
Cenevre’de yürütülen nükleer müzakerelerin ikinci turu, tarafların “temel ilkeler” üzerinde mutabakata varmasıyla sona erdi. Görüşmeler ilerleme sinyali verse de, Washington ve Tahran arasındaki görüş ayrılıkları ciddiyetini koruyor.
İran ve ABD, Umman’ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen dolaylı görüşmelerde kritik bir aşamayı geride bıraktı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, stratejik bir ilerleme kaydedildiğini belirterek “yolun başladığını” ifade etti. Ancak ABD’li yetkililer, özellikle İsrail basınına verdikleri demeçlerde, pozisyonlar arasındaki farkın hâlâ büyük olduğunu ve birçok detayın masada beklediğini vurguladı.
Diplomasinin Teknik ve Siyasi Dengesi
Müzakereler yalnızca siyasi değil, teknik boyutta da hareketli geçti. Arakçi, IAEA Başkanı Rafael Grossi ile verimli bir görüşme gerçekleştirirken, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Majid Takht-Ravanchi, Tahran’ın uzlaşma niyetiyle %60 zenginleştirilmiş uranyumu seyreltmeyi teklif ettiğini açıkladı. Ravanchi, “Sıfır zenginleştirme” seçeneğinin artık masada olmadığını belirterek, topun Washington’ın sahasında olduğunu hatırlattı.
Trump ve Hamaney Arasındaki Söylem Savaşı
Görüşmeler sürerken liderler düzeyinde sert açıklamalar gelmeye devam etti:
- Donald Trump: Air Force One’da yaptığı açıklamada, Tahran’ın “anlaşma yapmamanın sonuçlarından” korktuğunu savundu. Trump, geçtiğimiz yılki B-2 bombardımanlarını hatırlatarak, askeri seçeneğin her zaman masada olduğunu ima etti.
- Ayetullah Ali Hamaney: Sosyal medya üzerinden yaptığı çıkışta, nükleer endüstriyi “ulusun inkar edilemez hakkı” olarak tanımladı. Hamaney, caydırıcı silahlar olmadan bir ülkenin düşman tarafından ezileceğini savunarak, ABD’nin kısıtlama girişimlerini kınadı.
Sahada Gerilim: Hürmüz Boğazı ve Protestolar
Müzakere masasında diplomasi konuşulurken, sahada askeri hareketlilik hakimdi. Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), stratejik Hürmüz Boğazı’nda geniş kapsamlı bir deniz tatbikatı başlattı. Bu hamle, Washington’ın bölgeye savaş gücü yığmasına karşı bir “karşılıklı harekat” senaryosu olarak değerlendirildi.
Diplomatik kanatta da sular durulmadı; Umman Büyükelçiliği önünde toplanan protestocuların, İran heyetinin araçlarına domates atarak sloganlar atması, müzakerelerin üzerindeki toplumsal ve siyasi baskıyı gözler önüne serdi.
Sonraki Adımlar ve Beklentiler
Taraflar, önümüzdeki iki hafta içinde üzerinde çalışılan taslak belgeleri ve ayrıntılı önerileri birbirleriyle paylaşacak. Üçüncü tur müzakereler için tarih henüz belirlenmezken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmanın “zor” olduğunu ancak denemeye istekli olduklarını belirtti. Washington’ın aynı zamanda Ukrayna-Rusya savaşı için de üçlü görüşmeler trafiğinde olması, küresel diplomasi trafiğinin ne denli sıkışık olduğunu gösteriyor.


