Airbus Helicopters, NATO’nun 2035 sonrası dönemde hizmet ömrünü dolduracak Orta sınıf çok rollü helikopterlerini değiştirmeyi amaçlayan Yeni Nesil Rotorlu Hava Aracı Kabiliyeti (NGRC) programı kapsamında iki farklı modüler helikopter konsepti sundu. Şirket, biri yüksek performanslı geleneksel tasarım, diğeri ise yüksek hızlı bileşik (compound) konfigürasyon olmak üzere iki ayrı çözüm öneriyor.
NGRC girişimi, NATO müttefiklerinin halen kullandığı ve büyük bölümü Soğuk Savaş dönemine dayanan orta çok rollü helikopterlerin yerini alacak yeni bir platform ailesi geliştirmeyi amaçlıyor. Mevcut filoların önemli kısmının 2035–2040 döneminde emekliye ayrılması bekleniyor.
Temmuz 2024’te NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), Airbus Helicopters, Leonardo ve Lockheed Martin’in Sikorsky birimine üç ayrı konsept geliştirme sözleşmesi verdi. Amaç, geleceğin orta sınıfı askeri helikopteri için operasyonel, teknik ve sürdürülebilirlik gereksinimlerini karşılayabilecek entegre platform tasarımlarının oluşturulması.
Programa Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, ABD, İrlanda ve İtalya kendi sanayi liderleri aracılığıyla katılıyor.
Airbus’ın NGRC İçin İkili Yaklaşımı
Airbus’ın teklifi iki farklı ancak ortak mimariye sahip konseptten oluşuyor:
- Yüksek performanslı konvansiyonel helikopter
- Yüksek hızlı bileşik (compound) helikopter
Airbus Helicopters CEO’su Bruno Even, iki konseptin NATO ülkeleriyle yürütülecek gereksinim analizleri için bir temel oluşturduğunu belirtti. Şirket, uygun maliyet, operasyonel verimlilik ve yüksek görev hazır oranı hedeflerini önceliklendiriyor.
Her iki konsept de MBDA ile birlikte; RTX bünyesindeki Collins Aerospace ve Raytheon iş birliğiyle geliştiriliyor. Bu yapı, programın çok uluslu doğasına ve NATO endüstriyel tabanının entegre edilmesi hedefine işaret ediyor.
Modülerlik ve Açık Sistem Mimarisi
Airbus, her iki tasarımın ortak sistem mimarisi, bakım ve eğitim altyapısı ve silah entegrasyon yaklaşımı üzerine inşa edileceğini vurguluyor.
Şirket, uzun vadeli modernizasyonu kolaylaştırmak ve entegrasyon riskini azaltmak amacıyla Modüler Açık Sistem Mimarisi (MOSA) yaklaşımını benimsediğini açıkladı. Hedef, tek bir “maksimum performanslı ancak pahalı” platformdan ziyade; sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve maliyet etkin bir filo yapısı oluşturmak.

Yüksek Hızlı Bileşik Konsept: X3 ve Racer Mirası
Airbus’ın daha radikal tasarımı, şirketin geçmişte geliştirdiği X3 ve Racer demonstratörlerinden elde edilen deneyime dayanıyor.
Bileşik konfigürasyon; geleneksel ana rotoru, kısa kanatlara monte edilmiş yanal itki pervaneleriyle birleştiriyor. Bu yapı:
- Kuyruk rotoruna olan bağımlılığı azaltıyor
- Motor gücünü ileri itişe yönlendiriyor
- Geleneksel helikopterlere kıyasla daha yüksek seyir hızları sağlıyor
2010’da ilk uçuşunu yapan X3 demonstratörü 267 mph (yaklaşık 430 km/s) üzerindeki hızlara ulaşmıştı. Racer ise 400 km/s’nin üzerinde seyir hızı hedefiyle geliştirildi. Tasarımda hibrit metal-kompozit gövde, kutu kanat konfigürasyonu ve yüksek voltajlı doğru akım elektrik sistemi bulunuyor.
Airbus’a göre bu yapı yalnızca azami hızı artırmakla kalmıyor; aynı zamanda hızlı intikal, süratli tırmanış/alçalma ve genişletilmiş görev yarıçapı avantajı sağlıyor. Bu özellikler, özellikle yüksek tehdit ortamlarında görev süresi ve hayatta kalma kabiliyeti açısından kritik görülüyor.
Daha Düşük Riskli Seçenek: Geliştirilmiş Konvansiyonel Tasarım
Airbus’ın ikinci çözümü ise daha geleneksel bir konfigürasyona dayanıyor. Ancak bu tasarım da artırılmış seyir hızı, yüksek görev hazır oranı ve kolay bakım erişimi gibi hedeflerle mevcut orta kaldırma sınıfının performans sınırlarını zorlamayı amaçlıyor.
Bu ikili yaklaşım, NATO ülkelerine teknik risk ve performans beklentileri arasında tercih yapma imkânı sunuyor.
Çok Alanlı Operasyonlara Entegre Platform
Her iki konsept de yüksek bağlantı kapasitesi, dayanıklı iletişim altyapısı, NATO tam birlikte çalışabilirlik, siber güvenlik ve mürettebatlı–mürettebatsız iş birliği (MUM-T)gereksinimlerine göre şekillendiriliyor.
Airbus, gelecekteki platformun tek başına çalışan bir hava aracı değil; daha geniş bir ağın entegre düğümü olarak görev yapacağını vurguluyor.
Rekabetçi Süreç Devam Ediyor
Leonardo ve Lockheed Martin Sikorsky de NSPA sözleşmeleri kapsamında kendi NGRC çalışmalarını sürdürüyor. Nihai seçim süreci, NATO’nun 2035 sonrası orta sınıf ihtiyacını hangi teknolojik yaklaşımın karşılayacağına dair stratejik bir karar niteliği taşıyacak.
Lüksemburg merkezli NSPA, NGRC programında katılımcı ülkeler adına merkezi satın alma ve koordinasyon organı olarak görev yapıyor.



