Japonya Savunma Bakanlığı, ülkenin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana karşılaştığı “en ağır ve karmaşık güvenlik ortamıyla” mücadele ettiğini belirten “Japonya’nın Savunması 2026” beyaz kitabını yayımladı. Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi imzasını taşıyan 598 sayfalık belge, Çin’i en büyük stratejik tehdit olarak tanımlıyor, savunma harcamalarını ilk kez 9 trilyon yenin üzerine çıkarıyor ve orduyu insansız sistemler ile yapay zekâya dayalı yeni savaş yöntemlerine yönlendiriyor.
Belge, Çin, Rusya ve Kuzey Kore’nin bölgesel gerilimi tırmandırdığı bir dönemde, Indo-Pasifik’te her an “Ukrayna benzeri bir trajedinin” yaşanabileceği uyarısını yapıyor. Rapor, statükoyu güç kullanarak değiştirme girişimlerinin arttığını vurgulayarak Japonya’yı hem silahlanmaya hem de savunma doktrinini, sanayisini ve insan kaynağını yeniden yapılandırmaya sevk ediyor.
Çin en büyük stratejik tehdit
Rapor, Çin’in şeffaflık olmadan askeri harcamalarını sürekli artırdığını, nükleer ve füze kapasitelerini hızla genişlettiğini kaydediyor. Çin savaş gemilerinin Pasifik’teki artan varlığı ve faaliyet sıklığı “büyük bir endişe kaynağı” olarak nitelendiriliyor; Bakanlık, Pasifik stratejisini gözden geçirmek üzere yeni bir birim kurdu.
FY2025’te Japon savaş uçakları 366’sı Çin, 214’ü Rus uçaklarına karşı olmak üzere toplam 595 önleme (scramble) uçuşu gerçekleştirdi. Aralık ayında bir Çin savaş uçağının Japon uçağına radar kilitlemesi yapması, olası bir füze atışı hazırlığı olarak değerlendirildi. Haziran ayında ise ilk kez iki Çin uçak gemisi, Japonya’nın güneyindeki Iwo Jima yakınlarında birlikte tespit edildi.
Belge, Rusya ile Çin’in ortak bombardıman uçuşları ve savaş gemisi operasyonlarını “ciddi bir ulusal güvenlik endişesi”, Kuzey Kore’nin hipersonik silahlar dahil hızlı füze gelişimini ise “giderek daha ciddi ve acil bir tehdit” olarak tanımlıyor.
Rekor bütçe ve karşı taarruz yeteneği
FY2026 bütçesinde savunma harcamaları, ABD kuvvetlerinin yeniden konuşlandırılması ve Okinawa Özel Eylem Komitesi giderleri dahil, tarihte ilk kez 9 trilyon yen sınırını aştı. Japonya, harcamaları gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 2’si düzeyine çıkarma hedefine planlanandan önce ulaştı.
Anayasal çerçevedeki “yalnızca savunmaya yönelik politika”, askeri güç olmama taahhüdü ve üç nükleer olmayan ilke korunuyor. Ancak belge, caydırıcılığı artırmak için “karşı taarruz yeteneklerinin” kazanılmasını hayati görüyor. Kara, Deniz ve Hava Öz Savunma Kuvvetleri, kesintisiz müdahale için SDF Ortak Operasyonlar Komutanlığı (JJOC) altında birleştirildi; Ekim 2025’te “Savunma Yeteneklerinin Dönüştürülmesini Teşvik Karargahı” kuruldu.
İnsansız sistemler ve SHIELD kalkanı
Ukrayna sahasından çıkarılan başlıca ders, pahalı ve karmaşık sistemlerin düşük maliyetli insansız araçlarla devre dışı bırakılabileceği. Rapor bu olguyu “yeni savaş yolları” (new ways of warfare) kavramıyla ele alıyor ve “Ukrayna’da konuşlandırılan çok sayıda ucuz insansız araç, pahalı ekipmana ve temel altyapıya yönelik saldırılarda oyun değiştirici olarak kullanılmıştır” ifadesine yer veriyor.
Bu doğrultuda Japonya, FY2027’ye kadar SHIELD (Eşzamanlı, Hibrit, Entegre ve Geliştirilmiş Kıyı Savunması) konseptini hayata geçirmeyi hedefliyor. Sistem; modüler ve saldırı insansız hava araçları, gemi tabanlı İHA’lar, insansız su üstü (USV) ve sualtı (UUV) araçlarıyla kıyı savunmasını büyük ölçüde insansız unsurlara devrediyor. Tedarik, Teknoloji ve Lojistik Ajansı, hızlı geliştirme programı için 38 başvuru arasından dört İHA üreticisini seçti; araçlar Ağustos başında donanma tarafından test ediliyor. İnsansız sistemlerin, nüfusu azalan ülkede daralan asker sayısını dengelemesi bekleniyor.
Uzay, füze savunması ve çok boyutlu operasyonlar
Hava Öz Savunma Kuvvetleri, uzayı aktif bir operasyon alanı kabul eden yaklaşımla “Hava ve Uzay Öz Savunma Kuvvetleri” olarak yeniden yapılandırılıyor. Menzil dışı savunma kapsamında Tip-25 karadan gemiye güdümlü füze ile hiper hızlı süzülme mermisi ve hipersonik füzelerin konuşlandırılması sürüyor.
