SON GELİŞMELER

  • ABD Ordusu Tatbikatı İptal Etti: 82. Hava İndirme Tümeni Orta Doğu’ya Gönderilebilir
  • Trump: “Koşulsuz Teslimiyet Olmadan İran ile Anlaşma Yok”
  • Patriot, THAAD ve SM-3 Stokları Alarm Veriyor
  • ABD ve İsrail Operasyonlarının İlk 36 Saatinde Yoğun Mühimmat Kullanımı
  • İran’dan Irak Kürdistanı’ndaki Kürt Muhalif Gruplara Füze Saldırısı
  • CENTCOM: İran’ın Drone Taşıyan Gemisini Hedef Aldık
  • Körfez Ülkeleri İran Füze ve İHA Saldırılarını Engelliyor
  • İran Rejimi, Ağır Kayıplara Rağmen İktidarını Koruyor (WP)
  • İran: Erbil’deki ABD Üssüne İHA Saldırısı Düzenledik

ABD Ordusu Tatbikatı İptal Etti: 82. Hava İndirme Tümeni Orta Doğu’ya Gönderilebilir

ABD ordusunun seçkin birliklerinden 82. Hava İndirme Tümeni (82nd Airborne Division) için planlanan büyük çaplı bir tatbikatın son anda iptal edilmesi, birliklerin Orta Doğu’ya gönderilebileceği yönündeki spekülasyonları artırdı.

Yetkililer, elit paraşütçü birliğinin karargâh unsurları için planlanan eğitim faaliyetinin ani bir kararla iptal edildiğini ve birliklerin yeni emirler için beklemeye alındığını söyledi.

Fort Bragg’daki Seçkin Hızlı Müdahale Gücü

Kuzey Carolina’daki Fort Bragg üssünde konuşlu 82. Hava İndirme Tümeni, ABD ordusunun en hızlı konuşlandırılabilen birliklerinden biri olarak biliniyor.

Tümen bünyesinde yaklaşık 4.000 ila 5.000 askerden oluşan bir tugay muharebe ekibi, 18 saat içinde dünyanın herhangi bir yerine konuşlandırılabilecek şekilde hazır tutuluyor.

Bu birliklerin temel görevleri arasında şunlar bulunuyor:

  • stratejik havaalanlarını ele geçirmek
  • kritik altyapıları güvence altına almak
  • ABD büyükelçiliklerini güçlendirmek
  • acil tahliye operasyonları gerçekleştirmek

Karargâh birimi ise bu operasyonların planlanması ve koordinasyonundan sorumlu.

Tatbikatın Ani İptali Dikkat Çekti

Normalde birliklerin Louisiana’daki Fort Polk üssünde düzenlenen bir eğitim tatbikatına katılması planlanıyordu. Ancak planlar son anda değişti ve karargâh personeline Kuzey Carolina’da kalmaları talimatı verildi.

Bu ani değişiklik, Pentagon içinde 82. Hava İndirme Tümeni’nin Acil Müdahale Gücü olarak göreve çağrılabileceği yönündeki beklentileri artırdı.

Konuya aşina bir yetkili durumu şöyle özetledi:“Hepimiz bir şeye hazırlık yapıyoruz — her ihtimale karşı.”

Pentagon Detay Vermedi

ABD ordusu yetkilileri konuya ilişkin soruları Pentagon’a yönlendirdi. Pentagon ise kısa bir açıklama yaparak olası askeri hareketlere dair ayrıntı paylaşmayı reddetti.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:“Operasyon güvenliği nedeniyle gelecekteki veya varsayımsal hareketler hakkında konuşmuyoruz.”

Orta Doğu’daki operasyonlardan sorumlu ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileri de konu hakkında yorum yapmadı.

Kara Operasyonu İhtimali Belirsiz

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan çatışmalarda kara kuvvetlerinin kullanılmasının “muhtemelen gerekli olmayacağını” söyledi.

Ancak Trump ve üst düzey danışmanları, kara kuvvetlerinin devreye girmesi ihtimalini tamamen dışlamaktan da kaçındı.

