ABD-İSRAİL-İRAN KRİZİ-15.GÜN -ABD, İran’ın Hark Adası’ndaki tüm askeri hedefleri vurdu

0
40

SON GELİŞMELER

  • Washington Post yazarı: ABD, İran krizinde “imparatorluk tuzağına” düşüyor (Analiz)
  • İsrail: İran’a yaklaşık 400 hava saldırısı düzenledik
  • ABD Büyükelçiliği: ABD vatandaşları Irak’ı derhal terk etmeli
  • Ürdün: İran’a ait 79 füze ve İHA hava savunması tarafından önlendi
  • İsviçre, İran savaşıyla bağlantılı iki ABD askeri uçuş talebini reddetti
  • Trump: Birçok ülke Hürmüz Boğazı’nı açık tutmak için savaş gemileri gönderecek
  • Lübnan: İsrail saldırılarında 826 kişi hayatını kaybetti
  • WSJ: İran saldırısında Suudi Arabistan’daki beş ABD tanker uçağı hasar gördü
  • Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği füze saldırısının hedefi oldu
  • Trump: ABD, İran’ın Hark Adası’ndaki tüm askeri hedefleri vurdu
  • ABD, Orta Doğu’ya hızlı müdahale Deniz Piyade birimi gönderiyor
  • Irak’ta düşen ABD KC-135 tanker uçağında altı asker hayatını kaybetti
  • ABD ordusu Irak’ta KC-135 yakıt ikmal uçağını kaybetti
  • ATACMS füzesi İran denizaltısını vurdu: ABD topçu birlikleri İran Donanması’nı hedef aldı

ANALİZ

ABD, İran krizinde “imparatorluk tuzağına” düşüyor

Washington Post yazarı Fareed Zakaria, ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahalesinin Washington’u uzun vadeli bir “imparatorluk tuzağına” sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Zakaria, ABD’nin Orta Doğu’ya yeniden yoğun biçimde odaklanmasının, bir zamanlar küresel süper güç olan Britanya İmparatorluğu’nun stratejik hatalarını hatırlattığını yazdı.

Zakaria’ya göre ABD, son yıllarda Çin’in yükselişi ve sanayi kapasitesinin yeniden inşası gibi daha kritik küresel meydan okumalarla ilgilenmesi gerektiği yönünde geniş bir siyasi uzlaşı oluşturmuştu. Ancak Washington’un İran merkezli yeni askeri operasyonları, ABD’yi bir kez daha Orta Doğu’daki karmaşık siyasi ve toplumsal dinamikleri yeniden şekillendirmeye çalışan uzun süreli bir çatışmaya sürükleyebilir.

Analiste göre bu tür müdahalelerin geçmişteki sonuçları da sınırlı başarılar getirdi. ABD, Irak, Afganistan ve Libya’da yürüttüğü operasyonlarda önemli askeri üstünlük sağlasa da kalıcı siyasi düzen kurmakta zorlandı.

Britanya İmparatorluğu benzetmesi

Zakaria, ABD’nin bugün karşı karşıya olduğu stratejik riskleri anlamak için 20. yüzyılın başındaki Britanya deneyimine bakılması gerektiğini savunuyor. O dönemde küresel ekonominin yaklaşık dörtte birini kontrol eden Britanya, Londra’yı dünyanın finans merkezi haline getirmiş ve uluslararası düzen üzerinde belirleyici bir güç olmuştu.

Ancak 1880’lerden 1920’lere kadar geçen süreçte Londra yönetimi Sudan, Somali, Irak ve Ürdün gibi bölgelerdeki krizlere müdahil olarak askeri varlığını genişletti. Zakaria’ya göre bu müdahaleler kısa vadede mantıklı görünse de Britanya’nın kaynaklarını tüketti ve merkezdeki ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gözden kaçırılmasına yol açtı.

Örneğin 1920’deki Irak isyanını bastırmak için yüz binin üzerinde İngiliz ve Hintli asker konuşlandırıldı ve operasyonun maliyeti İngiltere’nin yıllık eğitim bütçesine yaklaşan bir seviyeye ulaştı.

Büyük güçlerin “küçük savaşlar” tuzağı

Zakaria’ya göre tarih, büyük güçlerin çoğu zaman sınırlı ölçekli savaşların cazibesine kapıldığını gösteriyor. Bu tür operasyonlar kısa vadede hızlı ve siyasi olarak tatmin edici sonuçlar vaat etse de çoğu zaman uzun vadede stratejik kazanımlar sağlamıyor.

