Başkan Donald Trump, İran’la dört aylık savaşı sona erdiren ön anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı’nın Cuma gününe kadar deniz trafiğine tamamen açılacağını açıkladı. Ancak ABD’li ve İranlı yetkililer mutabakatın içeriği konusunda çelişkili açıklamalar yaparak kalıcı bir uzlaşının hâlâ uzak olduğunu gösterdi.

Üst düzey ABD’li ve İranlı yetkililer, savaşın bitişini kutlamak ve İran’ın nükleer programına ilişkin haftalarca sürecek müzakereleri başlatmak için Cuma günü Cenevre’de bir tören düzenlemeyi planlıyor. Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, ön anlaşmayı Pazar günü sanal ortamda imzaladı.

Trump Pazartesi günü Fransa’nın Évian-les-Bains kentinde, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la birlikte yaptığı konuşmada anlaşmayı kutladı ve petrol fiyatlarını savaş öncesi seviyelere döndüreceğini söyledi. “Yaptığımız İran anlaşması dünyaya çok, çok büyük bir başarı getirecek, çünkü petrol bir süredir orada gerçekten tıkanmıştı” dedi.

Hürmüz’de normalleşme haftalar alabilir

Savaştan önce küresel enerji arzının yüzde 20’sinin geçtiği boğaz, İran’ın Şubat ayında ABD ve İsrail saldırılarına karşılık su yolunu kapatmasıyla küresel bir enerji krizini tetiklemişti.

Trump’ın iyimser değerlendirmesi, müzakerelere aşina üst düzey ABD’li yetkililerin uyarılarıyla çelişti. Yetkililer, mayın tarama gemilerinin İran güçlerinin Mart ayından bu yana döşediği patlayıcıları temizlemeye başlamasının beklendiğini, gemilerin geçiş konusunda “farklı risk toleranslarına” sahip olabileceğini belirtti.

Kimliğini açıklamamak koşuluyla konuşan üst düzey bir ABD’li yetkili, “Muhtemelen iki hafta içinde normale dönmeyeceğiz, ancak boğaz trafiğinde önemli bir artış göreceğiz” dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baqaei ise İran’ın boğazdan geçiş için seyrüsefer hizmetleri, çevre koruma ve gemi sigortası kapsamında ücret almaya devam etmeyi planladığını söyledi.

Taraflar mutabakatın içeriğinde ayrıştı

Anlaşmanın ayrıntıları henüz yayımlanmadı; bu durum Washington ve Tahran’ın farklı versiyonlar öne sürmesine yol açtı. Her iki taraf da bir mutabakat zaptının imzalandığını teyit etse de belgenin kapsamı konusunda çelişkili açıklamalar yaptı.

Üst düzey bir ABD’li yetkili, 60 günlük müzakere süresince bölgedeki mevcut ABD güçlerinin konuşlandırılmaya devam edeceğini belirterek, “Anlaşma, nihai anlaşmanın tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki güçlerin azaltılmasını öngörüyor” dedi.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi ise açıklamasında yalnızca, Pazartesi itibarıyla ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasının “derhal ve tamamen” sona erdiğini duyurdu.

ABD’li yetkililer metnin 24 ila 48 saat içinde yayımlanacağını söylerken, hem İran hem de Trump belgenin ancak Cuma günü Cenevre’deki resmi imza töreninin ardından açıklanacağını belirtti.

Senatör Lindsey Graham (Cumhuriyetçi-Güney Carolina), Pazar günü X’te yaptığı paylaşımda, “İran’ın anlaşmaya bakış açısının, Amerikan müzakere ekibinin iddia ettiğinden farklı görünmesinden biraz endişeliyim” ifadesini kullandı.

Nükleer ve füze konuları gelecek görüşmelere bırakıldı

Mutabakatta İran’ın balistik füze programını kısıtlamaya yönelik bir taahhütte bulunup bulunmadığı belirsizliğini koruyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, füze programının imha edilmesini ABD’nin temel hedeflerinden biri olarak göstermişti. Her iki taraf da, ABD istihbaratının savaştan büyük ölçüde sağlam çıktığını belirttiği İran’ın füze kapasitesine değinmedi.