Bu durum, Pentagon içinde ABD kara kuvvetlerinin Orta Doğu’da sınırlı bir rol üstlenebileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.


ABD’nin Dev Uçak Gemisi USS Gerald Ford Kızıldeniz’e Geçti

ABD Donanması’na ait dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford (CVN-78), son günlerde konuşlandığı Doğu Akdeniz’den ayrılarak Süveyş Kanalı’nı geçip Kızıldeniz’e ulaştı. Bu hareket, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonların deniz boyutunun genişlediğine işaret ediyor.

ABD Donanması’nın en gelişmiş uçak gemisi olan Ford, son dönemde Başkan Donald Trump yönetiminin yürüttüğü iki önemli askeri operasyonda merkezi rol oynadı

İran Operasyonunun Merkezinde Yer Alıyor

USS Gerald Ford’un son konuşlanması, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü askeri kampanya kapsamında gerçekleşti.

Uçak gemisi:

  • Doğu Akdeniz’de operasyonel görev yaptı
  • ardından Süveyş Kanalı’nı geçerek Kızıldeniz’e yöneldi

Bu hareket, ABD donanmasının İran’a karşı yürütülen operasyonların hava ve deniz boyutunu desteklemek için kuvvetlerini yeniden konumlandırdığını gösteriyor.


Trump: “Koşulsuz Teslimiyet Olmadan İran ile Anlaşma Yok”

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile herhangi bir anlaşmanın ancak “koşulsuz teslimiyet” durumunda mümkün olacağını söyledi. Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının sona ermesi için şartlarını açıkladı.

Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı:“KOŞULSUZ TESLİMİYET dışında İran ile hiçbir anlaşma yapılmayacak!”

Operasyon İçin Net Bir Zaman Sınırı Yok

Trump, İran ile yaşanan çatışmaların ne zaman sona ereceğine dair net bir takvim vermekten kaçındı. Ancak Time dergisine verdiği röportajda, ABD yönetiminin hedeflerinin dört ila beş hafta içinde gerçekleştirilebileceğine inandığını söyledi.

Trump, buna rağmen operasyonlar için kesin bir süre belirlemediklerini vurgulayarak şunları ifade etti:“Hiçbir şey için zaman sınırı yok. Bu işi halletmek istiyoruz.”

“İran’ın Büyük Bir Geleceği Olacak”

Trump, İran’da mevcut rejimin sona ermesinin ardından ülkenin yeniden inşa edilebileceğini savundu.

Cuma günü yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:“Büyük ve kabul edilebilir liderler seçildikten sonra biz ve cesur müttefiklerimiz İran’ı yıkımın eşiğinden geri çekmek için çalışacağız. İran ekonomik olarak her zamankinden daha güçlü hale gelebilir.”

Trump ayrıca şu sloganı kullandı:“İran’ı tekrar büyük yapın (MIGA!).”

İran Liderliği Tartışması

Trump, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından oluşan liderlik boşluğuna da değindi.

ABD Başkanı, Hamaney’in halefinin belirlenmesi sürecine dahil olmak istediğini ifade etti.


İran’dan Irak Kürdistanı’ndaki Kürt Muhalif Gruplara Füze Saldırısı

İran, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi’nde bulunan Kürt silahlı muhalif gruplara yönelik füze saldırıları düzenlediğini açıkladı.

İran devlet televizyonunun haberine göre saldırılar, Tahran yönetiminin İran karşıtı ayrılıkçı gruplar olarak tanımladığı örgütlerin mevzilerini hedef aldı.

Hedef: İran Karşıtı Kürt Gruplar

Haberde, İran güçlerinin Irak’ın kuzeyindeki yarı özerk Kürt bölgesinde bulunan bazı silahlı grupların üslerini ve operasyon noktalarını vurduğu belirtildi.

İran yönetimi, bu grupları uzun süredir ülkenin batı sınırında faaliyet gösteren ayrılıkçı yapılar olarak nitelendiriyor.

