Türkiye ve Kamerun, savunma alanındaki iş birliğini derinleştirmek ve kurumsal mali destek mekanizmaları oluşturmak amacıyla 3 Haziran 2026’da Ankara’da Askeri Mali İşbirliği Anlaşması imzaladı.

Anlaşma, Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Kamerun Savunma Bakanı Joseph Beti Assomo tarafından Milli Savunma Bakanlığı’nda gerçekleştirilen resmi görüşmeler kapsamında imzalandı.

Savunma iş birliği paketi iki temel belgeden oluşuyor: Askeri Mali İşbirliği Anlaşması ve Nakit Yardım Uygulama Protokolü. Protokol; mali yardımın, askeri kaynakların ve lojistik desteğin aktarılması, denetlenmesi ve yönetilmesine ilişkin usul ve esasları belirliyor.

Resmi askeri törenin ardından düzenlenen imza törenine Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet ile iki ülkenin üst düzey askeri ve diplomatik yetkilileri de katıldı.

İki ülke arasındaki bu sürecin temelleri, Mayıs 2025’te Yaoundé’de gerçekleştirilen Türkiye-Kamerun Ortak Komisyonu’nun üçüncü toplantısında atılmış, taraflar yeni savunma iş birliği alanlarını ele almıştı.

Türkiye-Kamerun savunma ilişkileri son yıllarda güçleniyor

Türkiye ile Kamerun arasındaki güvenlik ve savunma ilişkileri yeni değil. İki ülke arasındaki iş birliği, 2012 yılında imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ile ivme kazandı; 2015’te savunma alanındaki çerçeve anlaşmalarının genişletilmesiyle daha kurumsal bir yapıya kavuştu.

İş birliğinin en somut örneklerinden biri ise 2024 yılında yaşandı. Kamerun Ordusu’nun seçkin özel kuvvet birimi Hızlı Müdahale Taburu (BIR), MKE tarafından üretilen MPT-76 piyade tüfeğini envanterine aldı.

7,62×51 mm NATO mühimmatı kullanan MPT-76, yaklaşık 4,2 kilogram ağırlığında gaz pistonlu bir piyade tüfeği olup, 2014’ten bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılmaktadır. Silahın Kamerun tarafından tercih edilmesi, yalnızca bir tedarik kararı değil; aynı zamanda ülkenin savunma tedarikinde Türkiye’ye yönelmesinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Bu yönelimin arka planında, ABD’nin 2019 yılında BIR’e yönelik insan hakları ihlalleri iddiaları nedeniyle Kamerun’a sağladığı askeri yardımı askıya alması bulunuyor. ABD Kongre Araştırma Servisi’nin Nisan 2025 tarihli raporu da bu durumu teyit ediyor. Böylece ortaya çıkan teçhizat ve finansman boşluğu, Ankara’nın geliştirdiği savunma iş birliği modeliyle kademeli olarak doldurulmaya başlandı.

Türkiye Afrika’daki savunma iş birliklerini genişletiyor

Türkiye, bugün itibarıyla Afrika’da 30 ülkeyle güvenlik ve savunma iş birliği anlaşması imzalamış durumda.

İstanbul merkezli TRENDS Araştırma ve Danışmanlık’ın Aralık 2025 tarihli analizine göre Türkiye, yalnızca 2025 yılında Afrika ülkelerine 328 milyon dolar değerinde savunma sanayi ürünü ihraç etti. Ankara ayrıca kıta genelinde 37 askeri ofis aracılığıyla faaliyet yürütüyor.

2026 yılı da bu genişleme sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Ocak ayında Türkiye ile Nijerya arasında, özel kuvvet eğitimi, istihbarat paylaşımı ve Boko Haram’a yönelik terörle mücadele faaliyetlerini kapsayan dokuz anlaşma imzalandı. Şubat ayında ise Türkiye ile Mısır arasında kısa menzilli hava savunma sistemi ve ortak mühimmat üretimini içeren yaklaşık 350 milyon dolarlık savunma paketi üzerinde mutabakata varıldı.

Özel sektör de bu süreci destekliyor. 2025 yılında Raff Military Textile ile mühimmat üreticisi REPKON, Afrika pazarına yönelik stratejik ortaklık kurdu. Raff, Kamerun, Nijerya, Senegal ve Kenya’nın da aralarında bulunduğu 45 Afrika ülkesinde faaliyet gösterdiğini açıkladı.

Anlaşma Kamerun için neden önemli?

Kamerun; Boko Haram tehdidi, Orta Afrika Cumhuriyeti kaynaklı güvenlik riskleri ve ülkenin İngilizce konuşulan Kuzey-Batı ile Güney-Batı bölgelerinde devam eden silahlı ayrılıkçı çatışmalar nedeniyle aynı anda birden fazla güvenlik sorunuyla mücadele ediyor.

Bu güvenlik ortamı, sürekli ekipman, mühimmat ve eğitim yatırımlarını zorunlu kılıyor. ABD’nin askeri desteğini azaltmasının ardından oluşan kaynak ihtiyacı ise yeni ortaklıkları daha kritik hale getiriyor.

Bu çerçevede Nakit Yardım Uygulama Protokolü, Türkiye’den sağlanacak mali ve askeri desteğin planlı, denetlenebilir ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesini hedefliyor. Düzenleme, Kamerun’a daha öngörülebilir bir savunma planlaması imkânı sunarken, Türkiye açısından da sağlanan desteğin kullanımına ilişkin hukuki ve idari denetim mekanizmaları oluşturuyor.

Türkiye’nin Afrika’da bugüne kadar izlediği savunma iş birliği modeli dikkate alındığında, ilerleyen dönemde insansız hava araçları, zırhlı araçlar, eğitim faaliyetleri ve askeri danışmanlık gibi alanlarda yeni projelerin de gündeme gelmesi bekleniyor. Son anlaşma, Türkiye-Kamerun savunma ilişkilerinin siyasi niyet beyanlarından çıkarak somut ve bağlayıcı iş birliği mekanizmalarına dönüştüğünü ortaya koyuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here