ABD ordusunun 3 Ocak’ta Caracas şehir merkezine düzenlediği ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan “Absolute Resolve” operasyonu, ülkenin hava kuvvetlerinin neden devreye girmediği sorusunu gündeme getirdi.
ABD’li yetkililer, operasyona karşı yalnızca sınırlı yerden havaya ateş açıldığını, ancak herhangi bir hava müdahalesi yaşanmadığını açıkladı. Konuya yakın askeri uzmanlara göre bunun arkasında iki temel neden bulunuyor: operasyonel sürpriz ve Venezuela Hava Kuvvetleri’nin yıllardır süren yapısal zayıflığı.
Arjantin merkezli CRIES düşünce kuruluşunun başkanı Andrei Serbin Pont, Caracas yönetiminin, ABD’nin hava üstünlüğü karşısında uçakları havalandırmak yerine dağıtmayı ve korumayı tercih ettiğini söyledi. Pont’a göre Venezuela, herhangi bir hava müdahalesinin hızla etkisiz hale getirileceğini hesapladı.
Emekli Kolombiya Hava Kuvvetleri Albayı Iván González ise Venezuela Hava Kuvvetleri’nin bugün, 2000’li yılların başına kıyasla bile daha kötü bir durumda olduğunu belirtti. González, özellikle hızlı reaksiyon kabiliyeti ve operasyonel hazırlık seviyesinin ciddi biçimde gerilediğine dikkat çekti.
Kâğıt üzerinde Venezuela’nın filosu oldukça geniş. Hava kuvvetleri ABD yapımı F-16, Rus yapımı Su-30, Çin yapımı K-8 ve Brezilya yapımı Tucano uçaklarını kullanıyor. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün Military Balance 2025 raporuna göre bu filonun iki F-16, dört Su-30, bir Tucano ve iki K-8 filosundan oluştuğu belirtiliyor.
Ancak uzun süredir devam eden ABD yaptırımları, yedek parça tedarikinin kesilmesi ve ekonomik çöküş, bu uçakların önemli bir bölümünü fiilen kullanılamaz hale getirdi. Açık kaynaklı istihbarata dayanan tahminlere göre Venezuela bugün en fazla altı silahlı savaş uçağını ve yaklaşık 12 uçabilir durumdaki Su-30’u operasyonel olarak kullanabiliyor.
Sorun yalnızca uçak sayısıyla sınırlı değil. Hava kuvvetleri, darbe girişimi şüphesiyle yapılan tutuklamalar, pilot firarları ve eğitim faaliyetlerindeki kesintiler nedeniyle nitelikli personel sıkıntısı yaşıyor. Uzmanlar, mevcut pilotların çoğunun yetersiz eğitimli, düşük moralli ve sınırlı savaşma isteğine sahip olduğunu söylüyor.
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine’e göre Amerikan helikopterleri Venezuela kıyılarına çok alçak irtifada yaklaştı ve aynı anda elektronik harp, siber operasyonlar ve uzay tabanlı gözetleme sistemleri devreye sokuldu. Bu sayede Venezuela’nın radar, komuta ve hava savunma ağları büyük ölçüde devre dışı bırakıldı.
ABD saldırıları sırasında Karakas, Aragua, Miranda ve La Guaira’daki askeri tesisler hedef alındı. Özellikle El Libertador Hava Üssü ve burada konuşlu Rus yapımı Buk-M2E hava savunma sistemi vuruldu. Bu durum, Venezuela savaş uçakları kalkmış olsa bile onları koruyacak bir hava savunma şemsiyesinin kalmadığı anlamına geliyor.
Caine’in paylaştığı zaman çizelgesine göre ABD kuvvetleri Maduro’nun konutuna 01.01’de ulaştı ve 03.29’da bölgeden çekildi. Uzmanlara göre Venezuela’nın etkili bir hava karşılığı vermesi için gereken erken uyarı ve karar süresi bu kadar kısa bir zaman aralığında fiilen oluşmadı.
Operasyonun ardından Caracas’ta bazı üst düzey güvenlik görevlerinde değişiklik yapılırken, Savunma Bakanı Vladimir Padrino López ve Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Lenín Ramírez Villas görevlerini korudu. Bu durum, rejimin yaşanan askeri başarısızlığa rağmen hava kuvvetlerinin yapısal sorunlarına yönelik kapsamlı bir reform planı ortaya koymadığını gösteriyor.