Analist, ABD’nin bugün karşı karşıya olduğu asıl meydan okumaların Orta Doğu’da değil, küresel güç rekabetinin merkezinde bulunduğunu vurguluyor.

Bu bağlamda Zakaria, Çin’in yapay zekâ, kuantum bilişim, yenilenebilir enerji ve robotik gibi geleceğin teknolojilerine büyük yatırımlar yaptığını; Rusya’nın ise hibrit siyasi-askeri yöntemlerle Avrupa’nın güvenliğini sarsmaya çalıştığını belirtiyor.

Zakaria’ya göre Washington’un İran gibi bölgesel krizlere yoğun kaynak ayırması, ABD’nin küresel güç rekabetinde ihtiyaç duyduğu stratejik odağı zayıflatabilir.

“Aşırı genişleme” riski

Zakaria, ABD’nin İran’a yönelik müdahalesi başarılı olsa bile Washington’un uzun süre bu ülkenin siyasi geleceğine müdahil kalmak zorunda olacağını savunuyor.

Analiste göre büyük güçlerin çöküşü çoğu zaman dış saldırılardan değil, merkezlerini ihmal ederek çevre bölgelerde aşırı genişlemelerinden kaynaklanır.

Zakaria’nın değerlendirmesine göre ABD’nin önündeki temel soru şu:Washington, önümüzdeki on yılını Orta Doğu’daki krizleri yöneterek mi geçirmeli, yoksa küresel güç dengesini belirleyecek teknolojik ve ekonomik rekabete mi odaklanmalı?


Mar-14 – 22:36

İsrail: İran’a yaklaşık 400 hava saldırısı düzenledik

İsrail Ordusu, İran’a yönelik yürütülen mevcut operasyonun başlamasından bu yana ülkenin batı ve orta bölgelerine yaklaşık 400 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, saldırıların İran’ın “askeri altyapısını” hedef aldığı belirtildi.

Son 24 saatte 200’den fazla hedef vuruldu

IDF, yalnızca son 24 saat içinde 200’den fazla hedefin vurulduğunu duyurdu.

Orduya göre saldırılar şu hedeflere yönelik gerçekleştirildi:

  • Balistik füze rampaları
  • Hava savunma sistemleri
  • Silah depolama tesisleri

İsrail, hedef alınan bazı balistik füze rampalarının İsrail’e doğru fırlatma hazırlığında olduğunu iddia etti.

Amaç: İran’ın saldırı kapasitesini azaltmak

İsrail ordusu, saldırıların istihbarata dayalı operasyonlar kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti.

Açıklamada, savaş uçaklarıyla düzenlenen saldırıların İran’ın İsrail’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırı kapasitesini azaltmayı amaçladığı ifade edildi.


Mar-14 – 21:34

ABD Büyükelçiliği: ABD vatandaşları Irak’ı derhal terk etmeli

Bağdat ABD Büyükelçiliği, yayımladığı son güvenlik uyarısında ABD vatandaşlarına Irak’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu.

Büyükelçilikten yapılan açıklamada, ülkedeki güvenlik risklerinin ciddi şekilde arttığı vurgulandı.Açıklamada, “ABD vatandaşları Irak’ı derhal terk etmelidir” denildi.

İran destekli milis tehdidine dikkat çekildi

Açıklamada, Irak’ta kalmayı tercih eden ABD vatandaşlarının güvenlik risklerini yeniden değerlendirmesi gerektiği belirtildi.

Büyükelçilik uyarısında şu ifadeler yer aldı:“Irak’ta kalmayı tercih eden ABD vatandaşlarının, İran destekli terörist milis gruplarının oluşturduğu ciddi tehdit ışığında kararlarını yeniden gözden geçirmeleri şiddetle tavsiye edilir.”

ABD yetkilileri, bölgede artan gerilim nedeniyle ABD vatandaşlarının, ABD çıkarlarının ve altyapısının hedef alınabileceği uyarısında bulunuyor.


Mar-14 – 20:23

Ürdün: İran’a ait 79 füze ve İHA hava savunması tarafından önlendi

Ürdün Ordusu, Orta Doğu’daki savaşın ikinci haftasında İran tarafından krallıktaki “hayati öneme sahip hedeflere” yönelik fırlatılan çok sayıda füze ve insansız hava aracının engellendiğini açıkladı.