ABD ile Koordinasyon İddiaları

Saldırılar, ABD’nin Irak’ta bulunan bazı Kürt muhalif gruplarla İran’a karşı olası operasyonlar konusunda koordinasyon içinde olduğu yönündeki haberlerin ardından gerçekleşti.

Son dönemde bazı Kürt gruplar, İran’a karşı yürütülen askeri operasyonlarda rol alabileceklerini açıklamıştı.


CENTCOM: İran’ın Drone Taşıyan Gemisini Hedef Aldık

ABD ordusu, İran donanmasına ait ve “insansız hava aracı gemisi” olarak tanımlanan bir savaş gemisini vurduğunu açıkladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırının ardından geminin yanmakta olduğunu duyurdu.

Açıklama, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü ortak askeri operasyonun yedinci gününde geldi.

CENTCOM: “İran Donanmasını Hedef Almaya Devam Ediyoruz”

CENTCOM, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda ABD güçlerinin İran donanmasını etkisiz hale getirmeye yönelik operasyonlarını sürdürdüğünü belirtti.

Açıklamada, “ABD güçleri, İran Donanması’nın tamamını batırma görevinden vazgeçmiyor.” ifadelerini kullandı.

“Uçak Gemisi Büyüklüğünde”

CENTCOM, hedef alınan geminin “İkinci Dünya Savaşı dönemindeki uçak gemileriyle yaklaşık aynı büyüklükte” olduğunu belirtti.

Yetkililer saldırının nerede gerçekleştirildiğine dair ayrıntı vermedi.

Saldırı Görüntüleri Paylaşıldı

CENTCOM tarafından yayımlanan videoda, ABD saldırısının ardından yoğun duman yükselen ve alevler içinde kalan İran gemisi görülüyor.

Görüntülerde geminin saldırı sonrası ciddi hasar aldığı dikkat çekiyor.


Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma (THAAD) sistemi, 2019 yılında Guam’daki Andersen Hava Üssü’nde konuşlandırılmış halde görülüyor. (Kaynak: Yüzbaşı Adan Cazarez / ABD Ordusu)

Patriot, THAAD ve SM-3 Stokları Alarm Veriyor

Savunma uzmanları, ABD ordusunun İran ile süren savaş sırasında füze önleyici sistemleri yoğun şekilde kullanmasının, çatışmanın uzun sürmesi halinde ABD’nin küresel savunma kapasitesi açısından ciddi stratejik riskler oluşturabileceği konusunda uyarıyor.

Military Times tarafından görüşülen ulusal güvenlik ve savunma uzmanlarına göre, ABD’nin yürüttüğü “Epic Fury Operasyonu” yüksek tempolu saldırı ve savunma faaliyetleri nedeniyle sınırlı sayıdaki önleyici füze stoklarının hızla tükenmesine yol açabilir.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stimson Center kıdemli araştırmacısı Kelly Grieco, bu tür sistemlerin hızlı şekilde yenilenmesinin mümkün olmadığını belirterek şunları söyledi:“Bu tür füzeleri bir gecede yenisiyle değiştiremezsiniz. Üretimleri yıllar alır.”

ABD’nin Kullandığı Başlıca Füze Savunma Sistemleri

ABD ordusu şu anda İran’dan gelen füze ve insansız hava aracı tehditlerini engellemek için farklı füze savunma sistemlerini kullanıyor:

  • Patriot PAC-3
  • THAAD (Terminal High Altitude Area Defense)
  • Aegis Savaş Sistemi (SM-3 / SM-6)

Bu sistemler özellikle balistik füze tehdidine karşı en gelişmiş savunma araçları olarak kabul ediliyor.

ABD Füze Önleyici Stoklarının Durumu

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) verilerine göre Aralık 2025 itibarıyla ABD’nin envanteri yaklaşık olarak şu seviyedeydi.

SistemStok
SM-3 önleyici füzeleri414
THAAD önleyici füzeleri534
Patriot PAC-3 üretimiyılda yaklaşık 270

ABD ayrıca Patriot PAC-3 MSE üretimini artırmak için Lockheed Martin ile yeni bir üretim anlaşması imzaladı.

