İtalya Genelkurmay Başkanı Amiral Giuseppe Berutti Bergotto, 25 Mart’ta Senato’nun 3. Dışişleri ve Savunma Komisyonu’nda yaptığı sunumda, İtalyan Donanması’nın mevcut stratejik ortamda üstleneceği rolü ve geleceğe dönük dönüşüm planlarını anlattı. Sunumda, artan hibrit tehditler, siber saldırılar, kritik denizaltı altyapılarına yönelik riskler, balistik ve hipersonik füze tehdidi ile insansız sistemlerin yükselen rolü öne çıktı.
Amiral Bergotto, günümüz güvenlik ortamının geçmişe kıyasla çok daha kısa tepki süreleri gerektirdiğini belirterek, donanmanın yeni nesil platformlar, gelişmiş hava ve füze savunma kabiliyetleri, insansız sistemler, yapay zekâ destekli komuta yapıları ve siber dayanıklılık üzerinden yeniden şekillendirildiğini vurguladı.
Akdeniz’den Hint-Pasifik’e uzanan geniş görev sahası
Bergotto’ya göre deniz, bugün yalnızca güvenliğin değil, ekonomik refahın da merkezinde yer alıyor. Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 90’ının deniz yoluyla yapıldığını, dijital iletişimin büyük bölümünün denizaltı kabloları üzerinden sağlandığını hatırlatan Bergotto, enerji ve hammadde tedarikinde dışa bağımlılığın da deniz güvenliğini daha kritik hale getirdiğini söyledi.
İtalyan Donanması’nın faaliyet sahası ise “genişletilmiş Akdeniz” ile sınırlı değil. Bu alan; Doğu Akdeniz, Kızıldeniz, Hint Okyanusu, Arap Körfezi, Gine Körfezi, Kuzey Atlantik, Arktik ve Hint-Pasifik’e kadar uzanıyor. Bergotto, bu bölgelerin hem küresel ticaret hem de enerji güvenliği açısından hayati önemde olduğunu, aynı zamanda artan jeopolitik rekabetin de merkezinde yer aldığını ifade etti.
Kızıldeniz ve Hürmüz vurgusu
Sunumda, Kızıldeniz’deki Husi saldırıları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler özellikle dikkat çekti. Bergotto, Hürmüz çevresinde olası eskort görevlerinin “sıfır riskli” olmadığını açıkça belirtti. Dar coğrafya, kısa mesafeler ve küçük teknelerle gerçekleştirilebilecek saldırıların tehdidi artırdığını dile getiren İtalyan komutan, Kızıldeniz’de ise daha uzun mesafeler nedeniyle tehdidin daha erken tespit edilip müdahale edilebildiğini söyledi.
İtalyan Donanması’nın Avrupa Birliği’nin “Aspides” ve “Atalanta” operasyonları ile Akdeniz’deki “Mediterraneo Sicuro” görevi kapsamında yoğun faaliyet yürüttüğünü belirten Bergotto, donanmanın krizlere yalnızca tepki vermekle kalmayıp onları önceden öngörmeyi hedeflediğini vurguladı.
Füze yerine top: Dron tehditlerine yeni yaklaşım
Amiral Bergotto, insansız hava araçlarına karşı mücadelede maliyet-etkin çözümlere yöneldiklerini de anlattı. “Aspides” Operasyonu’nun ilk aşamalarında ticari gemilere refakat görevi sırasında dron tehditlerine karşı ilk etapta füze kullandıklarını belirten Bergotto, bir füzenin ortalama 1,2 milyon avroya mal olduğunu, buna karşılık düşman dronlarının yaklaşık 20 bin avro seviyesinde kaldığını söyledi.
Bu nedenle donanmanın, daha önce bu tür tehditlere karşı kullanılmayan top sistemlerine yöneldiğini ve kısa süre içinde bunların etkili biçimde kullanılmaya başlandığını ifade etti. Böylece hem mühimmat tasarrufu sağlandı hem de daha sürdürülebilir bir savunma yaklaşımı geliştirildi.
Yeni savaş gemileri ve hava-füze savunma kapasitesi
İtalyan Donanması’nın gelecek planlarında yeni nesil savaş gemileri, amfibi platformlar ve sualtı unsurları önemli yer tutuyor. Bergotto’nun çizdiği çerçeveye göre donanma, balistik füzelere karşı savunma kapasitesine sahip yeni nesil hava ve füze savunma gemileri istiyor. Bu kapsamda Leonardo radarları ve MBDA tarafından geliştirilecek önleme füzeleriyle donatılacak iki yeni nesil destroyerin 2026’da sipariş edilmesi planlanıyor.
