SON GELİŞMELER

  • Trump: İran’ın Körfez’deki ABD müttefiklerini hedef almasına şaşırdım
  • İran: İsrail ile Irak ve Kuveyt’teki ABD üslerine saldırı düzenledik
  • Washington Post yazarı: ABD, İran krizinde “imparatorluk tuzağına” düşüyor (Analiz)
  • İsrail: İran’a yaklaşık 400 hava saldırısı düzenledik
  • ABD Büyükelçiliği: ABD vatandaşları Irak’ı derhal terk etmeli

Mar-15 – 06:50

Trump: İran’ın Körfez’deki ABD müttefiklerini hedef almasına şaşırdım

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Körfez’deki ABD müttefiklerini hedef alan saldırıları karşısında “şaşırdığını” söyledi.

Trump, NBC News’e verdiği röportajda, İran’ın saldırılarının özellikle ABD’nin yakın müttefiklerini hedef almasının beklenmedik olduğunu ifade etti.“Bu ülkeler harika ülkeler. Gereksiz yere ateş açıldı.” diyen Trump ayrıca İran’ın bu ülkeleri hedef almasının “tüm bu olayda yaşadığı en büyük sürpriz” olduğunu söyledi.

Körfez ülkeleri ABD’nin önemli askeri ortakları

On yıllardır Körfez ülkeleri, ABD ile yakın askeri iş birliği içinde bulunuyor.
Bahrain, Kuwait, Saudi Arabia, United Arab Emirates, Qatar ve Oman ABD askeri üslerine ev sahipliği yapıyor. Amerikan silah ve savunma teknolojisinin en büyük alıcıları arasında yer alıyorlar. Washington ile güvenlik ve savunma alanında yakın iş birliği sürdürüyor.

Karşılığında ABD, uzun yıllardır Körfez bölgesinin en önemli askeri ortağı ve güvenlik garantörü olarak görülüyor.

Analistler: Körfez ülkeleri savaşın içine çekiliyor

Analistlere göre, Körfez ülkeleri başlatmadıkları ve diplomatik yollarla önlemeye çalıştıkları bir savaşın içine giderek daha fazla çekilmekten endişe duyuyor.

Bu ülkelerin çoğu İran’a, topraklarındaki üslerin saldırılar için kullanılmayacağına dair güvence verdiğini belirtmişti.

İran saldırılarının boyutu bölgeyi şaşırttı

Buna rağmen İran, bölgedeki hedeflere yönelik binlerce füze ve insansız hava aracı saldırısı başlattı.

Analistlere göre saldırılarda şu hedefler yer aldı:

  • askeri üsler
  • havaalanları
  • petrol rafinerileri
  • limanlar
  • oteller ve ofis binaları

Uzmanlar, İran’ın geniş çaplı saldırı kampanyasının Körfez’deki güvenlik dengelerini ciddi şekilde sarstığını değerlendiriyor.


Mar-15 – 06:43

İran: İsrail ile Irak ve Kuveyt’teki ABD üslerine saldırı düzenledik

İran Devrim Ordusu (IRGC), İsrail’in yanı sıra Irak ve Kuveyt’te bulunan bazı ABD askeri üslerini hedef alan saldırılar düzenlediğini açıkladı.

IRGC tarafından yapılan açıklamada, İsrail’e yönelik saldırılarda “ağır balistik füzeler” kullanıldığı ve bu saldırıların Tel Aviv çevresindeki sanayi bölgelerinde ciddi etkiler yarattığı iddia edildi.

İsrail’e yönelik füze saldırıları

IRGC, İsrail’de ambulans sirenlerinin sürekli çaldığını ve İsrailli yetkililerin ölü ve yaralı sayısının arttığını kabul ettiğini öne sürdü. Açıklamada bunun, İran füzelerinin etkisini gösterdiği savunuldu.

İsrail tarafından ise saldırılara ilişkin can kaybı iddiaları hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

ABD üsleri hedef alındı iddiası

İran Devrim Muhafızları ayrıca Irak ve Kuveyt’te bulunan üç ABD askeri üssünün hedef alındığını duyurdu.

IRGC’ye göre saldırılarda hedef alınan üsler şunlar:

  • Harir Air Base – Erbil, Irak
  • Ali Al Salem Air Base – Kuveyt
  • Camp Arifjan – Kuveyt

İran, bu üslerin füzeler ve insansız hava araçlarıyla vurulduğunu ve ağır hasar verildiğini iddia etti.

Bağımsız doğrulama yok

İran’ın söz konusu saldırılarda üslerin “yok edildiği” yönündeki iddiası bağımsız kaynaklar tarafından henüz doğrulanmadı. ABD veya ilgili ülkelerden de konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.


ANALİZ

ABD, İran krizinde “imparatorluk tuzağına” düşüyor

Washington Post yazarı Fareed Zakaria, ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahalesinin Washington’u uzun vadeli bir “imparatorluk tuzağına” sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Zakaria, ABD’nin Orta Doğu’ya yeniden yoğun biçimde odaklanmasının, bir zamanlar küresel süper güç olan Britanya İmparatorluğu’nun stratejik hatalarını hatırlattığını yazdı.

Zakaria’ya göre ABD, son yıllarda Çin’in yükselişi ve sanayi kapasitesinin yeniden inşası gibi daha kritik küresel meydan okumalarla ilgilenmesi gerektiği yönünde geniş bir siyasi uzlaşı oluşturmuştu. Ancak Washington’un İran merkezli yeni askeri operasyonları, ABD’yi bir kez daha Orta Doğu’daki karmaşık siyasi ve toplumsal dinamikleri yeniden şekillendirmeye çalışan uzun süreli bir çatışmaya sürükleyebilir.