Bu anlaşma kapsamında yılda yaklaşık 2.000 PAC-3 üretimi ve 2025 yılında 600’den fazla PAC-3 teslimatı gerçekleştirildi.

Ancak SM-3 ve THAAD gibi sistemler çok daha pahalı ve üretimi daha uzun süren sistemler olarak öne çıkıyor.

İran Savaşı Stokları Hızla Tüketebilir

Pentagon, Epic Fury Operasyonu’nun ilk günlerinde kullanılan önleyici füze sayısını açıklamadı. Ancak uzmanlara göre bu miktar azımsanmayacak seviyede.

CSIS verilerine göre ABD, daha önceki İran-İsrail 12 Gün Savaşı sırasında 100-150 THAAD önleyici ve 80 SM-3 füzesi kullandı.

Bu sayı THAAD stokunun yaklaşık %30’una karşılık geliyor. Uzmanlar bu durumu “endişe verici” olarak nitelendiriyor.

ABD merkezli bir savunma ve güvenlik politikası uzmanı Kelly Grieco’ya göre ABD, İran ile süren mevcut savaşta önceki savaşta kullandığı hızda önleyici füze kullanmaya devam ederse 4-5 hafta içinde önleyici füze stokunun yarısı tükenebilir. Daha uzun süren bir savaş ise tüm stokların tüketilmesi riskini doğurabilir.

İsrailli yetkililer, İran’ın daha önceki savaşın sonunda yaklaşık 1.500 balistik füze ve 200 fırlatıcı sahip olduğunu tahmin ediyor. Iran Watch verilerine göre bu sayı daha sonra arttı ve Mart ayı itibarıyla yaklaşık 2.500 balistik füze seviyesine ulaştı.

Uzmanlara göre ABD’nin füze savunma stoklarının hızla tüketilmesi durumunda Pentagon diğer bölgelerde konuşlu önleyici füzeleri CENTCOM operasyon bölgesine kaydırmak zorunda kalabilir. Bu durum Pasifik, Avrupa ve Kuzey Amerika savunma sistemleri gibi bölgelerdeki ABD askeri varlığını zayıflatabilir.

Kaynak: Military Times


ABD ve İsrail Operasyonlarının İlk 36 Saatinde Yoğun Mühimmat Kullanımı

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü Epic Fury ve Roaring Lion operasyonlarının ilk 36 saatinde hem saldırı hem de savunma tarafında büyük ölçekli mühimmat tüketimi yaşandı. Payne Institute tarafından yayımlanan tahminlere göre, operasyonun ilk aşamasında binlerce mühimmat ve yüzlerce önleyici füze kullanıldı.

Veriler, saldırı operasyonlarının yanı sıra İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı bölgedeki hava savunma sistemlerinin de yoğun şekilde devreye girdiğini gösteriyor.

ABD’nin Kullandığı Saldırı Mühimmatları

ABD güçleri operasyonun ilk aşamasında özellikle uzun menzilli seyir füzeleri, hassas güdümlü bombalar ve radar bastırma mühimmatları kullandı.

Tahmini kullanımlar şöyle:

  • 210 adet JDAM güdümlü bomba
  • 120 adet Tomahawk seyir füzesi
  • 120 adet düşük maliyetli saldırı dronu (Scorpion / LUCAS)
  • 90 adet AGM-88 HARM anti-radyasyon füzesi
  • 90 adet Small Diameter Bomb
  • 70 adet JASSM / JASSM-ER seyir füzesi
  • 60 adet Hellfire füzesi
  • 50 adet ATACMS veya PrSM balistik füze
  • 50 adet HIMARS / GMLRS roketi
  • 50 adet AGM-154 JSOW
  • 10 adet GBU-57 bunker delici bomba

Bu mühimmatların büyük bölümü İran’ın hava savunma sistemleri, radar ağları, füze üsleri ve askeri altyapısını hedef almak için kullanıldı.

İsrail’in Kullandığı Saldırı Silahları

İsrail Hava Kuvvetleri de operasyonun ilk aşamasında geniş çaplı bir hassas mühimmat kullanımı gerçekleştirdi.

