Boeing, işbirlikçi savaş uçağı (CCA) konsepti kapsamında geliştirdiği MQ-28 Ghost Bat platformunun Block 3 konfigürasyonunu, genişletilmiş kanat yapısı, dahili silah bölmesi ve artırılmış menzil kabiliyetiyle operasyonel kullanıma yaklaştırıyor.
Avustralya hükümeti, 2024 yılının sonunda Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAAF) için yürütülen programın bir sonraki aşaması kapsamında 1,4 milyar Avustralya doları (yaklaşık 977 milyon ABD doları) tutarında bir sözleşmeyi onayladı. Anlaşma, altı adet Block 2 uçağın üretimini ve ilk operasyonel konfigürasyon olarak tanımlanan Block 3’ün geliştirilmesini kapsıyor.
Daha Büyük Kanat, Daha Uzun Menzil
Boeing’e göre Block 3 sürümünde MQ-28’in kanat açıklığı 6 metreden 7,3 metreye çıkarılacak. Bu değişiklik, yakıt kapasitesinde yaklaşık %30 artış sağlayarak platformun özellikle Pasifik coğrafyasındaki uzun menzilli görevler için daha uygun hale gelmesini amaçlıyor.
Şirket, Block 3’ün dahili silah bölmesi sayesinde AIM-120 AMRAAM hava-hava füzesi ile GBU-39/B Küçük Çaplı Bomba (SDB) taşıyabileceğini, görev gereksinimine bağlı olarak harici pilonların da kullanılabileceğini belirtiyor. Boeing yetkilileri, taşınabilecek mühimmat türlerindeki temel kısıtın fiziksel boyutlar olduğunu vurguluyor.
Otonom Silah Kullanımı Sahada Test Edildi
2024 yılının sonunda gerçekleştirilen Trial Kareela 25-4 faaliyeti, MQ-28’in insanlı platformlarla entegre şekilde otonom silah kullanma kabiliyetini doğruladı. Test kapsamında, Güney Avustralya’daki RAAF Woomera tesisinden havalanan bir MQ-28, harici pilonundan ateşlediği bir AMRAAM füzesiyle hava hedefini imha etti.
Test senaryosunda hedef tespiti bir F/A-18F Super Hornet tarafından yapıldı, görev komuta-kontrolü E-7 Wedgetail erken ihbar ve kontrol uçağı tarafından sağlandı. Füzenin ateşleme çözümü ve icrası MQ-28’in otonom sistemleri tarafından gerçekleştirildi.
Boeing, bu yeteneği destekleyen yazılım ve sistemlerin sekiz ay gibi kısa bir sürede geliştirildiğini ve bunun platformun dijital mimarisinin esnekliğini gösterdiğini belirtti.
Modüler Tasarım ve İhracat Potansiyeli
MQ-28, açık mimari yaklaşımı sayesinde kullanıcı ülkelerin kendi sensörlerini, elektronik harp sistemlerini ve yazılımlarını platforma entegre edebilmesine olanak tanıyor. Boeing, bu özelliğin özellikle ulusal egemenlik ve yerel sanayi katılımı arayan ülkeler için önemli bir avantaj sunduğunu ifade ediyor.
Şirket, önümüzdeki on yıl içinde CCA pazarında hızlı bir büyüme öngörüyor. Japonya’nın programa gözlemci ve iş birliği ortağı olarak dahil olduğu, ABD Hava Kuvvetleri’nin en az bir MQ-28 tedarik ettiği ve ABD Donanması’nın test faaliyetlerine katıldığı daha önce doğrulanmıştı.
Boeing ayrıca, MQ-28’in yerel üretime uygun olacak şekilde tasarlandığını ve sınırlı altyapı yatırımıyla farklı ülkelerde üretilebileceğini belirtiyor.
Teslimat Takvimi
Boeing ve Avustralya Savunma Bakanlığı’na göre, ilk operasyonel Block 3 uçaklarının 2028 yılında RAAF’a teslim edilmesi planlanıyor. Bu teslimatla birlikte Avustralya’nın, CCA konseptini operasyonel hizmete sokan ilk hava kuvveti olması bekleniyor.