Analiste göre bu tür müdahalelerin geçmişteki sonuçları da sınırlı başarılar getirdi. ABD, Irak, Afganistan ve Libya’da yürüttüğü operasyonlarda önemli askeri üstünlük sağlasa da kalıcı siyasi düzen kurmakta zorlandı.

Britanya İmparatorluğu benzetmesi

Zakaria, ABD’nin bugün karşı karşıya olduğu stratejik riskleri anlamak için 20. yüzyılın başındaki Britanya deneyimine bakılması gerektiğini savunuyor. O dönemde küresel ekonominin yaklaşık dörtte birini kontrol eden Britanya, Londra’yı dünyanın finans merkezi haline getirmiş ve uluslararası düzen üzerinde belirleyici bir güç olmuştu.

Ancak 1880’lerden 1920’lere kadar geçen süreçte Londra yönetimi Sudan, Somali, Irak ve Ürdün gibi bölgelerdeki krizlere müdahil olarak askeri varlığını genişletti. Zakaria’ya göre bu müdahaleler kısa vadede mantıklı görünse de Britanya’nın kaynaklarını tüketti ve merkezdeki ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gözden kaçırılmasına yol açtı.

Örneğin 1920’deki Irak isyanını bastırmak için yüz binin üzerinde İngiliz ve Hintli asker konuşlandırıldı ve operasyonun maliyeti İngiltere’nin yıllık eğitim bütçesine yaklaşan bir seviyeye ulaştı.

Büyük güçlerin “küçük savaşlar” tuzağı

Zakaria’ya göre tarih, büyük güçlerin çoğu zaman sınırlı ölçekli savaşların cazibesine kapıldığını gösteriyor. Bu tür operasyonlar kısa vadede hızlı ve siyasi olarak tatmin edici sonuçlar vaat etse de çoğu zaman uzun vadede stratejik kazanımlar sağlamıyor.

Analist, ABD’nin bugün karşı karşıya olduğu asıl meydan okumaların Orta Doğu’da değil, küresel güç rekabetinin merkezinde bulunduğunu vurguluyor.

Bu bağlamda Zakaria, Çin’in yapay zekâ, kuantum bilişim, yenilenebilir enerji ve robotik gibi geleceğin teknolojilerine büyük yatırımlar yaptığını; Rusya’nın ise hibrit siyasi-askeri yöntemlerle Avrupa’nın güvenliğini sarsmaya çalıştığını belirtiyor.

Zakaria’ya göre Washington’un İran gibi bölgesel krizlere yoğun kaynak ayırması, ABD’nin küresel güç rekabetinde ihtiyaç duyduğu stratejik odağı zayıflatabilir.

“Aşırı genişleme” riski

Zakaria, ABD’nin İran’a yönelik müdahalesi başarılı olsa bile Washington’un uzun süre bu ülkenin siyasi geleceğine müdahil kalmak zorunda olacağını savunuyor.

Analiste göre büyük güçlerin çöküşü çoğu zaman dış saldırılardan değil, merkezlerini ihmal ederek çevre bölgelerde aşırı genişlemelerinden kaynaklanır.

Zakaria’nın değerlendirmesine göre ABD’nin önündeki temel soru şu:Washington, önümüzdeki on yılını Orta Doğu’daki krizleri yöneterek mi geçirmeli, yoksa küresel güç dengesini belirleyecek teknolojik ve ekonomik rekabete mi odaklanmalı?


Mar-14 – 22:36

İsrail: İran’a yaklaşık 400 hava saldırısı düzenledik

İsrail Ordusu, İran’a yönelik yürütülen mevcut operasyonun başlamasından bu yana ülkenin batı ve orta bölgelerine yaklaşık 400 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, saldırıların İran’ın “askeri altyapısını” hedef aldığı belirtildi.

Son 24 saatte 200’den fazla hedef vuruldu

IDF, yalnızca son 24 saat içinde 200’den fazla hedefin vurulduğunu duyurdu.

Orduya göre saldırılar şu hedeflere yönelik gerçekleştirildi:

  • Balistik füze rampaları
  • Hava savunma sistemleri
  • Silah depolama tesisleri

İsrail, hedef alınan bazı balistik füze rampalarının İsrail’e doğru fırlatma hazırlığında olduğunu iddia etti.

Amaç: İran’ın saldırı kapasitesini azaltmak

İsrail ordusu, saldırıların istihbarata dayalı operasyonlar kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti.

Açıklamada, savaş uçaklarıyla düzenlenen saldırıların İran’ın İsrail’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırı kapasitesini azaltmayı amaçladığı ifade edildi.


Mar-14 – 21:34

ABD Büyükelçiliği: ABD vatandaşları Irak’ı derhal terk etmeli

Bağdat ABD Büyükelçiliği, yayımladığı son güvenlik uyarısında ABD vatandaşlarına Irak’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu.

Büyükelçilikten yapılan açıklamada, ülkedeki güvenlik risklerinin ciddi şekilde arttığı vurgulandı.Açıklamada, “ABD vatandaşları Irak’ı derhal terk etmelidir” denildi.

İran destekli milis tehdidine dikkat çekildi

Açıklamada, Irak’ta kalmayı tercih eden ABD vatandaşlarının güvenlik risklerini yeniden değerlendirmesi gerektiği belirtildi.

Büyükelçilik uyarısında şu ifadeler yer aldı:“Irak’ta kalmayı tercih eden ABD vatandaşlarının, İran destekli terörist milis gruplarının oluşturduğu ciddi tehdit ışığında kararlarını yeniden gözden geçirmeleri şiddetle tavsiye edilir.”

ABD yetkilileri, bölgede artan gerilim nedeniyle ABD vatandaşlarının, ABD çıkarlarının ve altyapısının hedef alınabileceği uyarısında bulunuyor.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here