SON GELİŞMELER

  • Trump: İran’dan “önemli bir jest” geldi, Hürmüz akışıyla bağlantılı
  • Trump: “ABD doğru kişilerle görüşüyor, İran anlaşmaya istekli”
  • ABD, 82. Hava İndirme Tümeni’nden binlerce askeri Orta Doğu’ya göndermeye hazırlanıyor
  • Trump “ilerleme var” dedi, İran görüşmeleri yalanladı: Arabuluculuk trafiği hızlandı
  • Trump: ABD–İran temasları sürüyor, saldırı planı ertelendi
  • Asya piyasaları toparlandı, enerji endişesi sürüyor
  • Von der Leyen: Küresel enerji durumu kritik
  • Güney Kore ve Avustralya’da enerji krizi sinyalleri
  • İran’da enerji altyapısı hedef alındı
  • Çin’den tahliye çağrısı, Kuveyt’te kesintiler
  • ABD askeri varlığını artırıyor
  • Türkiye diplomasi trafiğini artırdı
  • Trump: ABD-İran görüşmeleri ‘verimli’; enerji tesislerine saldırı 5 gün ertelendi
  • Trump Ültimatomu Piyasaları Sarstı: Avustralya Borsasında 60 Milyar Dolarlık Kayıp
  • İran’dan Sert Uyarı: Enerji ve Su Altyapısı Hedefte, Hürmüz Kapanabilir

ABD’nin İran’a “15 maddelik plan” sunduğu iddia edildi

ABD’nin İran’a 15 maddelik bir teklif sunduğu öne sürüldü. The New York Times, Reuters ve Channel 12, planın Pakistan aracılığıyla Tahran’a iletildiğini bildirdi.

Söz konusu planın, daha önce taraflar arasında arabuluculuk teklifinde bulunan Pakistan üzerinden iletildiği belirtilirken, haberler isimsiz kaynaklara dayandırıldı.

İçerikte Hürmüz Boğazı ve yaptırımlar öne çıkıyor

İsrail merkezli Channel 12, planda yer aldığı iddia edilen bazı maddeleri sıraladı. Buna göre teklif, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasını ve bölgede serbest denizcilik düzeninin sağlanmasını içeriyor.

Haberde ayrıca İran’ın planı kabul etmesi halinde yaptırımların kaldırılması gibi ekonomik teşviklerin de yer aldığı öne sürüldü.


Trump: İran’dan “önemli bir jest” geldi, Hürmüz akışıyla bağlantılı

ABD Başkanı Donald Trump, İran’dan geldiğini söylediği ve ayrıntılarını açıklamadığı “önemli bir jestin” diplomatik süreci olumlu etkilediğini belirtti.

Oval Ofis’te gazetecilere konuşan Trump, söz konusu jestin “çok büyük ve yüksek değere sahip” olduğunu ifade ederek, “Bize bir hediye verdiler ve bu bugün ulaştı. Ne olduğunu söylemeyeceğim ama son derece önemliydi” dedi.

Trump, söz konusu jestin petrol ve doğalgazla bağlantılı olduğunu ve Hürmüz Boğazı’ndaki akışla ilgili olduğunu belirtti. Küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip olan boğaz, son gelişmeler nedeniyle fiilen kapanma noktasına gelmişti.

ABD Başkanı, bu adımın İranlı müzakerecilerin verdikleri sözleri yerine getirme niyetinde olduklarının bir göstergesi olduğunu savundu. “Bunu yapabilecek tek kişiler onlardı. Bu da doğru kişilerle görüştüğümüz anlamına geliyor,” dedi.

“Rejim değişimi” ifadesi dikkat çekti

Trump ayrıca İran’daki son gelişmeleri “fiili bir rejim değişimi” olarak nitelendirdi.
Bu gerçekten bir rejim değişimi. Çünkü şu anki liderler, sorunları yaratan önceki isimlerden çok farklı,” ifadelerini kullandı.