Vance, Fox’a verdiği demeçte İran’ın nükleer silah üretmemeyi taahhüt ettiğini söyledi: “Asla nükleer silaha sahip olmayacaklar; sadece nükleer silah peşinde koşmayacaklar, aynı zamanda nükleer silah temin etmeye veya satın almaya da çalışmayacaklar. Bu, anlaşmanın bir parçası.”

Ancak İranlı liderler nükleer emellerinin müzakereye açık olduğunu ima etti. Baqaei, nükleer yakıt zenginleştirme hakkı ile mevcut yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun daha sonra yapılacak “teknik görüşmelerde” ele alınacağını söyledi.

İslamabad’ın arabuluculuğundaki görüşmeler hakkında bilgilendirilen ve kimliğini açıklamamak koşuluyla konuşan bir Pakistanlı yetkili, İran’ın kendi topraklarındaki yüksek oranda zenginleştirilmiş malzemeyi seyreltmeye hazır olduğunu, ancak stokların ülke dışına çıkarılmasının tartışmaya açık kaldığını belirtti. Yetkili, “İran’ın uranyum transferine hazır olduğundan değil, bu konuyla ilgili görüşme olasılığından bahsediyoruz” dedi.

Dondurulmuş varlıklar ve yeniden inşa fonu tartışması

İranlı yetkililer Pazar günü, anlaşma kapsamında daha önce dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığa kavuşacaklarını ima etti; ancak ABD’li yetkililer bunu yalanladı.

Vance, İran’ın davranışını değiştirmeyi kabul etmesi hâlinde Körfez ülkelerince sağlanacak 300 milyar dolarlık yeniden inşa fonuna erişebileceğini ifade etti. CBS News’e konuşan Vance, “Körfez kıyısı koalisyonu tarafından finanse edilen bu tür kaynaklara, İran kendi yükümlülüklerini yerine getirdiği sürece erişebilir” dedi.

İran on yıl önce, Başkan Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşma kapsamında ABD’den 2 milyar dolar almıştı. Trump yönetimi mevcut süreçte, dondurulmuş varlıkların çözülmesi yoluyla 20 milyar dolara varan bir miktarı gündeme getirmişti.

İran, Lübnan’da ateşkesi anlaşmanın parçası saydı

Çok sayıda İranlı yetkili, mutabakatın İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sona ermesini de içerdiğini vurguladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi, “Ulaşılan anlaşmalar uyarınca, Lübnan dahil tüm cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlar derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmiştir” dedi.

Gharibabadi, Beyrut’un güney banliyölerine Pazar günü yapılan saldırıların ardından İran’ın İsrail’e karşılık verme tehditlerinin, ABD güvence verene kadar imzayı geciktirdiğini söyledi. Baqaei de Lübnan’daki savaşın sona ermesinin “anlaşmanın ayrılmaz bir parçası” olduğunu belirtti.

Buna karşın İsrail, Lübnan’daki Hizbullah’a karşı “meşru müdafaa” saldırılarını sürdüreceğini açıkladı; ABD’li yetkililer de anlaşmanın İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki işgalinden çekilmesini içermediğini vurguladı.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, anlaşmaya ölçülü tepki vererek İran’ın nükleer silaha sahip olmasını önlemek için İsrail’in “ne gerekiyorsa yapacağını” söyledi. Netanyahu, “Bu anlaşma Trump tarafından yapıldı. O bu süreci yönetiyor. Ben görüşümü ifade ettim” dedi.

‘Ayrıntılar önemli olacak’

Uzmanlar, metin yayımlanmadığı için ABD’nin savaş öncesine kıyasla İran’dan somut olarak ne elde ettiğinin belirsiz olduğunu söylüyor. Brookings Enstitüsü’nden Suzanne Maloney, “En iyi senaryoda bile, nükleer program dahil ancak bununla sınırlı olmayan zorlu konuların gelecekteki görüşmelere ertelendiği görülüyor” değerlendirmesini yaptı.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden askeri uzman Mark Cancian, İran’ın dünyanın en yoğun deniz ticaret yollarından biri üzerinde bir tür kontrolü elinde tutması hâlinde bunun ABD için “büyük bir yenilgi” olacağını söyledi. Cancian, “Ayrıntılar önemli olacak” dedi.

Kaynak: Ajanslar, WP,

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here