ASELSAN, konteynerli hava savunma çözümleri olarak geliştirdiği GÖKDENİZ yakın hava savunma silah sistemi (CIWS) ile GÖKSUR dikey atım sistemini (VLS) ilk kez Paris’teki EURONAVAL 2026 fuarında tanıttı. Kendi güç kaynağı ve operatör alanıyla platformdan bağımsız çalışan sistemler, riskli su yollarından geçen ticari gemileri ve petrol tankerlerini dron ve satha yakın uçan füze tehditlerine karşı korumayı hedefliyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, fuarda verdiği röportajlarda konteynerli versiyonlar için Türkiye ve uluslararası müşterilerle sözleşme imzaladıklarını, üretimin sürdüğünü söyledi. Akyol, iki ürünün yoğun talep gördüğünü belirtti.
Paris Nord Villepinte Fuar Merkezi’nde 3–6 Kasım’da düzenlenen fuarda ASELSAN, Salon 6’daki I65 numaralı standında yer alıyor.
Platformdan bağımsız CIWS
Konteynerli GÖKDENİZ, KORKUT kara hava savunma sisteminin deniz versiyonunu jeneratörü ve iklimlendirilmiş operatör alanıyla tek bir konteynerde topluyor. Sistem, özel montaj ekipmanıyla gemiye veya kritik tesise kuruluyor. Platformda kalıcı değişiklik gerektirmiyor; görev bitince sökülüp başka bir gemiye ya da tesise taşınabiliyor.
İkiz 35 mm toplu sistem dakikada 1100 mermi atıyor. ASELSAN’ın ATOM 35 mm havada patlayan akıllı mühimmatının yanı sıra yüksek patlayıcılı yakıcı mühimmat da kullanabiliyor. Otomatik şeritsiz besleme, tehdide göre mühimmat seçimine imkân tanıyor.
3 boyutlu arama radarı ve entegre takip platformuyla donatılan GÖKDENİZ, tespit, takip ve angajmanı otonom olarak yapıyor. Sistemin hava hedeflerine karşı etkili menzili yaklaşık 4 kilometre.
İki konteynerli füze katmanı
ASELSAN ve TÜBİTAK SAGE’in geliştirdiği GÖKSUR’un konteynerli çözümü, Atış Kontrol Merkezi ve Fırlatıcı olmak üzere iki ayrı konteynerden oluşuyor. Sensörler, fırlatıcılar ve bağımsız güç jeneratörleri bu konteynerlere entegre edildi. Sistem deniz ve kara uygulamaları için tasarlandı.
GÖKSUR, 360 derece kapsama alanında 15 kilometreye kadar etkili menzile sahip. Yeni nesil görüntülemeli kızılötesi (IIR) arayıcılı füze, şifreli çift yönlü veri bağıyla güdüm desteği alıyor ve itki vektör kontrolüyle manevra yapıyor. Yapay zekâ destekli atış kontrolü, çoklu hedef angajmanına imkân veriyor.
Sistem, satha yakın uçan gemisavar füzeleri, seyir füzelerini, uçak, helikopter ve insansız hava araçlarını (İHA) hedef alıyor. Konteyner başına füze sayısı açıklanmadı.
Akyol, iki sistemin birlikte kullanımına ilişkin, “Yaklaşık 20 kilometredeki tüm hedefleri GÖKDENİZ ve GÖKSUR’la birlikte yok edebiliyoruz” dedi.
Değişen deniz tehdidi
Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticari deniz trafiğine yönelik tehditlerle ilgili soruları yanıtlayan Akyol, deniz harbinde iki temel dönüşüme dikkat çekti.
“Geçmişte yalnızca askeri gemileri hedefleyen konvansiyonel saldırıların olduğu bir dünyadan, ticari gemilerin de hedef alındığı ve dronlar gibi asimetrik sistemlerin kullanıldığı bir döneme geçiyoruz,” diyen Akyol, bunun denizdeki güvenliği daha kritik hâle getirdiğini söyledi.
Akyol, ASELSAN’ın toplam faaliyetlerinin yaklaşık dörtte birinin deniz alanına ait olduğunu belirtti. Şirketin, bu dönüşüme karşı yatırımlarını durumsal farkındalık, hava savunma ve İHA’ya karşı koruma ile otonom saldırı sistemleri olmak üzere üç alanda yoğunlaştırdığını anlattı.
Durumsal farkındalık alanında fuarda yeni radarlar, elektro-optik sistemler, elektronik destek tedbirleri (EDT) sistemleri ve sonarlar sergileniyor. Bunlar arasında MERCAN 100 denizaltı optronik direği de bulunuyor.
Akyol, bu konseptin özetini ASELSAN’ın basın açıklamasında şöyle yaptı: “Denizde geleceğin güvenliği; sahada kendini kanıtlamış sistemleri otonomi, yapay zekâ ve seri konuşlandırma kabiliyetiyle bir araya getirmekten geçiyor. Konuşlandırılabilir GÖKDENİZ ile hava savunma kabiliyetimizi esnek ve hızlı koruma gerektiren platform ve ortamlara taşıyoruz.”

SMASH 30 ve kamikaze araçlar
ASELSAN, SMASH 30 stabilize top sistemini de İHA’lara karşı güncellenmiş hâliyle sergiliyor. Akyol’a göre su üstü hedefler için tasarlanan sistem artık akıllı mühimmat atıyor, hedeflerini radarıyla buluyor ve gemilere saldıran küçük İHA’ları maliyet etkin biçimde etkisiz hâle getirebiliyor.
Şirket, yüksek hızlı tek yön saldırı insansız deniz aracı (İDA) TUFAN’ın tam ölçekli versiyonunu ilk kez EURONAVAL’de sergiledi. Akyol, TUFAN’ın bir gemiyi batırmaya yetecek patlayıcı taşıyabildiğini söyledi.
Su altındaki tamamlayıcı unsur KILIÇ otonom su altı araç ailesi. Akyol’un verdiği bilgiye göre aile, versiyonuna bağlı olarak 200 mile kadar mesafedeki hedeflere su altından ulaşabiliyor. Akyol, her iki sistemin Türk Silahlı Kuvvetleri için tasarlandığını, dost ve müttefik ülkeler için de üretildiğini belirtti.
Esnek konuşlanma modeli
Konteynerli konfigürasyonlar, kalıcı silah sistemi bulunmayan veya ek savunma katmanına ihtiyaç duyan platformlara nokta hava savunma kabiliyeti kazandırmayı amaçlıyor. Yaklaşım, sistemin görev değiştiğinde başka bir gemiye veya kıyı tesisine yeniden konuşlandırılmasına da imkân veriyor.
Kesin konfigürasyon ve entegrasyon gereksinimleri platforma ve göreve göre değişecek. Konteyner ölçüleri, müşteri kimlikleri ve teslimat takvimi henüz açıklanmadı.



