Trump’ın En Üst Düzey Generali İran’a Saldırı Konusunda Uyardı: Mühimmat ve Müttefik Desteği Kritik

0
7

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi İran’a yönelik olası bir askeri operasyonu değerlendirirken, Pentagon’un en üst düzey askeri yetkilisi operasyonun ciddi riskler barındırdığı konusunda Beyaz Saray’ı uyardı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, geçen hafta Beyaz Saray’da yapılan üst düzey toplantıda Başkan Trump ve ulusal güvenlik ekibine, kritik mühimmat eksikliği ve müttefik desteğinin sınırlı kalması halinde ABD askerlerinin daha büyük tehlikeyle karşı karşıya kalabileceğini aktardığı belirtildi. Toplantıya katılan ve özel görüşmeleri konuşma yetkisi olmadığı için isminin açıklanmasını istemeyen kaynaklara göre, Caine’in değerlendirmeleri daha önce kamuoyuna yansımamıştı.

Azalan Mühimmat Stokları ve Çok Cepheli Baskı

Kaynaklara göre Caine, ABD’nin mühimmat stoklarının İsrail’in savunulması ve Ukrayna’ya verilen destek nedeniyle önemli ölçüde azaldığını vurguladı. Bu durumun, İran’a karşı geniş kapsamlı bir operasyonun lojistik ve operasyonel zorluklarını artırabileceği ifade edildi.

Pentagon’daki diğer toplantılarda da Caine’in, İran’a yönelik bir kampanyanın ölçeği, doğasında bulunan karmaşıklık ve muhtemel ABD kayıpları konusunda endişelerini dile getirdiği aktarıldı. Müttefik desteğinin olmaması halinde operasyonun daha da zorlaşacağı değerlendiriliyor.

Caine’in ofisinden yapılan açıklamada, başkanın en üst düzey askeri danışmanı olarak sivil liderliğe çeşitli askeri seçenekler, ikincil hususlar ve potansiyel risklerin sunulduğu belirtildi. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise Trump’ın farklı görüşleri dinlediğini ve ulusal güvenlik açısından en uygun kararı verdiğini söyledi.

İran Opersayunu Ölçeği Hedefe Göre Değişebilir

Uzmanlara göre olası bir İran operasyonunun kapsamı, Washington’un stratejik hedeflerine bağlı olarak büyük farklılık gösterebilir.

Eski bir savunma yetkilisine göre, İran’ın füze programını etkisiz hale getirmek yüzlerce hedefin vurulmasını gerektirebilir. Bu hedefler arasında mobil füze rampaları, mühimmat depoları, hava savunma sistemleri ve lojistik ağlar bulunuyor.

Trump’ın kamuoyuna açık şekilde dile getirdiği gibi hedef rejim değişikliği olursa, operasyon binlerce hedefi kapsayabilir. Komuta-kontrol merkezleri, güvenlik kurumları ve İran liderliğiyle bağlantılı altyapıların da hedef alınabileceği belirtiliyor. Böyle bir senaryonun haftalar hatta aylar sürebileceği, çok daha fazla mühimmat gerektireceği ve ABD güçlerini yoğun misillemelere açık hale getireceği değerlendiriliyor.

Sınırlı Saldırı Tartışması ve Diplomasi Seçeneği

Yönetim, Orta Doğu’da önemli bir askeri yığınak oluştururken Trump, İran’ı nükleer programı konusunda Washington’un şartlarına zorlamak amacıyla sınırlı bir saldırı seçeneğini de değerlendirdiğini kabul etti.

Ancak ABD’li bazı yetkililer, sınırlı bir saldırının İran’ın bölgedeki ABD askeri ve diplomatik personeline yönelik misillemelerini tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. İran’ın daha önce ABD ve İsrail saldırılarına kontrollü karşılık verdiğini savunanlar ise sınırlı bir operasyonun tırmanmayı sınırlayabileceğini ileri sürüyor.

ABD ve İran heyetleri arasındaki görüşmelerin bu hafta Cenevre’de yeniden başlaması planlanıyor. Ancak uranyum zenginleştirme kapasitesi gibi temel konularda anlaşmazlıklar sürüyor.

THAAD ve Patriot Stokları Baskı Altında

İran’dan gelebilecek balistik füze saldırılarına karşı kritik önemdeki Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma (THAAD) sistemleri ve Patriot hava savunma füzeleri son dönemde yoğun biçimde kullanıldı. Patriot sistemleri, özellikle Ukrayna’nın Rus füze saldırılarına karşı savunmasında hayati rol oynuyor.

ABD’nin bu sistemlerden yılda yalnızca birkaç yüz adet üretmesi, olası bir İran operasyonu için ciddi bir kısıt oluşturuyor. Deniz Kuvvetleri envanterindeki SM-2, SM-3 ve SM-6 füzelerinin de Kızıldeniz ve İsrail savunma görevlerinde hızla tüketildiği belirtiliyor. Uzmanlara göre üretim kapasitesi sınırlı ve yeni mühimmatın teslimi iki yıl veya daha uzun sürebiliyor.

Savunma Bakanlığı geçen yıl Kongre’den yaklaşık 30 milyar dolarlık ek füze ve önleyici alımı talep etti. Ancak bu talebin yalnızca bir kısmı son Pentagon bütçesinde karşılık buldu.

Müttefik Desteği Belirsiz

Bölgedeki bazı Arap ülkelerinin, üslerinin İran’a karşı bir saldırıda kullanılmasına izin vermeyeceklerini Washington’a ilettiği bildirildi. İran’ın misilleme tehdidi ise ABD’nin uçuş hakları ve bölgesel operasyonel erişimi konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Eski bir Pentagon yetkilisi, “Özellikle Arap ülkeleri uçuş izni vermezse yüzlerce hatta binlerce hedefi nasıl vuracaksınız?” değerlendirmesinde bulundu.

“Eşzamanlı Çatışmalara Hazır Değiliz”

Uzmanlara göre ABD ordusu, mühimmat tedarikini küresel ölçekte yönetiyor ve farklı coğrafyalardaki komutanlıklar arasında dağıtım yapıyor. Bu durum, hiçbir bölgenin tüm ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamaması anlamına geliyor.

Pentagon’dan kısa süre önce ayrılan bir savunma analisti, ABD’nin şu aşamada eşzamanlı büyük çatışmalara tam kapasiteyle kaynak ayırmaya hazır olmadığını, İran’la uzun süreli bir savaşın diğer stratejik önceliklerde ciddi fedakârlıklar gerektirebileceğini belirtti.

Trump yönetimi 2003 Irak işgalinden bu yana Orta Doğu’daki en büyük askeri yığınağı oluşturmuş durumda. Lübnan’daki ABD Büyükelçiliği’nden zorunlu olmayan personelin tahliye edilmesi talimatı da bölgedeki gerilimin ciddiyetini yansıtıyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Neden teslim olmadığımızı merak mı ediyorsunuz? Çünkü biz İranlıyız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Washington Post

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here