Ordudan yapılan açıklamaya göre İran tarafından fırlatılan 85 füze ve insansız hava aracından 79’u hava savunma sistemleri tarafından önlendi.

Yetkililer, beş insansız hava aracının ve bir füzenin Ürdün topraklarına düştüğünü bildirdi.

Füze ve İHA parçaları birçok ile düştü

Ordu sözcüsü yaptığı açıklamada, savaşın ikinci haftasında toplam 93 roket ve insansız hava aracına ait parçaların ülkenin birçok iline düştüğünü söyledi.

Yetkililere göre bu olaylar sonucu dokuz kişi yaralandı.

İlk hafta 119 saldırı gerçekleşti

Ürdün yönetimi, geçen hafta yaptığı açıklamada İran’ı savaşın ilk haftasında 119 füze ve insansız hava aracını Ürdün topraklarına doğru fırlatmakla suçlamıştı.

Bu saldırılar sonucunda ülkede en az 14 kişinin yaralandığı bildirildi.


Mar-14 – 19:55

İsviçre, İran savaşıyla bağlantılı iki ABD askeri uçuş talebini reddetti

İsviçre Federal Konseyi, ABD’nin İran ile devam eden savaşla bağlantılı iki askeri hava sahası geçiş talebini tarafsızlık yasasını gerekçe göstererek reddettiğini açıkladı.

İsviçre hükümeti tarafından yapılan açıklamada, ABD’den gelen askeri uçuş taleplerinin bugün değerlendirildiği belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:“Federal Konsey, tarafsızlık yasasını gerekçe göstererek İran savaşıyla bağlantılı iki talebi reddetmiştir.”


Mar-14 – 18:47

Trump: Birçok ülke Hürmüz Boğazı’nı açık tutmak için savaş gemileri gönderecek

ABD Başkanı Donald Trump, birçok ülkenin Hürmüz Boğazı’nın açık ve güvenli kalmasını sağlamak amacıyla bölgeye savaş gemileri göndermeyi planladığını açıkladı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, özellikle İran’ın boğazı kapatma girişiminden etkilenen ülkelerin ABD ile birlikte hareket edeceğini belirtti.

Trump açıklamasında, “Birçok ülke, özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişiminden etkilenenler, boğazı açık ve güvenli tutmak için Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte savaş gemileri gönderecek” ifadelerini kullandı.

Hangi ülkelerin katılacağı belirsiz

Trump, açıklamasında Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Karallık gibi ülkelerin bölgeye savaş gemileri göndermesini beklediğini ifade etti.

Ancak hangi ülkelerin bu girişime resmen katılmayı kabul ettiği konusunda ayrıntı vermedi.

Beyaz Saray’dan açıklama yok

Beyaz Saray ise şu ana kadar herhangi bir ülkenin Hürmüz Boğazı’nı koruma misyonuna katılmayı kabul edip etmediğine ilişkin sorulara resmi bir yanıt vermedi.

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği dünyanın en kritik enerji nakil hatlarından biri olarak kabul ediliyor.


Mar-14 – 18:32

Lübnan: İsrail saldırılarında 826 kişi hayatını kaybetti

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarının başlamasından bu yana 826 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, ölenler arasında 65 kadın ve 106 çocuğun bulunduğunu bildirdi.

Bakanlığın bugün yaptığı açıklamaya göre saldırılarda 31 sağlık görevlisi (paramedik) de yaşamını yitirdi.

Klinik saldırısında 12 sağlık çalışanı öldü

Yerel sağlık yetkilileri, sabah saatlerinde düzenlenen bir İsrail hava saldırısında güneydeki Burj Qalaouiya kasabasındaki bir klinikte görev yapan 12 sağlık çalışanının öldüğünü açıkladı.

İsrail’den resmi açıklama yok

Israel Defense Forces (IDF), söz konusu klinik saldırısına ilişkin doğrudan bir açıklama yapmadı.

Ancak İsrail ordusu yaptığı açıklamada, Beyrut ve güney Lübnan’da Hizbullah’a ait altyapıya yönelik “birkaç ek saldırı dalgası” düzenlediğini duyurdu.


Mar-14 – 09:43

WSJ: İran saldırısında Suudi Arabistan’daki beş ABD tanker uçağı hasar gördü

The Wall Street Journal (WSJ), İran’ın Suudi Arabistan’daki bir askeri üsse düzenlediği saldırı sırasında beş ABD Hava Kuvvetleri yakıt ikmal uçağının vurularak hasar gördüğünü bildirdi.

