Kongre Bütçe Ofisi’nin (CBO) analizine göre, ilk Trump sınıfı (BBG[X]) savaş gemisinin maliyeti, siparişin bugün verilmesi halinde yaklaşık 21 milyar dolara, 2030 yılına ertelenmesi durumunda ise 22 milyar dolara yaklaşabilir.
CBO Ulusal Güvenlik Bölümü analisti Eric Labs, Perşembe günü yaptığı sunumda, ağırlık bazlı hesaplamalara göre öncü geminin maliyetinin 14,3 milyar dolar ile 20,6 milyar dolar arasında değişebileceğini belirtti. Bu fark, geminin nihai deplasmanı ve kıyaslama yapılan tarihsel ABD savaş gemilerine göre değişiklik gösteriyor.
CBO’ya göre Donanma, ilk geminin siparişini 2030 yılına ertelerse maliyet 15,1 milyar dolar ile 21,6 milyar dolar aralığına çıkabilir. Takip eden gemiler için öngörülen birim maliyet ise siparişlerin hemen başlaması durumunda 9–13 milyar dolar, siparişin ertelenmesi halinde ise 10–15 milyar dolar arasında hesaplanıyor.
“Altın Filo” konsepti ve belirsizlikler
Aralık ayında Başkan Donald Trump, ABD deniz gücünü güçlendirmeyi amaçlayan Beyaz Saray’ın “Altın Filo” konsepti kapsamında yeni savaş gemilerinin tedarik edileceğini açıklamıştı.
Surface Navy Association sempozyumunda Donanma yetkililerinin paylaştığı bir grafikte; 35.000 tonun üzerinde deplasmana, nükleer seyir füzeleri, hipersonik füzeler, dikey fırlatma sistemleri (VLS), top sistemleri, lazer silahları ve railgun içeren geniş bir silah paketine sahip bir gemi tasarımı yer aldı.
Ancak CBO, programın birçok unsurunun henüz netleşmediğini ve bu belirsizliklerin nihai maliyeti ciddi biçimde etkileyebileceğini vurguladı. Analize göre, modern gemi inşa teknikleri ve daha sade bir tasarım maliyetleri aşağı çekebilirken; zırh seviyesi, silah yoğunluğu, iş gücü sorunları, tedarik zinciri aksamaları ve yeni sensörlerin entegrasyonu maliyetleri artırabilecek başlıca riskler arasında yer alıyor.
CBO raporunda şu ifadeye yer verildi:“Zırhlı bir geminin ağırlık birimi başına inşa maliyeti daha düşük olabilir. Daha fazla silah taşıma kapasitesi sayesinde, geçmişte inşa edilen benzer gemilere kıyasla ton başına maliyet azalabilir.”
Buna karşın, BBG-1’in mevcut ABD yüzey savaş gemilerine kıyasla daha yüksek hayatta kalma kabiliyeti (daha fazla bölmelendirme ve iç yapı gibi) sunması durumunda, maliyetlerin yukarı yönlü baskı altında kalacağı belirtiliyor.
BBG(X): Yeni Nesil Komuta ve Saldırı Platformu
Surface Navy National Symposium 2026 kapsamında düzenlenen panelde, Naval Sea Systems Command İcra Direktörü Chris Miller ile ABD Donanması Deniz Savaşları Direktörü (N96) Tuğamiral Derek Trinque, Tuğamiral Brian Metcalf ve Tuğamiral Peter Small, Trump sınıfı BBG(X) savaş gemilerine ilişkin ayrıntıları paylaştı.
BBG(X) gemilerinin, komuta-kontrol yetenekleriyle ABD Donanması’nın su üstü kuvvetlerinde kritik bir boşluğu doldurması hedefleniyor. Bu ihtiyaç, Ticonderoga sınıfı kruvazörlerin hizmetten çıkarılmasıyla daha da belirgin hale geldi. Panelde, bu yaklaşımın Iowa sınıfı gibi saf “ateş gücü odaklı” savaş gemilerinden farklı olduğu özellikle vurgulandı.
Silahlandırma ve boyutlar
Sunumda paylaşılan bilgilere göre BBG(X) gemileri şu kabiliyetlere sahip olacak:
- 128 adet Mk-41 VLS hücresi (üç ayrı blok halinde)
- 12 adet Conventional Prompt Strike (CPS) hipersonik füze
- 300 kW ve 600 kW gücünde iki lazer silahı
- 32 megajoule kapasiteli railgun ve yüksek hızlı mühimmat
Teknik verilere göre gemi yaklaşık 260 metre uzunluğa ve 33 metre genişliğe sahip olacak. Bu boyutlarıyla, yalnızca Nimitz ve Ford sınıfı uçak gemilerinden daha küçük konumda bulunuyor. 30 knot azami hız hedefi ise, özellikle yüksek enerji ihtiyacı olan silah ve sensör sistemleri nedeniyle tahrik sistemi konusunda soru işaretleri doğuruyor.
DDG(X)’ten BBG(X)’e geçiş
Tuğamiral Trinque, BBG(X) programının büyük ölçüde DDG(X) Next Generation destroyer projesinden evrildiğini belirtti. Yaklaşık 13.500 tonluk bir platformda yeterli sayıda Mk-41 VLS, CPS ve bir railgun sisteminin aynı anda konuşlandırılmasının mümkün olmadığı vurgulandı.
Trinque, “CPS’yi DDG(X)’e entegre etmek için ya topu kaldırmamız ya da VLS kapasitesini yarıya indirmemiz gerekiyordu. Bu seçeneklerin hiçbiri Donanma için kabul edilebilir değildi” ifadelerini kullandı.
Çelik Kesime Giden Yol
Panelde, 15 ila 25 gemiden oluşabilecek BBG(X) sınıfının inşasının büyük bir endüstriyel seferberlik gerektireceği kabul edildi. Ancak Ford sınıfı uçak gemisi programı örnek gösterilerek, bunun mümkün olduğu vurgulandı.
Tuğamiral Metcalf, projenin çok sayıda tersane, ana yüklenici ve alt yüklenicinin eş güdümünü gerektireceğini, yabancı ortaklık seçeneklerinin de değerlendirildiğini ancak henüz netleşmiş bir karar bulunmadığını belirtti. Tasarım ve inşa süreçlerinin daha ademi merkeziyetçi bir yapıyla yürütülmesi planlanıyor.



