ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-15E Strike Eagle savaş uçağının İran üzerinde düşürülmesinin ardından başlatılan kurtarma operasyonuna ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. ABD Başkanı Donald Trump ve Genelkurmay Başkanı Hava Kuvvetleri Generali Dan Caine, operasyonun kapsamı ve sahadaki gelişmelere dair açıklamalarda bulundu.
3 Nisan’da düşürülen uçakta bulunan pilot ve Silah Sistemleri Subayı (WSO), fırlatma koltuklarıyla uçaktan ayrılarak düşman hatlarının gerisinde mahsur kaldı. Bu olay, “Epic Fury” operasyonu kapsamında kaybedilen ilk mürettebatlı uçak olarak kayıtlara geçti.
50 saatlik hayatta kalma mücadelesi
WSO, fırlatma sırasında aldığı yaralar nedeniyle ciddi kan kaybı yaşamasına rağmen, yakalanmamak için sarp dağlık araziye tırmandı. ABD ve İranlı unsurların yoğun arama faaliyetleri sırasında, bir kaya yarığında saklanarak hayatta kalmayı başardı.
Trump, WSO’nun İran Devrim Muhafızları (IRGC), Basiç milisleri ve yerel unsurların bulunduğu bir bölgede mahsur kaldığını belirterek, subayın eğitimini uygulayarak yüksek rakıma doğru ilerlediğini ifade etti.
ABD’li yetkililere göre WSO, yaralı halde kendi kendine ilk müdahaleyi yaptı ve konumunu iletmek için özel iletişim sistemi kullandı.
CIA desteğiyle tespit edildi
WSO’nun yeri, büyük ölçüde Merkzi Haber Alma Teşkilatı (CIA) tarafından sağlanan istihbarat sayesinde belirlendi.
CIA Direktörü John Ratcliffe, operasyonun “çölün ortasında tek bir kum tanesini bulmaya benzer” zorlukta olduğunu vurgulayarak, gelişmiş insan kaynakları ve teknolojik kabiliyetlerin devreye sokulduğunu açıkladı.
Trump ise, yaklaşık 40 mil (64 km) mesafeden yapılan tespitle WSO’nun hareketinin izlenebildiğini ve bunun operasyonun kırılma noktası olduğunu söyledi.
Devasa hava operasyonu ve aldatma planı
WSO’nun yerinin belirlenmesinin ardından ABD, geniş çaplı bir kurtarma operasyonu başlattı. Operasyona, 4 bombardıman uçağı, 64 savaş uçağı, 48 tanker (yakıt ikmal) uçağı, 13 kurtarma uçağı Toplamda yaklaşık 155 hava platformu katıldı.
Bu unsurların önemli bir bölümü, İran güçlerini yanıltmak amacıyla farklı bölgelerde yürütülen oyalama (deception) operasyonlarında görev aldı. ABD kuvvetleri, İran’ın dikkatini dağıtmak için aynı anda birden fazla sahte hedef oluşturdu.
İlk kurtarma: Pilotun tahliyesi
ABD Hava Kuvvetleri tarafından oluşturulan CSAR (Muharebe Arama Kurtarma) görev gücü kapsamında A-10C Thunderbolt II, HC-130J Combat King ve HH-60W Jolly Green II platformları kullanıldı.
CSAR ekipleri yoğun çatışma altında pilotu kurtarmayı başardı. Operasyon sırasında bir A-10 uçağı düşman ateşine maruz kaldı. Pilot, görevini sürdürdükten sonra başka bir ülkeye yöneldi ve ardından dost bölgede fırlatma yaparak kurtarıldı
HH-60W helikopterlerinden biri de yoğun ateş altında hasar aldı, mürettebat hafif yaralandı.
İkinci aşama: WSO için riskli operasyon
Pilotun kurtarılmasının ardından operasyonun en kritik aşaması başladı. Silah Sistemleri Subayı WSO’nun yakalanması halinde bunun İran için büyük bir propaganda zaferi olacağı değerlendirildi.
Trump, bazı askeri yetkililerin operasyonun aşırı riskli olduğunu düşündüğünü ve karşı çıktığını açıkladı. Ancak operasyon, siyasi ve askeri liderliğin onayıyla devam etti.
Operasyon kapsamında İran içinde geçici bir ileri üs (FARP) kuruldu. Bu üsse MC-130J Commando II, MH-6 / AH-6 Little Bird helikopterleri konuşlandırıldı.
Ancak zorlu arazi koşulları nedeniyle MC-130J uçakları yumuşak zeminde saplandı.Tahliye mümkün olmayınca bazı platformlar imha edildi
Yerlerine kısa kalkış/iniş kabiliyetine sahip CASA C-295W tipi uçakların kullanıldığı değerlendirildi.
İsrail ve uluslararası iş birliği iddiaları
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, operasyon sırasında ABD’ye destek verdiklerini açıkladı.
Doğrulanmamış iddialara göre operasyon kapsamında Sayeret Matkal ve Shaldag Unit birimlerinin de görev aldığı öne sürüldü.
Ayrıca CIA’nın hazırladığı aldatma planı ile İran’ın arama faaliyetlerinin farklı yönlere kaydırıldığı bildirildi.
Alan reddi ve hava saldırıları
Operasyon sırasında ABD kuvvetlerinin Elektronik karıştırma (jammer) kullandığı, Bölgeye giden yolları hassas mühimmatlarla vurduğu belirtildi.
Reuters’ın aktardığına göre bu adımlar, İran unsurlarının bölgeye yaklaşmasını engellemek amacıyla gerçekleştirildi.
Ayrıca Fox News kaynaklı iddialarda, eş zamanlı olarak B-2 bombardıman uçaklarının Tahran yakınlarında IRGC hedeflerini vurduğu öne sürüldü.
Operasyonun stratejik anlamı
Bu kurtarma operasyonu, ABD’nin personelini geri almak için yüksek risk alabileceğini, büyük ölçekli hava ve özel operasyon kapasitesini ve çok katmanlı aldatma ve istihbarat kabiliyetlerini bir kez daha ortaya koydu.
Aynı zamanda, İran hava sahasının hâlâ yüksek risk barındırdığını ve ABD-İsrail hava operasyonlarına rağmen tehdit seviyesinin sürdüğünü gösterdi.