Gazetenin iki ABD’li yetkiliye dayandırdığı habere göre saldırı, Suudi Arabistan’daki Prince Sultan Air Base üssünde meydana geldi.

Uçaklar yerde beklerken vuruldu

Yetkililere göre saldırı sırasında ABD Hava Kuvvetleri’ne ait tanker uçakları pistte veya park alanında bulunuyordu. İran tarafından gerçekleştirilen füze saldırısı sırasında uçakların isabet aldığı ve hasar gördüğü belirtildi.

Haberde, söz konusu uçakların tamamen imha edilmediği, ancak hasar aldıkları ve onarım çalışmalarının sürdüğü ifade edildi.

Can kaybı yaşanmadı

WSJ’ye konuşan yetkililer, saldırıda herhangi bir can kaybı yaşanmadığını da aktardı.

Prince Sultan Hava Üssü, ABD’nin Orta Doğu’daki operasyonlarında kullanılan en önemli askeri üslerden biri olarak biliniyor ve bölgede konuşlu ABD hava operasyonlarının önemli bir bölümüne ev sahipliği yapıyor.


Mar-14 – 08:43

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği füze saldırısının hedefi oldu

Irak’ın başkenti Bağdat’ta bulunan ABD Büyükelçiliği kompleksindeki helikopter pistinin füze saldırısına uğradığı bildirildi. Olayla ilgili bilgi veren iki Iraklı güvenlik yetkilisi, saldırının büyükelçilik yerleşkesini hedef aldığını söyledi.

Yetkililer, saldırıya ilişkin bilgileri Associated Press (AP) haber ajansına aktardı. ABD Büyükelçiliği ise saldırıya ilişkin haberler hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Helikopter pisti hedef alındı

Güvenlik kaynaklarına göre saldırı sırasında büyükelçilik kompleksi içindeki bir helikopter pistine füze isabet etti.

Ancak saldırının tam olarak hangi silahla gerçekleştirildiği konusunda farklı bilgiler bulunuyor. Bir güvenlik yetkilisi saldırının insansız hava aracıyla gerçekleştirildiğini öne sürerken, başka bir kaynak roket veya füze olduğu düşünülen bir mühimmatın diplomatik yerleşkeye düştüğünü belirtti.

Büyükelçilik daha önce de hedef olmuştu

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği, dünyanın en büyük ABD diplomatik tesislerinden biri olarak biliniyor ve geçmişte de İran yanlısı milis grupların roket ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi olmuştu.

Büyükelçilik Cuma günü yaptığı güvenlik duyurusunda, Irak için 4. seviye güvenlik alarmını yenilemiş ve İran destekli grupların ABD vatandaşlarını, çıkarlarını ve altyapısını hedef alabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Bölgedeki gerilim artıyor

Saldırı, Bağdat’ta İran destekli güçlü bir milis grubun iki üyesinin öldürüldüğü saldırıların ardından gerçekleşti. Olay, bölgede artan gerilimin yeni bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Yetkililer saldırının arkasındaki sorumluların belirlenmesi için soruşturma başlatıldığını açıkladı.


Mar-14 – 01:46

Trump: ABD, İran’ın Hark Adası’ndaki tüm askeri hedefleri vurdu

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ordusunun İran’ın stratejik Hark Adası’nda bulunan tüm askeri hedefleri vurduğunu açıkladı. Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerini engellemeye devam etmesi halinde adadaki petrol altyapısının da hedef alınabileceği uyarısında bulundu.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, saldırının ABD Merkez Komutanlığı tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Trump, “Birkaç dakika önce, talimatımla ABD Merkez Komutanlığı Orta Doğu tarihinin en güçlü bombardımanlarından birini gerçekleştirdi ve İran’ın en değerli hazinesi olan Kharg Adası’ndaki tüm askeri hedefleri tamamen yok etti” ifadelerini kullandı.

Trump, ABD’nin elindeki silahların son derece gelişmiş olduğunu belirterek, “ahlaki nedenlerle” adadaki petrol altyapısının hedef alınmadığını söyledi. Ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini engellemeyi sürdürmesi halinde bu kararın yeniden değerlendirilebileceğini ifade etti.

Hark Adası neden kritik?