Trump’ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında devam eden temaslara ilişkin iyimser mesajların arttığı bir dönemde geldi. Ancak İran tarafından söz konusu “jest” ya da iddia edilen değişim hakkında resmi bir doğrulama yapılmadı.

Trump: “ABD doğru kişilerle görüşüyor, İran anlaşmaya istekli”

ABD Başkanı Donald Trump, Washington’un İran ile “doğru kişilerle” temas halinde olduğunu ve Tahran’ın bir anlaşmaya varma konusunda istekli göründüğünü söyledi.

Beyaz Saray’da konuşan Trump, ABD’nin İran’da “muazzam bir başarı” elde ettiğini savunarak, “Liderlerin çoğu artık yok ve kimsenin kiminle konuşacağını bilmediği bir ortam var. Ancak biz doğru kişilerle görüşüyoruz” dedi.

Trump, İran’ın nükleer silah edinmeyeceğini “kabul ettiğini” öne sürerek, “Her şey onların nükleer silaha sahip olmamasıyla başlıyor. Bunu kabul ettiler” ifadelerini kullandı. Ancak bu iddiaya ilişkin İran tarafından herhangi bir doğrulama yapılmadı.

ABD Başkanı ayrıca Washington’un İran üzerinde askeri üstünlüğe sahip olduğunu ima ederek, “Tahran üzerinde serbestçe hareket edebiliyoruz” dedi.

ABD yönetimi müzakerelerde iyimser

Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da dahil olduğu üst düzey ekibin İran ile yürütülen görüşmelere liderlik ettiğini belirtti.

Oval Ofis’te gazetecilere konuşan Trump, “Müzakereler devam ediyor ve karşı taraf bir anlaşma yapmak istiyor” dedi.

ABD Başkanı, İran’ın askeri kapasitesine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanarak, “Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok ve iletişimleri kesilmiş durumda” değerlendirmesinde bulundu.

Ateşkes söyleminde değişim

Trump’ın açıklamaları, kısa süre önce yaptığı “ateşkes istemiyoruz” yönündeki ifadelerle çelişmesi nedeniyle dikkat çekti.

Bu değişim sorulduğunda Trump, İran tarafının “mantıklı şekilde konuşmaya başladığını” belirterek, diplomatik sürece işaret etti.

Trump: Körfez müttefikleri “iyi performans gösterdi”, NATO’yu yeniden hedef aldı

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la süren çatışmalar sırasında Körfez ülkelerinin beklentileri büyük ölçüde karşıladığını belirterek NATO müttefiklerini bir kez daha yetersiz kalmakla eleştirdi.

Beyaz Saray’da konuşan Trump, “Körfez müttefiklerimizin performansı oldukça iyi oldu” dedi. Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın saldırılardan ciddi şekilde etkilendiğini vurgulayan Trump, bu ülkelerin “ağır darbe aldığını” ifade etti.

Trump, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt’i tek tek överken, bölgedeki ortakların ABD ile uyum içinde hareket ettiğini söyledi.

NATO’ya sert eleştiri

ABD Başkanı, daha önce de NATO müttefiklerini Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine yeterince katkı sağlamamakla suçlamış ve bazı müttefikleri “korkak” olarak nitelendirmişti.

Trump’ın son açıklamaları, Washington’un Körfez’deki ortaklarına daha fazla önem verdiği ve NATO içindeki yük paylaşımı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı şeklinde yorumlandı.

Belirsizlik sürüyor

Trump, ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın bu hafta İran ile doğrudan temas kurup kurmayacağına ilişkin detay vermedi.

Washington yönetimi anlaşma ihtimaline yönelik iyimser mesajlar verirken, Tahran cephesinden henüz Trump’ın “nükleer silah kabulü” iddiasını doğrulayan bir açıklama gelmedi.