İsrail tarafından kullanılan mühimmatların tahmini dağılımı:

  • 280 adet Spice 1000 / 2000 güdümlü bomba
  • 140 adet akıllı mühimmat kiti
  • 70 adet Rampage süpersonik füze
  • 60 adet Python-5 / Derby hava-hava füzesi
  • 50 adet Delilah seyir füzesi
  • 35 adet Popeye Turbo / Crystal Maze II füze

Bu mühimmatlar özellikle İran’ın hava savunma altyapısı ve stratejik askeri hedeflerine yönelik hassas saldırılarda kullanıldı.

İran Saldırılarına Karşı Yoğun Hava Savunması

Operasyon sırasında İran’ın bölgedeki hedeflere yönelik yoğun füze ve insansız hava aracı saldırıları gerçekleştirdiği bildirildi. Bu saldırılara karşı ABD, İsrail ve Körfez ülkeleri hava savunma sistemlerini aktif şekilde kullandı.

Savunma amaçlı kullanılan başlıca önleyici sistemler:

ABD Savunma Sistemleri

  • 180 adet SM-2 / SM-3 / SM-6 füze (Aegis sistemi)
  • 90 adet Patriot PAC-2 / PAC-3
  • 40 adet THAAD önleyici füze
  • 20 adet AIM-120 / AIM-9X hava-hava füze önleme

İsrail Savunma Sistemleri

  • 70 adet Iron Dome Tamir önleyici
  • 40 adet Arrow-2 / Arrow-3
  • 35 adet David’s Sling Stunner
  • 30 adet Python-5 / Derby

Körfez Ülkeleri Tarafından Kullanılan Sistemler

  • 250 adet Patriot PAC-3
  • 30 adet THAAD önleyici

Bu veriler, İran’ın saldırılarının büyüklüğü nedeniyle bölgedeki hava savunma sistemlerinin yoğun şekilde çalıştırıldığını gösteriyor.

Uzmanlar: Mühimmat Tüketimi Stratejik Risk Oluşturabilir

Savunma analistlerine göre operasyonun ilk aşamasındaki mühimmat tüketimi, modern yüksek yoğunluklu savaşlarda lojistik ve üretim kapasitesinin kritik önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Özellikle balistik füze önleyicileri ve uzun menzilli seyir füzeleri gibi gelişmiş mühimmatların üretimi yıllar alabiliyor. Bu nedenle uzun süren bir çatışma durumunda ABD ve müttefiklerinin mühimmat stoklarının hızla azalabileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: FP


Körfez Ülkeleri İran Füze ve İHA Saldırılarını Engelliyor

Orta Doğu’daki çatışmaların yedinci gününe girilirken, Körfez ülkeleri İran’ın misilleme saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini devreye soktu. Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, füze ve insansız hava aracı saldırılarını engellediklerini açıkladı.

Katar: Al-Udeid Hava Üssü Hedef Alındı

Katar Savunma Bakanlığı, Cuma günü erken saatlerde yaptığı açıklamada hava savunma sistemlerinin Al-Udeid Hava Üssü’nü hedef alan bir insansız hava aracı saldırısını başarıyla önlediğini duyurdu.

Al-Udeid, Orta Doğu’daki en büyük ABD askeri üslerinden biri olarak biliniyor ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) bölgedeki önemli operasyon merkezlerinden biri.

Kuveyt: Füze ve İHA Saldırıları Engellendi

Kuveyt ordusu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, hava savunma sistemlerinin ülkenin hava sahasını ihlal eden düşman füze ve insansız hava araçlarını engellemek için devreye girdiğini bildirdi.

Kuveyt Savunma Bakanlığı sözcüsü Tuğgeneral Saud Abdulaziz Al-Atwan, daha önce gerçekleştirilen bir önleme sırasında düşen enkazın bir araca zarar verdiğini, ancak herhangi bir yaralanma yaşanmadığını söyledi.