Hark Adası, İran kıyılarının yaklaşık 5 mil açığında yer alıyor ve ülkenin ham petrol ihracatının yaklaşık %90’ının gerçekleştirildiği ana terminal olarak biliniyor.

İran ile savaşın ilk iki haftasında ada büyük ölçüde doğrudan saldırılardan korunmuş görünüyordu. Uzmanlara göre adaya yönelik saldırılar, enerji piyasalarında ciddi sonuçlar doğurabilecek stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

İran’dan misilleme uyarısı

İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, daha önce ABD’nin İran adalarına saldırması halinde ülkenin “tüm itidali bir kenara bırakacağını” söylemişti.

İran devlet medyasına göre Tahran’daki Khatam al-Anbiya askeri komuta merkezi, petrol ve enerji altyapısına yönelik herhangi bir saldırının ABD bağlantılı petrol şirketlerine ait tesislere misilleme saldırılarıyla karşılık bulacağını açıkladı.

Bu açıklama, Trump’ın Kharg Adası’ndaki askeri hedeflerin vurulduğunu duyurmasının ardından geldi.


Mar-14 – 01:02

Katar’da tahliye emri: İran saldırıları sonrası Körfez’de alarm

Katar İçişleri Bakanlığı, ülkede bazı bölgelerde geçici tahliye emri verildiğini açıkladı. Bakanlık, kararın “tehlike geçene kadar yürürlükte kalacak geçici bir önlem” olduğunu bildirdi.

Yetkililer, yapılan uyarıda tehdidin niteliğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Ancak İran kısa süre önce bölgeye yönelik yeni saldırılar başlattığını duyurmuştu ve daha önce de Körfez’deki bazı hedefleri vurmuştu.

Bahreyn ve Suudi Arabistan’da da alarm

Bölgedeki güvenlik önlemleri Katar ile sınırlı kalmadı.

Bahrain’de alarm sirenlerinin çalmasının ardından yetkililer vatandaşlara sığınaklara gitmeleri çağrısında bulundu.

Saudi Arabia ise yaptığı açıklamada ülkeye yönelen bir dizi füzeyi hava savunma sistemleriyle imha ettiğini duyurdu.

Körfez’de gerilim tırmanıyor

Son gelişmeler, İran ile ABD ve müttefikleri arasında tırmanan çatışmanın Körfez bölgesine yayılabileceği endişelerini artırdı.

Uzmanlar, özellikle enerji nakil hatlarının geçtiği Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresinde güvenlik risklerinin hızla arttığına dikkat çekiyor.


Mar-13 – 23:45

ABD, Orta Doğu’ya hızlı müdahale Deniz Piyade birimi gönderiyor

Pentagon, Orta Doğu’daki gerilimin arttığı bir dönemde bölgeye bir Deniz Piyade Sefer Birimi (Marine Expeditionary Unit – MEU) konuşlandırıyor.

Konuyla ilgili üç ABD’li yetkililere göre söz konusu hızlı müdahale birimi genellikle yaklaşık 2.500 deniz piyadesi ve denizciden oluşuyor.

Görev ve konuşlanma yeri henüz net değil

Yetkililer, Sefer Birimi’nin tam olarak hangi görev için kullanılacağı veya nereye konuşlandırılacağı konusunda henüz nihai bir karar alınmadığını belirtti.

Ancak bu birlikler geleneksel olarak şu görevlerde kullanılıyor:

  • Büyük ölçekli tahliye operasyonları (NEO)
  • Amfibi çıkarma ve gemiden karaya saldırı operasyonları
  • Kriz bölgelerinde hızlı müdahale ve güvenlik operasyonları

Deniz Piyade birlikleri ayrıca kara, hava ve lojistik muharebe unsurlarından oluşan entegre bir yapı içeriyor. Bazı birlikler özel operasyon görevleri için de eğitim almış durumda.

Komutanlara “acil durum seçenekleri” sağlıyor

Yetkililerden biri, bu tür bir konuşlandırmanın bölgedeki komutanlara olası krizler karşısında ek operasyonel seçenekler sunduğunu söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ise şu aşamada Orta Doğu’ya kara birlikleri gönderilmesine yönelik resmi bir plan bulunmadığını açıkladı. Ancak yetkililer bu seçeneğin tamamen dışlanmadığını da ifade etti.

Deniz Piyade’lerin bölgeye konuşlandırılacağına ilişkin haber ilk olarak The Wall Street Journal tarafından duyuruldu.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here