Entegre hava ve füze savunmasında, ABD ile ortak geliştirilen SM-3 Block IIA füzeleri tedarik ediliyor ve Aegis sistemiyle donatılmış gemilerin (ASEV) inşası devam ediyor. Güneybatı tahkimatı çerçevesinde GSDF 15. Tugayı, 15. Tümen olarak yeniden yapılandırılıyor. Bakanlık ayrıca dezenformasyon ve kamuoyu manipülasyonuna karşı “bilgi savaşları” alanında Savunma İstihbarat Karargahı’nı etkin kılıyor.
Siber savunmada aktif döneme geçiş
Mayıs 2025’te yasalaşan “Siber Müdahale Kapasitesini Güçlendirme Yasası”, Öz Savunma Kuvvetleri’nin siber alandaki pasif rolünü sona erdiriyor. Ekim 2026’dan itibaren JSDF, kritik altyapıya yönelik siber tehditleri kaynağındaki cihazlara uzaktan erişerek etkisiz hale getirme (neutralization) yetkisine sahip olacak. Bu adım, ülkenin geleneksel savunma odaklı anayasal yorumundan belirgin bir sapma olarak değerlendiriliyor.
Savunma sanayii “ekonomik motor” ilan edildi
Bu yılki beyaz kitapta savunma üretimi ve teknoloji tabanı, önemi nedeniyle bir “bölüm” statüsünden müstakil bir “kısım” (Part) düzeyine yükseltildi; savunma üretimi, savunma kapasitesinin ayrılmaz parçası kabul ediliyor. Bakanlık, “ekonomik dalgalanma etkisi” kavramıyla harcamaların yerel sanayi ve istihdamı tetikleyeceğini savunuyor: 2025’te onaylanan 164 istikrarlı üretim planının 124’ü küçük ve orta boy işletmelere ait.
Ekim 2024’te ATLA bünyesinde Savunma İnovasyon Bilim ve Teknoloji Enstitüsü kuruldu; Nisan 2026’da düzenlenen “Savunma İnovasyon Toplantısı” ile girişimler ve risk sermayesi askeri ekosistemin merkezine yerleştirildi. Toshiba gibi köklü şirketlerin yanı sıra Pro Drone gibi girişimler de savaş amaçlı İHA geliştirmeye yöneldi.
İhracat yasağı kalktı, küresel ortaklıklar büyüyor
Japonya, Nisan 2026’da “Savunma Ekipmanı ve Teknolojisi Transferine İlişkin Üç İlke”yi revize ederek ihracatı kısıtlayan “beş kategori” kuralını kaldırdı. Reform, dost ülkelerle ortak bakım-onarım ve üretim altyapısı kurmayı amaçlıyor.
Avustralya, Ağustos 2025’te yeni nesil fırkateyni olarak Japonya’nın modernize Mogami sınıfını (FFM) seçti; iki ülke toplam 11 fırkateyni ortak geliştirecek, ilk üç gemi için sözleşmeler Nisan 2026’da imzalandı. İngiltere ve İtalya ile yürütülen Küresel Muharebe Hava Programı’nda (GCAP) hükümetler arası kuruluş GIGO ile sanayi ortağı “Edgewing” faaliyete geçti. Japonya ayrıca Yeni Zelanda ile görüşüyor, Filipinler’e hizmet dışı muhrip satışı için anlaştı.
Personelde 70 yıl sonra ilk büyük reform
Yaşlanan nüfus ve azalan doğum oranları karşısında Bakanlık, JSDF’nin 1954’teki kuruluşundan bu yana ilk kez personel maaş yapısında bağımsız bir revizyona gitti; hedef tarih FY2027. Reform, yeni katılanların yanı sıra 30’lu ve 40’lı yaşlardaki deneyimli çekirdek kadroyu da kapsıyor. 2025’teki artışlarla yıllık gelirlerde 200 bin yenin üzerinde yükseliş sağlandı, emeklilik sonrası istihdam sistemi yenilendi. Belge ilk kez personel ailelerinin ve çocuklarının bakış açısına yer verdi.
Koizumi, “Bakanlığımız, personelin uzmanlığı, yaşı veya cinsiyeti ne olursa olsun görevlerini gurur ve onurla yerine getirebileceği bir ortam yaratmakta kararlıdır” dedi.
Jeopolitik zemin: ABD ittifakı ve çok katmanlı ağ
Ocak 2025’te göreve başlayan ikinci Trump yönetiminin “güç yoluyla barış” yaklaşımı, Japonya-ABD ittifakını yeni bir düzeye taşıdı. Eylül 2025’teki askeri geçit töreninde Xi Jinping, Vladimir Putin ve Kim Jong Un’un yan yana gelmesi, Tokyo’da bir “tehdit üçgeni” algısını pekiştirdi.
Japonya buna karşı çok katmanlı bir ittifak ağı örüyor. GCAP’in yanı sıra Avustralya, Filipinler ve NATO-IP4 ile kurulan ilişkiler, ülkeyi bölgesel bir aktörden küresel bir güvenlik ortağına dönüştürüyor.