ABD, 82. Hava İndirme Tümeni’nden binlerce askeri Orta Doğu’ya göndermeye hazırlanıyor

ABD Savunma Bakanlığı’nın, seçkin 82. Hava İndirme Tümeni’nden binlerce askeri Orta Doğu’ya göndermeye hazırlandığı bildirildi. Reuters’a konuşan konuya yakın iki kaynak, sevkiyatın Trump yönetiminin İran’la diplomatik temas arayışını sürdürdüğü bir dönemde bölgedeki askeri yığınağı daha da büyüteceğini söyledi.

Wall Street Journal, konuşlandırılacak ek kuvvetin yaklaşık 3.000 asker olacağını yazdı. Gazeteye konuşan iki ABD’li yetkili, sevkiyata ilişkin yazılı emrin önümüzdeki saatlerde yayımlanmasının beklendiğini aktardı.

Kaynaklara göre, askerlerin Orta Doğu’da hangi ülkeye veya üsse gönderileceği ile birliklerin ne zaman bölgeye ulaşacağı henüz netleşmedi. Reuters’a konuşan kaynaklar, bu birliklerin İran içine gönderilmesinin planlanmadığını, ancak bölgedeki ABD kuvvetlerini güçlendirerek olası sonraki adımlar için hazır tutulacağını belirtti.

ABD ordusu, Reuters’ın sorularını Beyaz Saray’a yönlendirirken, Beyaz Saray konuyla ilgili yorum talebine hemen yanıt vermedi.

Bu adım, geçen hafta USS Boxer amfibi saldırı gemisi ve beraberindeki Deniz Piyade Sefer Birimi ile birlikte binlerce deniz piyadesi ve denizcinin bölgeye gönderildiğine ilişkin haberlerin ardından geldi. Reuters, bu sevkiyatın ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını daha da artırdığını bildirmişti.

Başkan Donald Trump, İran’da bir kara harekâtı istemediğini defalarca söylemiş olsa da, askeri seçenekleri tamamen dışlamış değil. Son sevkiyat haberi, Washington’un bir yandan diplomatik çözüm arayışını sürdürürken diğer yandan caydırıcılık ve hızlı müdahale kapasitesini artırma yoluna gittiğine işaret ediyor. Bu son cümle, Reuters ve WSJ’deki bilgilerden yapılan bir çıkarımdır.


Trump “ilerleme var” dedi, İran görüşmeleri yalanladı: Arabuluculuk trafiği hızlandı

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen temaslarda “önemli ilerleme” kaydedildiğini belirtirken, Tahran yönetimi müzakerelerin varlığını kesin bir dille reddetti. Bu çelişkili açıklamalar, Orta Doğu’da artan gerilimle birlikte diplomatik trafiğin yoğunlaştığını ortaya koydu.

Türkiye, Mısır ve Pakistan arabuluculukta öne çıktı

ABD ve diplomatik kaynaklara göre, Türkiye, Mısır ve Pakistan; Washington ile Tahran arasında olası bir barış anlaşması için arabuluculuk yürütüyor. Süreç kapsamında, Trump yönetiminin temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi arasındaki temaslar dolaylı kanallar üzerinden sürdürülüyor.

Hafta sonu başlayan ve Salı gününe kadar devam eden yoğun telefon diplomasisinde, üç ülkenin üst düzey yetkilileri her iki tarafa da çatışmayı sona erdirme çağrısı yaptı. Bu girişimler, Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması için verdiği 48 saatlik ültimatomun ardından hız kazandı.

Trump süreyi uzattı, Tahran iddiaları reddetti

Trump, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ile “önemli anlaşma noktalarına” ulaşıldığını belirterek ültimatom süresini beş gün uzattığını duyurdu. Ancak İran, doğrudan ya da dolaylı herhangi bir görüşmenin gerçekleşmediğini ve bu tür temaslara ilgi duymadığını açıkladı.

