Pasifik’te olası bir yüksek yoğunluklu çatışmaya hazırlanan ABD Deniz Piyadeleri, kısa süre önce ilk test uçuşunu gerçekleştiren yer etkisi aerodinamiği kullana (WIG) insansız hava aracı konseptlerini yakından izliyor.
Şirket tarafından “tarihteki ilk insansız yüzey ve hava aracı (USA-V)” olarak tanıtılan Regent Squire’ın; istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR), lojistik ve muharebe arama kurtarma (CSAR) görevleri için geliştirildiği belirtiliyor. Sistem ayrıca uyuşturucuyla mücadele ve denizaltı savunma harbi (ASW) operasyonları için de değerlendiriliyor.
Pist gerektirmeyen uçuş: Yer etkisi teknolojisi nasıl çalışıyor?
WIG drone, kalkış aşamasında hidrofoil sisteminden faydalanıyor ve ardından su yüzeyine yakın irtifada, yaklaşık bir kanat açıklığı yüksekliğinde uçuş gerçekleştiriyor. Bu uçuş profili, yer etkisi sayesinde oluşan hava yastıklama etkisinden yararlanarak kaldırma kuvvetini artırırken sürüklemeyi azaltıyor. Bu sayede platformun, geleneksel pist ihtiyacı olmadan yüksek verimlilik ve hız sunması hedefleniyor.
Bu tür platformların özellikle Pasifik’teki dağınık harekât konseptinde kritik rol oynayabileceği değerlendiriliyor. ABD kuvvetlerinin, Çin ile olası bir çatışmada geniş bir coğrafyaya dağılmış şekilde konuşlanması bekleniyor. Altyapısı sınırlı bölgelerde faaliyet gösterecek birlikler için hızlı, esnek ve düşük riskli lojistik çözümler ön plana çıkıyor. Mevcut hava ve deniz nakliye unsurlarının ise bu tür görevlerde hem yoğun kullanılacağı hem de düşman tehdidine karşı savunmasız kalabileceği belirtiliyor.
Şirkete göre sekiz motorlu Squire prototipi, Rhode Island’daki Narragansett Körfezi’nde gerçekleştirilen testte üç aşamalı uçuş profilini başarıyla tamamladı. Paylaşılan görüntülerde sistemin; yüzme, hidrofoil ile su üzerinde süzülme ve ardından havalanma aşamalarını gerçekleştirdiği görülüyor. Test sırasında platformun 40 knot’a varan hızlara ulaştığı ve irtifa kazandıkça hidrofoillerini geri çektiği ifade edildi.
Squire’ın planlanan operasyonel kapasitesi yaklaşık 50 pound (22,7 kg) yük taşıma ve 100 deniz mili menzil olarak açıklandı. Platformun azami hızının ise yaklaşık 80 knot seviyesine ulaşması hedefleniyor.
Şirket, aracın dahili yük bölmesinin 14x12x14 inç boyutlarında olduğunu ve toplamda 2.400 inç küplük hacim sunduğunu belirtiyor. Bu alanın lojistik yükler, ISR ekipmanları veya göreve özel kargolar için kullanılabileceği ifade ediliyor. Ayrıca sistemin, sınırlı eğitim almış iki personel tarafından hızlı şekilde yeniden yapılandırılabilecek modüler bir tasarıma sahip olduğu vurgulanıyor.
“Hava aracı hızı, deniz platformu dayanıklılığı”
Şirket, Squire konseptinin “bir hava aracının hız ve manevra kabiliyetini, insansız yüzey araçlarının dayanıklılığıyla birleştirdiğini” savunuyor. ABD Sahil Güvenliği’nin testlere onay vermesinin ardından sistemin operasyonel sınırlarının kademeli olarak doğrulandığı ifade ediliyor.
Regent, önümüzdeki süreçte Squire’ın otonomi seviyesini ve deniz operasyonlarına uygunluğunu artırmayı hedefliyor.
ABD Deniz Piyadeleri yakından izliyor
ABD Deniz Piyadeleri, Squire’ın geniş su alanlarında hızlı personel ve yük taşımacılığı sağlayarak birliklerin düşman tehditlerine maruz kalma riskini azaltabilecek alternatif platformlardan biri olduğunu belirtiyor.
ABD Deniz Piyadeleri Savaş Laboratuvarı (MCWL) proje yöneticisi Matthew Koch, kurumun hidrofoil destekli WIG teknolojileri üzerine araştırmalarını sürdürmek için ek fon aldığını açıkladı. MCWL’nin daha önce, 12 yolcu veya 3.500 pound yük taşıyabilen “Viceroy” adlı insanlı WIG platformuna da ilgi gösterdiği biliniyor.



