn, Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nda yaptığı açıklamada, Almanya’nın programa yalnızca sanayide önemli bir rol üstlenmesi ve geliştirme çalışmalarında liderlik sorumluluğu alması durumunda katılımı değerlendireceğini söyledi.
“Katılmaya hazır olduğumuz proje, işin önemli bir bölümünü üstleneceğimiz ve liderlik rolü oynayacağımız bir yapı olmalıdır. Bu konu şu anda değerlendiriliyor.” ifadelerini kullandı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in geçen ay Fransa ile ortak yürütülen FCAS programından çekilme kararını açıklamasının ardından Berlin’in, savunma çevrelerinde GCAP olarak bilinen Tempest savaş uçağı programına yönelmesi gündeme geldi.
FCAS, Airbus Defence and Space ile Dassault Aviation ortaklığında geliştiriliyordu. Ancak iki şirket arasında uzun süredir devam eden iş paylaşımı ve program yönetimi anlaşmazlıkları nedeniyle proje çıkmaza girdi.
Program, 2016’daki Brexit referandumunun ardından Avrupa savunma sanayiinde yeni bir iş birliği oluşturma amacıyla Almanya ve Fransa tarafından başlatılmıştı. Daha önce Airbus, BAE Systems ve Leonardo’nun ortaklığında geliştirilen Eurofighter Typhoon programı, Avrupa’nın en büyük savaş uçağı konsorsiyumu olarak faaliyet gösteriyordu.
İngiltere ise daha sonra BAE Systems, Leonardo ve Japonya’dan Mitsubishi Heavy Industries ortaklığında GCAP programını başlattı.
Schoellhorn, Brexit sonrası Avrupa savunma sanayiindeki ayrışmanın yaşanmaması halinde Eurofighter ortaklığının doğal biçimde yeni nesil savaş uçağı geliştirme programına dönüşebileceğini söyledi.
“2017 yılına geri dönebilseydik ve FCAS hiç başlamamış olsaydı, büyük olasılıkla Eurofighter ortaklığı üzerinden ilerlerdik. Bu daha organik bir çözüm olurdu. Ancak bugün Japonya’nın da yer aldığı, ilerlemiş bir program bulunuyor. Dolayısıyla tablo hâlâ net değil.” dedi.
Airbus yöneticisi, Almanya’nın GCAP’a katılması halinde ülkenin sanayi katkısını ve olası yaklaşık 150 uçaklık ihtiyacını yansıtacak yeni bir iş paylaşımı modelinin oluşturulması gerektiğini belirtti.
Schoellhorn, FCAS’ın sona ermesinin hayal kırıklığı yarattığını ancak uzun süredir devam eden belirsizliğin sona ermiş olmasının yeni seçeneklerin değerlendirilmesini mümkün kıldığını ifade etti.
Bu hafta Kanada’nın GCAP’a gözlemci statüsüyle kabul edilmesi Berlin’de olumlu karşılandı. Ancak Alman savunma çevrelerinde benzer bir statünün Almanya açısından yeterli olmayacağı değerlendiriliyor.
Leonardo Aeronautics Eş Genel Müdürü Lorenzo Mariani ise Almanya’nın sahip olduğu sanayi altyapısı ve finansman kapasitesinin GCAP için önemli katkılar sağlayabileceğini söyledi. Bununla birlikte Mariani, yeni ortaklık görüşmelerinin program takvimini geciktirmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Airbus CEO’su Guillaume Faury de Dassault ile yürütülen FCAS ortaklığının sürdürülemez hale geldiğini belirterek, “Bir çıkmaza girdiğinizde ilerlemek zorundasınız. Bu sayfayı kapatmak gerekiyordu. Şimdi yeni bir çözüm oluşturulması gerekiyor.” dedi.
GCAP, Birleşik Krallık, İtalya ve Japonya tarafından geliştirilen altıncı nesil savaş uçağı programıdır. Program; düşük görünürlük (stealth), yapay zekâ destekli görev sistemleri, ağ merkezli harp, gelişmiş sensör füzyonu ve insansız platformlarla birlikte görev yapabilme kabiliyetleri üzerine inşa ediliyor.
FCAS ise Fransa, Almanya ve İspanya’nın ortak geliştirdiği yeni nesil hava muharebe sistemi olarak planlanmıştı. Proje, yeni nesil savaş uçağının yanı sıra insansız yardımcı platformlar, bulut tabanlı muharebe ağı ve gelişmiş C4ISR mimarisini kapsıyordu.
Almanya’nın GCAP’a katılması halinde programın finansman tabanı genişleyebilir ve Avrupa savunma sanayiindeki iş birliği yeniden şekillenebilir. Bununla birlikte olası katılımın kapsamı, sanayi iş paylaşımı, teknoloji transferi ve yönetişim modeli üzerinde yürütülecek müzakerelere bağlı olacak.