Trump, gazetecilere yaptığı değerlendirmede “çok yakında bir araya gelinebileceğini” ifade ederken, görüşmeler için öne çıkan yerlerden birinin Pakistan’ın başkenti İslamabad olduğu belirtildi. Beyaz Saray ise bu iddiayı doğrulamaktan kaçındı ve sürecin “son derece değişken” olduğunu vurguladı.

Pakistan görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır

Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin “ABD ve İran’ın onayıyla” görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu duyurdu. Türk ve Pakistanlı yetkililer de diplomatik temasların sürdüğünü doğruladı.

Daha önce Katar ve Umman öncülüğünde yürütülen ateşkes girişimleri, taraflar arasındaki ön koşul anlaşmazlıkları nedeniyle sonuçsuz kalmıştı. İran, saldırıların durdurulmasını şart koşarken; ABD, nükleer faaliyetlerin sınırlandırılması ve bölgesel vekil güçlere desteğin kesilmesini talep ediyor.

Bölgesel gerilim ve askeri hareketlilik sürüyor

Diplomatik çabalara rağmen sahadaki gerilim devam ediyor. İran’ın Basra Körfezi ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği büyük ölçüde kısıtlandı.

Birleşik Arap Emirlikleri, hava savunma sistemlerinin beş balistik füze ve 17 insansız hava aracını engellediğini açıkladı. Öte yandan ABD ve İsrail’in yoğun hava saldırılarının, İran’ın askeri altyapısına ciddi zarar verdiği değerlendiriliyor.

Diplomasi ve savaş aynı anda ilerliyor

Görüşmelere aşina kaynaklara göre, taraflar arasında mesaj alışverişi artarken, çatışmaların müzakereler başlayana kadar sürebileceği belirtiliyor. Sürecin; gerilimin azaltılması, ateşkes ve ardından kapsamlı bir anlaşmaya evrilmesi hedefleniyor.

Ancak İsrail saldırılarında İranlı üst düzey isimlerin hayatını kaybetmesi, müzakere sürecini zorlaştıran faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. İran’da karar alıcı kadronun daralması, diplomatik temasların kapsamını sınırlıyor.

ABD: İran askeri kapasitesinde ciddi kayıp yaşadı

Trump döneminde Beyaz Saray’da İran dosyasını yöneten Joel Rayburn, İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde zayıflatıldığını belirtti. Rayburn, “İran, insansız hava araçları dışında birçok kritik kabiliyetini kaybetti ve bu durum sahadaki dengeyi etkiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Washington Post


Trump: ABD–İran temasları sürüyor, saldırı planı ertelendi

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın enerji altyapısına yönelik planlanan saldırıları ertelediğini açıklarken, Washington ile Tahran arasında “verimli temaslar” yürütüldüğünü söyledi. Ancak İran yönetimi, ABD ile herhangi bir doğrudan ya da dolaylı müzakereyi reddetti.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, İran’a Hürmüz Boğazı’nı “tehdit olmaksızın” yeniden açması için 48 saat süre verdiğini, aksi halde enerji tesislerini hedef alacağını belirtmişti.
Pazartesi günü ise bu sürenin beş gün uzatıldığını ve taraflar arasında “düşmanlıkların tamamen sona erdirilmesine” yönelik görüşmeler yapıldığını duyurdu.

İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ise ABD ile herhangi bir müzakere yürütülmediğini vurguladı. Ghalibaf, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “piyasaları manipüle etmeye yönelik dezenformasyon” uyarısında bulundu.

Buna karşın, üst düzey bir İranlı yetkili CBS News’e yaptığı açıklamada, “aracılar üzerinden iletilen bazı mesajların incelendiğini” belirtti. Beyaz Saray ise sürecin “akışkan” olduğunu ve resmi açıklamalar dışında yapılan değerlendirmelere ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini bildirdi.