Suudi Arabistan: Üç Balistik Füze İmha Edildi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Prens Sultan Hava Üssü’nü hedef alan üç balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından önlenerek imha edildiğini açıkladı.

Bahreyn: Başkent Manama’da Binalar Vuruldu

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, başkent Manama’da bir otel ve iki konut binasının vurulduğunu ve saldırı sonrası çıkan yangının daha sonra söndürüldüğünü duyurdu.

BAE: Füze ve Drone Tehditlerine Müdahale

Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı da hava savunma sistemlerinin İran’dan gelen füze ve insansız hava aracı tehditlerine müdahale ettiğini açıkladı.


İran Rejimi, Ağır Kayıplara Rağmen İktidarını Koruyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yoğun hava saldırıları, ülkenin siyasi ve askeri liderliğini hedef alarak kritik komuta-kontrol altyapısına ağır zarar verdi. Ancak uluslararası uzmanlar ve bölgesel yetkililer, Tahran’daki iktidar yapısının beklenenden daha dirençli olduğunu değerlendiriyor.

ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılar, İran’ın siyasi ve askeri liderliğinin en üst kademelerini hedef aldı. Operasyonlarda kritik askeri tesislerin yanı sıra komuta merkezleri ve çeşitli devlet kurumlarının da ciddi hasar aldığı bildirildi. Ülke genelinde bazı sivil binaların da saldırılardan etkilendiği ifade ediliyor.

Tahran’da çatışmanın genişlemesi, özellikle İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından halefiyet sürecini daha da karmaşık hale getirdi. Hamaney’in cenaze töreni, yeni lideri seçmekle görevli konsey üyelerinin İsrail saldırılarında hedef alınmasının ardından ertelendi.

İran devlet medyası, bir sonraki yüksek liderin belirlenmesine yönelik oylamanın güvenlik gerekçesiyle uzaktan yapılacağını duyurdu.

Rejim Yapısı Beklenenden Daha Dayanıklı

Avrupalı ve Arap yetkililere göre, Orta Doğu’da 12 ülkeyi etkileyen savaşın altıncı gününe girilirken yürütülen geniş çaplı askeri operasyonlara rağmen İran rejiminin iktidarı doğrudan tehdit altında görünmüyor.

Yetkililer, İran’ın böyle bir senaryoya karşı uzun süredir hazırlık yaptığını belirtiyor. Lider kadronun hedef alınması ihtimaline karşı oluşturulan alternatif komuta yapıları büyük ölçüde işlevini koruyor. Bu yapı sayesinde İran, İsrail, Katar ve Bahreyn’e yönelik misilleme saldırılarını ilk saldırılardan sadece birkaç saat sonra başlatabildi.

Ülke içinden gelen bilgilere göre şehirlerde güvenlik önlemleri artırıldı. Basij paramiliter güçleri motosikletli devriyelerle sokaklarda yoğun şekilde görev yapıyor.

Washington’dan Sert Açıklamalar

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Çarşamba günü yaptığı basın brifinginde operasyonların başarılarını vurgulayarak şunları söyledi.

Hegseth, “İran’ın üst düzey liderleri öldürüldü. Halefi seçebilecek yönetim konseyi üyeleri ya öldü, ya kayboldu ya da sığınaklarda saklanıyor” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump da Salı günü yaptığı açıklamada, saldırılarda rejimin yerine geçmesi beklenen birçok kişinin öldürüldüğünü öne sürdü.

Rejim İçinde Çatlak Görülmedi

Yoğun saldırılara ve geniş çaplı yıkıma rağmen, şu ana kadar İran yönetiminde ciddi bir bölünme veya halk ayaklanması belirtisi görülmedi.

ABD istihbarat değerlendirmelerine göre de operasyonun ilk günlerinde rejim içinde bir çözülme ya da ayrışma işareti tespit edilmedi.

Üst düzey bir Avrupalı yetkili, son değerlendirmeleri şu sözlerle özetledi: “Rejimde herhangi bir kırılma ya da kaçış belirtisi yok. Kontrol tamamen ellerinde.”