Buna ek olarak, mevcut Doria sınıfı gemilerin modernizasyonu, yeni fırkateynlerin tedariki, PPA/MPCS platformlarının ortak standartta toplanması, açık deniz devriye gemileri ile çok amaçlı korvet programları da donanmanın genişleme planları arasında yer alıyor.
Amfibi harekât kabiliyetinin artırılması amacıyla iki LHD tipi amfibi saldırı gemisi ve yeni nesil LPD platformları öngörülürken, lojistik destek gemisi sayısının artırılması da planlamada dikkat çeken unsurlar arasında bulunuyor.
Sualtı boyutu güçleniyor
İtalya, sualtı harbi alanında da iddiasını artırmayı hedefliyor. Bergotto, sualtı operasyon bileşeninin 10 denizaltıya çıkarılmasının planlandığını söyledi. Bu yapı; yeni U212 NFS denizaltıları, modernize edilecek U212A sınıfı platformlar ve daha gelişmiş yeni denizaltılarla desteklenecek.
Ayrıca kritik denizaltı altyapılarının gözetimi ve korunması amacıyla büyük otonom sualtı araçları, çok amaçlı sualtı gözetleme birimleri, yeni nesil mayın avcıları, hidro-oşinografik gemiler, istihbarat platformları ve özel kuvvet destek unsurları da filoya dahil edilecek.
İnsansız sistemler kuvvet çarpanı olarak görülüyor
TB3 dışında da İtalyan Donanması’nın insansız sistemlere ciddi önem verdiği görülüyor. Bergotto, insansız sualtı aracı, insansız su üstü aracı ve yeni VTOL platformlarının hizmete alınacağını açıkladı. Bu sistemlerin yalnızca keşif ve gözetleme için değil, kritik altyapıların korunması ve yüksek riskli görevlerde insanlı platformların yükünü azaltmak için kullanılacağı ifade edildi.
Amiral, insansız sistemlerin gelecekte donanmanın gerçek “kuvvet çarpanları” haline geleceğini söyledi. İtalya ayrıca bu alanda sadece platform satın almayı değil, bazı hizmetleri de dışarıdan temin etmeyi değerlendiriyor.
Yapay zekâ, siber güvenlik ve bilgi üstünlüğü öne çıkıyor
Sunumda öne çıkan bir başka başlık ise dijital dönüşüm oldu. İtalyan Donanması, kıyı radar ağını modernize ediyor, uydu gözetleme sistemlerini operasyonel yapıya entegre ediyor ve yapay zekâ tabanlı analiz araçlarıyla karar destek sistemlerini güçlendiriyor.
Bergotto, modern savaş gemilerinin artık birbirine bağlı dijital sistemler haline geldiğini, bu nedenle siber dayanıklılığın operasyonel kabiliyet kadar önemli olduğunu söyledi. Bir geminin ağına yönelik saldırının doğrudan harekât yeteneğini tehlikeye atabileceğini vurgulayan Bergotto, bu nedenle siber güvenlik yatırımlarının artırıldığını belirtti.
Personel açığı, lojistik ve üs altyapısı da gündemde
Bergotto’nun konuşmasında personel konusu da geniş yer tuttu. Mevcut yaklaşık 27 bin 200 kişilik kadronun 30 bin 50 personele çıkarılmasının hedeflendiğini söyleyen İtalyan komutan, özellikle nitelikli personelin korunmasının ve genç nesiller için cazip çalışma koşullarının oluşturulmasının kritik önem taşıdığını ifade etti.
Barınma imkânlarının artırılması, sosyal hakların geliştirilmesi, eğitim müfredatlarının güncellenmesi ve teknik becerilerin yeni teknolojilere uygun hale getirilmesi planlanan adımlar arasında yer alıyor. Bunun yanında deniz üsleri, hava üsleri ve tersanelerin modernizasyonu ile bakım kapasitesinin güçlendirilmesi de dönüşüm planının önemli parçaları olarak öne çıkıyor.
İtalya deniz gücünü çok alanlı yapıya dönüştürüyor
Amiral Giuseppe Berutti Bergotto’nun Senato’daki sunumu, İtalyan Donanması’nın yalnızca yeni platformlar edinmeye değil, aynı zamanda bütüncül bir dönüşüm geçirmeye hazırlandığını gösterdi. Yeni savaş gemileri, gelişmiş hava ve füze savunması, sualtı gözetleme sistemleri, siber güvenlik yatırımları, insansız araçlar ve personel reformları; İtalya’nın deniz gücünü daha bağlantılı, daha esnek ve daha dayanıklı bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.