Asya piyasaları toparlandı, enerji endişesi sürüyor

Trump’ın saldırıyı erteleme kararının ardından Asya piyasalarında sınırlı bir toparlanma görüldü.
Japonya’nın Nikkei 225 endeksi %0,9, Güney Kore’nin Kospi endeksi %1,1 ve Hong Kong Hang Seng endeksi %1,4 yükseldi.

Buna rağmen piyasalardaki oynaklık devam ediyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve doğalgaza bağımlı Asya ekonomilerinde enerji arzı endişeleri derinleşmiş durumda.


Von der Leyen: Küresel enerji durumu kritik

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Orta Doğu’daki savaşın enerji piyasaları üzerindeki etkisinin “kritik seviyeye ulaştığını” söyledi.

Avustralya’da konuşan von der Leyen, gaz ve petrol fiyatlarındaki artışın küresel ekonomide domino etkisi yarattığını belirterek, diplomatik çözüm çağrısında bulundu.

AB liderlerinin, çatışmaların sona ermesi halinde Hürmüz Boğazı’nda olası bir misyonu değerlendirebileceğini ifade eden von der Leyen, bu tür bir kararın henüz netleşmediğini vurguladı.


Güney Kore ve Avustralya’da enerji krizi sinyalleri

Güney Kore Başbakanı Kim Min-seok, İran kaynaklı kriz nedeniyle ekonomik belirsizlikleri gerekçe göstererek Çin ziyaretini iptal etti.
Seul yönetimi, artan enerji maliyetleri karşısında yakıt fiyatlarına tavan uygulaması dahil olağanüstü önlemleri devreye aldı.

Avustralya’da ise yakıt sıkıntısı büyüyor. Yeni Güney Galler, Victoria ve Queensland eyaletlerinde toplam en az 184 benzin istasyonunda yakıt tükendi.
Bazı bölgelerde talebin %400’e kadar arttığı bildirildi.


İran’da enerji altyapısı hedef alındı

İran devlet medyasına göre, İsfahan’da bir gaz idaresi binası ve basınç düşürme istasyonu saldırıya uğradı.
Ayrıca Khorramshahr’daki bir elektrik santraline gaz sağlayan boru hattının da hedef alındığı bildirildi.

Yetkililer, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını açıkladı.


Çin’den tahliye çağrısı, Kuveyt’te kesintiler

Çin, İsrail’de bulunan vatandaşlarına “mümkün olan en kısa sürede” ülkeyi terk etme çağrısı yaptı. Tahliyelerin Mısır üzerinden gerçekleştirileceği belirtildi.

Kuveyt’te ise İran saldırıları sırasında düşen enkazın enerji iletim hatlarına zarar vermesi nedeniyle bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandı.


ABD askeri varlığını artırıyor

ABD Donanması, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bakım için Girit’teki Souda Körfezi’ne ulaştığını açıkladı.
Öte yandan USS Boxer amfibi saldırı gemisi ve 11. Deniz Piyade Sefer Birimi’nin (MEU) Orta Doğu’ya yönlendirildiği bildirildi.

Axios’a konuşan ABD’li yetkililere göre, Washington yönetimi İran’ın petrol ihracatında kritik öneme sahip Hark Adası’na yönelik askeri seçenekleri değerlendiriyor.


Türkiye diplomasi trafiğini artırdı

Diplomatik kaynaklara göre Türkiye, çatışmanın sona erdirilmesi için yoğun temas yürütüyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, son 48 saat içinde ABD, AB ve bölge ülkeleriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi.

Kaynaklar, Ankara ve Kahire’nin taraflar arasında mesaj ileten arabulucu aktörler arasında yer aldığını belirtiyor.


Hürmüz Boğazı krizi: Eski CENTCOM Komutanı Votel’den kritik uyarı — “En büyük risk mayınlar”

ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) eski komutanı emekli General Joseph Votel, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının sürpriz olmadığını belirterek, bölgedeki en büyük riskin mayınlama faaliyetleri olduğunu söyledi.

