ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik askeri operasyonların “sonuna yaklaşıldığını” açıkladı. Ancak hem ekonomik göstergeler hem de kamuoyu tepkisi, Beyaz Saray’ın verdiği mesajların piyasalarda karşılık bulmadığını ortaya koydu.
Beyaz Saray’da ulusa seslenen Trump, ABD’nin İran’daki askeri hedeflerini “çok kısa sürede” tamamlayacağını belirtti. Ancak aynı konuşmada operasyonların gerekirse daha da sertleşeceğini ifade ederek çelişkili bir tablo çizdi.
Trump, “Onlara çok sert vuracağız” diyerek önümüzdeki haftalarda askeri baskının artabileceğinin sinyalini verdi. Başkan, bu sürecin geçici olduğunu ve operasyonların tamamlanmasının ardından bölgedeki gerilimin azalacağını savundu.
Ekonomik etkiler: Petrol yükseldi, piyasalar geriledi
Trump’ın açıklamaları küresel piyasalarda beklenen rahatlamayı sağlamadı. Aksine:
- Petrol fiyatları yaklaşık %5 yükseldi
- Brent petrol 106 doların üzerine çıktı
- ABD ve Avrupa vadeli endeksleri düşüşe geçti
- Asya borsalarında sert kayıplar yaşandı
- Japonya Nikkei: %1,8 düşüş
- Güney Kore Kospi: %3,6 düşüş
Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve tanker trafiğinin aksaması, enerji piyasalarındaki belirsizliği artırmaya devam ediyor.
Benzin fiyatları ve iç politika baskısı
ABD’de ortalama benzin fiyatlarının 4 doların üzerine çıkması, Trump yönetimi üzerindeki iç siyasi baskıyı artırdı. Başkan, fiyat artışlarının “kısa vadeli” olduğunu savunsa da bu düşüşün nasıl sağlanacağına dair somut bir plan açıklamadı.
Ara seçimlere aylar kala ekonomik baskı, Beyaz Saray’ın kriz yönetimini daha kritik hale getiriyor.
Nükleer hedefler konusunda soru işaretleri
Trump’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici unsurlardan biri, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum (HEU) stokuna yönelik yaklaşımı oldu.
Başkan, bu stokun yerin derinliklerinde bulunduğunu ve uyduyla izlenebileceğini belirterek, kara operasyonuyla ele geçirilmesinin gerekli olmayabileceğini ima etti.
Bu yaklaşım, ABD’nin savaş gerekçesi olarak öne sürdüğü “İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme” hedefiyle çelişebileceği yönünde eleştirilere yol açtı. Uzmanlara göre, uranyum stokunun İran’ın kontrolünde kalması, Tahran’ı nükleer silah üretimine daha yakın bir noktaya getirebilir.
Askeri strateji: Belirsizlik sürüyor
ABD’nin bölgeye binlerce asker sevk etmesine rağmen, olası bir kara operasyonuna dair net bir plan paylaşılmış değil. Pentagon’un bu yönde hazırlık yaptığı bilinse de Trump, operasyonun kapsamı ve hedeflerine ilişkin detay vermekten kaçınıyor.
Başkan ayrıca İran’ın altyapısına yönelik saldırı seçeneklerinden bahsederken, uluslararası hukuk açısından tartışmalı hedefler konusunda geri adım attı.
Kamuoyu desteği zayıf
Son anketler, Amerikan kamuoyunun büyük bölümünün İran’daki askeri müdahaleye karşı olduğunu gösteriyor. Amerikalıların yaklaşık %60’ı çatışmaya karşı, %65’i yönetimin hedefleri yeterince açıklamadığını düşünüyor.
Bu tablo, Trump’ın “Önce Amerika” söylemiyle çelişen dış müdahale eleştirilerini de güçlendiriyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sıkılaştırması, küresel enerji arzı açısından kritik bir risk oluşturuyor. Dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği bu hat üzerindeki gerilim, küresel ekonomik dalgalanmayı derinleştiriyor.
Sonuç: “Sona yaklaşılıyor” mesajı piyasalarda karşılık bulmadı
Trump, askeri operasyonların birkaç hafta içinde sona erebileceğini öne sürse de:
- Piyasalar düşüşte
- Petrol fiyatları yükselişte
- Kamuoyu desteği zayıf
Bu tablo, İran krizinin hem askeri hem de ekonomik açıdan belirsizliğini koruduğunu gösteriyor.
Avustralya Başbakanı: İran operasyonlarının hedefi belirsiz
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının nihai hedefinin belirsiz olduğunu söyledi.
Albanese, National Press Club of Australia’da yaptığı konuşmada, Avustralya’nın İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme hedefini desteklediğini, ancak mevcut durumda operasyonların kapsamı ve sonucu hakkında netlik bulunmadığını belirtti.
Albanese, “Daha neyin başarılması gerektiği ya da bu sürecin nihai hedefinin ne olacağı açık değil,” dedi.
Açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki askeri faaliyetlerin “sona yaklaştığını” söylediği konuşmayla aynı saatlerde geldi.
Albanese, Washington’un çatışmaya ilişkin zaman çizelgesi hakkında Avustralya ile önceden istişarede bulunmadığını da ifade etti.
“Bu süreç başlamadan önce Avustralya’ya danışılmadı,” ifadelerini kullanan başbakan, gerilimin azaltılması çağrısında bulunarak, sürecin nasıl sonuçlanacağına dair daha fazla netlik gerektiğini vurguladı.
Anthony Albanese, “Gerilimin düşmesini istiyoruz ve bu sürecin nasıl sona ereceği konusunda daha fazla farkındalık olmalı,” diye konuştu.
Albanese, Avustralya’nın çatışmada doğrudan taraf olmadığını, ancak ekonomik etkilerin hissedildiğini söyledi. “Avustralya bu savaşta aktif bir katılımcı değil. Ancak tüm Avustralyalılar bu savaş nedeniyle daha yüksek bedeller ödüyor,” dedi.
Başbakan, bir gün önce yaptığı açıklamada da önümüzdeki aylarda ekonomik koşulların zorlaşabileceği uyarısında bulunmuştu.