Yetkili, bazı güvenlik güçlerinin kışlalarda toplanmadığına dair haberlerin ise hedef alınma riskini azaltmak amacıyla uygulanan yeni güvenlik protokollerinden kaynaklanabileceğini söyledi.

“Katmanlı Liderlik Sistemi” Devrede

Uzmanlara göre İran’ın yönetim sistemi, lider kadroya yönelik suikast riskine karşı uzun süredir “katmanlı liderlik modeli” ile organize ediliyor.

Bu model kapsamında, kilit görevlerde bulunan her üst düzey yetkilinin yerine geçebilecek birden fazla isim önceden belirleniyor.

Nitekim İran Savunma Bakanı Aziz Nasirzadeh’in saldırılarda öldürülmesinin ardından Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Majid Ebnelreza’yı geçici savunma bakanı olarak atadı. Ancak bazı haberlerde Ebnelreza’nın da sonraki saldırılarda hayatını kaybettiğini öne sürüyor. İran devlet medyası bu iddialara henüz resmi bir yanıt vermedi.

İran’ın Askeri Kapasitesi Büyük Darbe Aldı

Uzmanlar, saldırıların İran’ın askeri kapasitesini ciddi ölçüde zayıflattığını belirtiyor.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), dört gün içinde İran’da 2.000’den fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. İsrail Savunma Kuvvetleri ise cumartesi gününden bu yana İran’a 4.000’den fazla mühimmat atıldığını duyurdu.

Eurasia Group analisti Gregory Brew’e göre: “İran askeri açıdan ciddi şekilde zayıflatıldı. Donanmanın büyük bölümü, füze stoklarının önemli bir kısmı ve üretim altyapısının bir bölümü yok edildi.”

Brew ayrıca saldırıların çoğunlukla askeri ve devlet yapısının fiziksel altyapısını hedef aldığını belirtti.

İç Güvenlik Yapısı Çalışmaya Devam Ediyor

Avrupalı yetkililere göre İran polisi ve Basij güçleri ülke içinde faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.

Uzmanlar, bu güçlerin ağır silah kullanmaması ve küçük, mobil birlikler halinde hareket etmeleri nedeniyle hava saldırılarına karşı daha az savunmasız olduklarını belirtiyor.

İran Uzun Savaşa Hazırlanıyor

İran yönetimi, ABD ve İsrail’e karşı uzun süreli bir mücadeleye hazır olduğunu işaret ediyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Al Jazeera’ya verdiği röportajda İran askeri birimlerinin “izole şekilde ve önceden verilen genel talimatlara göre hareket ettiğini” söyledi.

Bu açıklama, İran’ın merkezi komuta zinciri zayıflasa bile askeri operasyonların devam etmesini sağlayacak bir yapı kurduğunu gösteriyor.

Asimetrik Savaş Stratejisi

Uzmanlara göre İran’ın stratejisi, ABD ve İsrail’i doğrudan askeri olarak yenmek değil, uzun süreli asimetrik savaş yoluyla maliyetleri artırmak.

Bir Avrupalı yetkili bu stratejiyi şu sözlerle özetledi: “İran dünyanın en güçlü ordularını yenemeyeceğini biliyor. Ancak asimetrik yöntemlerle maksimum zarar vererek ABD’yi gerilimi azaltmaya zorlamayı hedefliyor.”

Bu nedenle İran’ın özellikle Basra Körfezi’ndeki ABD müttefiklerine yönelik misillemeleri artırabileceği değerlendiriliyor.

Uzun Savaş Tüm Taraflar İçin Riskli

Yetkililere göre İran yönetimi, halkının ve siyasi sisteminin uzun süreli zorluklara dayanma kapasitesine sahip olduğuna inanıyor.

Ancak çatışmanın uzaması durumunda hem bölge hem de küresel güvenlik açısından çok daha yıkıcı sonuçların ortaya çıkabileceği uyarısı yapılıyor.

Bir Avrupalı yetkili değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Bu rejim uzun süre ayakta kalmak için tasarlandı ve sessizce sahneden çekilmeyecek.”

Kaynak: Washington Post


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here