Orta Doğu’yu yakından tanıyan isimlerden biri olan Votel, 2016–2019 yılları arasında CENTCOM komutanı olarak görev yapmış ve bölgedeki ABD askeri operasyonlarını yönetmişti. Bu dönemde, Hürmüz Boğazı’nı da kapsayan kriz senaryoları üzerinde çalıştı.

Dünya petrolünün yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, İran tarafından kapatılmış durumda.

“Boğazı kapatma hamlesi beklenen bir adımdı”

Votel, İran’ın Boğaz’ı kapatma girişiminin öngörülebilir olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:“Bu onların en büyük avantajı. Bölgeyi kontrol ediyorlar ve buranın kritik bir darboğaz olduğunu biliyorlar.”

İran’ın askeri hedeflerin yanı sıra sivil alanları da vurmasının ise beklenmedik olduğunu vurgulayan Votel, özellikle oteller ve havaalanlarının hedef alınmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Arap ülkeleri baskı altında ama dirençli

Votel’e göre Körfez ülkeleri saldırılara karşı direnç gösteriyor ancak sabır sınırına yaklaşıyor. Füze ve İHA saldırılarının bir kısmı savunmayı aşıyor. Hasar oluşsa da “felaket düzeyinde” değil. Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler daha sert karşılık verebilir Buna rağmen ABD ve İsrail’in İran’a verdiği sert karşılıkların, bölge ülkelerinin daha temkinli hareket etmesine yol açtığı belirtiliyor.

ABD planı: Önce İran’ın kapasitesi yok edilecek

Votel, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmadan önce İran’ın askeri kapasitesini zayıflatmayı hedeflediğini söyledi. CENTCOM’un birkaç hafta sürebilecek bir operasyon planı yürüttüğünü, amaçlarının İran’ın deniz ve saldırı kabiliyetlerini ciddi şekilde azaltmak olduğunu ve bu aşamadan sonra Boğazın yeniden açılmasının mümkün olacağını ifade etti. ABD Donanması ve müttefik kuvvetlerin teknik olarak bu görevi yerine getirebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.

Uluslararası destek zayıf: “Koşullar iyi hazırlanmadı”

Votel, ABD’nin müttefiklerle yeterli koordinasyon sağlamadığını ve bunun operasyonları zorlaştırdığını belirtti. Avrupa ile ilişkiler son dönemde gerildiğini belirten Votel, “Operasyon öncesi müttefiklerle yeterli istişare yapılmadı.Bu durum uluslararası desteği sınırladı.Genellikle koalisyonla hareket ederiz, ancak bu kez İsrail dışında büyük ölçüde tek başımıza ilerliyoruz,” dedi.

En kötü senaryo: Hürmüz’de mayın tehdidi

Votel’e göre krizin en kritik ve tehlikeli boyutu deniz mayınları olduğunu söyledi. Votel, “Mayın temizleme süreci son derece yavaş ve karmaşık, boğazın dar yapısı nedeniyle tankerler yüksek risk altında, bir tanker isabet alırsa zincirleme kriz yaşanabilir.” ifadelerin kullandı.

ABD’nin İran Donanması’nın önemli kısmını etkisiz hale getirdiğini belirten Votel, buna rağmen mayınların en zor sorun olmaya devam ettiğini söyledi.

Körfez ülkeleri Boğazı tek başına koruyamaz

Votel, bölge ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nı ABD olmadan güvence altına almasının zor olduğunu vurguladı. Votel, “Boğazı kontrol altına alabilmek için çok sayıda muhrip ve fırkateyn, sürekli hava devriyesi (CAP), geniş ISR (istihbarat-gözetleme-keşif) kapasitesi, Mayın temizleme gemileri ve Abordaj ekipler gerekir” dedi.

Bu kapasitenin tek başına bölge ülkelerinde yeterli seviyede bulunmadığını belirten Votel, ayrıca ortak komuta altında koordinasyon eksikliğine dikkat çekti.

Kaynak: twz


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here