Washington Post köşe yazarı Fareed Zakaria, İran merkezli gelişmeler üzerinden modern savaşın ekonomik ve teknolojik dönüşümüne dikkat çekti. Zakaria’ya göre, özellikle düşük maliyetli insansız sistemler ve yapay zekâ destekli operasyonlar, savaşın kurallarını kökten değiştiriyor.
İHA’lar savaşın merkezine yerleşti
Zakaria’nın aktardığına göre, İran’ın misilleme kampanyasının ilk haftasında Körfez ülkelerine yönelik saldırıların yaklaşık %71’i insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildi.
Örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri yalnızca sekiz gün içinde 1.422 İHA ve 246 füze saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Bu tablo, daha önce Ukrayna savaşında görülen eğilimlerin artık daha belirgin hale geldiğini ortaya koyuyor.
Savaş ekonomisi tersine döndü
Yeni dönemin en kritik unsurlarından biri, maliyet dengesi, Shahed tipi insansız hava aracı (İHA) yaklaşık 35.000 dolar, Patriot önleme füzesi ise yaklaşık 4 milyon dolar. Bu fark, saldırganın düşük maliyetle baskı kurabildiği, savunmanın ise yüksek maliyetle karşılık verdiği yeni bir “yıpratma ekonomisi” oluşturuyor. Zakaria’ya göre bu durum, savaşın matematiğini kökten değiştiriyor.
Yeni savaş mimarisi: hız, veri ve otonomi
Zakaria, dönüşümün yalnızca İHA’larla sınırlı olmadığını vurguluyor. Yeni savaş modeli şu unsurların entegrasyonuna dayanıyor: Otonom sistemler, Yapay zekâ destekli hedefleme, Ticari uydu görüntüleri, Entegre sensör ağları Dayanıklı iletişim altyapısı.
Bu sistemlerin amacı yalnızca saldırı değil; düşmandan daha hızlı karar alıp harekete geçmek. ABD Hava Kuvvetleri’nin bir deneyinde, yapay zekâ destekli sistemlerin insan ekiplerine kıyasla 30 kat daha fazla seçenek üretebildiği belirtildi.
“Az sayıda mükemmel yerine çok sayıda yeterince iyi sistem” dönemi
ABD Savunma Bakanlığı’nın “Replicator” girişimi de bu değişimi yansıtıyor. Yeni yaklaşım, pahalı ve az sayıda platform yerine: “küçük, akıllı, ucuz ve çok sayıda” sistemlerin kullanımını öne çıkarıyor.Zakaria’ya göre gelecekte üstünlük, en gelişmiş platformlara sahip olandan ziyade; hızlı üretim, düşük maliyet ve akıllı entegrasyonu sağlayabilen tarafın olacak.
ABD’nin, İran’ın Shahed-136 modelinden esinlenerek geliştirdiği düşük maliyetli LUCAS İHA’yı sahaya sürmesi, bu dönüşümün somut göstergesi olarak öne çıkıyor.Zakaria’ya göre Ukrayna, bu dönüşümün en önemli test alanı. STING önleme İHA’sı yaklaşık 2.000 dolar maliyet, 280 km/s hıza ulaşabiliyor. 3.000’den fazla Shahed düşürdüğü bildiriliyor. Aylık üretim 10.000+ adet.
Ayrıca Ukrayna, savaş alanı verilerini müttefiklerle paylaşarak yapay zekâ eğitimine katkı sağlıyor. Bu da verinin, modern savaşın en kritik unsurlarından biri haline geldiğini gösteriyor. Zakaria, Rusya’nın günlük yüzlerce İHA üretim kapasitesine ulaştığını, buna karşılık ABD’nin Patriot üretiminin sınırlı kaldığını vurguluyor. Bu durum, savaşta artık yalnızca teknoloji değil; endüstriyel ölçek ve üretim hızının belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
Makale, bu dönüşümün risklerine de dikkat çekiyor. Savaşın sürekli ve her yerde hissedilmesi, çatışmaların uzaması ve terör örgütleri ve suç ağlarının bu teknolojilere erişmesi. Zakaria’ya göre, ucuz ve erişilebilir silah teknolojileri, savaşın devletlerin tekelinden çıkmasına yol açabilir.
Zakaria, 1991 Körfez Savaşı’nın “yüksek teknolojiyle hassas savaş” dönemini başlattığını hatırlatıyor.Ancak bugün gelinen noktada: Hassasiyet artık pahalı değil, seri üretilebilir hale geliyor. Bu nedenle gelecekte kazanan taraf, az sayıda pahalı sistem yerine çok sayıda ucuz ve akıllı sistem kullananlar olacak.
Kaynak: Washington Post



