İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Royal United Services Institute (RUSI) tarafından yayımlanan kapsamlı analiz, Rusya’nın entegre hava ve füze savunma sistemlerinin arkasındaki üretim ekosisteminin göründüğü kadar güçlü olmadığına dikkat çekti. RUSI, raporu NATO ve ortaklarına, Rus savunma sanayisinin kırılgan noktalarını ve istismar edilebilir tedarik bağımlılıklarını ortaya koymak amacıyla hazırladı.
Analizde, Rusya’nın S-400, Pantsir ve radar/C2 sistemleri gibi kritik hava savunma platformlarının üretiminde yabancı mikroelektronik, özel seramik malzemeler ve Batı menşeli test ekipmanlarına yüksek derecede bağımlı olduğu vurgulanıyor. RUSI’ye göre bu bağımlılıklar, Rusya’nın uzun vadeli savunma kapasitesini zayıflatabilecek “somut ve eyleme açık stratejik fırsatlar” sunuyor.
Rapora göre Rus hava savunma mimarisi sahada hâlâ etkili. 2022’de Ukrayna’nın GMLRS vuruş oranı %70 seviyesindeyken, Rusya’nın adaptasyonu sonucu bu oran 2025’te %8’e kadar düştü. Ancak RUSI uzmanları, bu etkinliğin sürdürülebilirliğinin doğrudan üretim zincirinin dayanıklılığına bağlı olduğunu belirtiyor.
Özellikle S-400 bataryasının beyni olan 55K6E komuta-kontrol aracında kullanılan Elbrus-90 işlemcilerinin 28nm teknolojisine bağımlı olması, Rusya’nın TSMC gibi dış üreticilere olan ihtiyacını kritik bir zafiyet hâline getiriyor. Yaptırımlar sonrası bu bileşenlerin tedariki büyük ölçüde kesilmiş durumda.
Kırılgan Noktalar: Mikroçipler, PCB Laminatları ve Berilyum Oksit
RUSI raporu, Rus savunma sektörünün üç ana alanda dışa bağımlı olduğunu belirtiyor:
1. Mikroelektronik Bileşenler
AESA radarlarında kullanılan yüksek frekanslı PCB laminatlarının ABD menşeli Rogers Corporation ürünleri olduğu; Rusya’nın bu malzemeleri hâlâ Çin üzerinden aracı şirketlerle temin ettiği ifade ediliyor.
2. Berilyum Oksit Seramikleri
Radar ısı yönetimi için kritik olan bu malzemenin yalnızca Kazakistan’daki Kaz Ceramics tarafından sağlanabildiği belirtiliyor. 2024’te ihracatın 17,8 milyon dolara çıkması, bağımlılığın hızla arttığını gösteriyor.
3. Batı Menşeli Test Cihazları
Keysight Technologies’in vektör ağ analizörleri (VNA) gibi ekipmanların Rus radar üreticileri için “vazgeçilmez” olduğu belirtiliyor. 2024 yılında bu cihazlar üzerinden 42 milyon dolar değerinde ithalat yapıldığı tespit edildi.
RUSI’ye göre bu bağımlılıklar, Rusya’nın hava savunma üretim kapasitesini hedef almak isteyen ülkeler için “zamanlaması uygun ve uygulanabilir” fırsatlar yaratıyor.
RUSI’nin Stratejik Önerileri: Yaptırımlar, Siber Operasyonlar ve Üretim Merkezlerinin Hedeflenmesi
Rapor, NATO ve ortaklarına yönelik beş ana politika önerisi sunuyor:
• Tedarik zincirine yönelik yaptırımların genişletilmesi
Özellikle mikroelektronik tedarik eden Çin merkezli aracı şirketlerin hedef alınması öneriliyor.
• Berilyum oksit akışının kesilmesi
RUSI, Kazakistan’daki üreticinin baskı altına alınmasının Rus radar kapasitesini doğrudan vuracağını belirtiyor.
• Batı menşeli test ve tasarım yazılımlarının engellenmesi
Altium Designer, Ansys HFSS ve Keysight cihazlarının Rusya’ya erişiminin tamamen durdurulması çağrısı yapılıyor.
• Siber operasyonların değerlendirilmesi
Yabancı yazılımlara olan bağımlılık, tasarım süreçlerinin manipülasyonu için “eşsiz bir fırsat penceresi” olarak tanımlanıyor.
• Kritik üretim merkezlerinin hedef önceliği haline getirilmesi
Özellikle Tula’daki Pantsir üretim tesislerinin coğrafi yoğunluğu, “operasyonel açıdan etkili bir hedef” olarak nitelendiriliyor.
Rusya Güçlü Görünüyor, Ancak Üretim Tabanı Kırılgan”
RUSI raporu, Rus hava savunma sistemlerinin sahadaki başarısına rağmen ihracat müşterilerini de uyarıyor.
Raporun sonuç bölümünde şu ifade öne çıkıyor:“Rus savunma sanayisinin kritik alt bileşenlerdeki bağımlılıkları, kriz dönemlerinde Rusya’yı güvenilmez bir tedarikçi hâline getirme potansiyeli taşımaktadır.”
RUSI’nin hazırladığı analiz, Ukrayna’daki savaşın seyrine ve Rusya’nın uzun vadeli askeri modernizasyonuna doğrudan etki edecek stratejik kırılganlıkları detaylı şekilde ortaya koyuyor. Kurumun amacı, NATO’nun politika üretim süreçlerine veri sağlamak ve Rus savunma sanayisini hedef alan daha etkili bir baskı çerçevesinin oluşturulmasına katkı sunmak.

Rusya’nın Entegre Hava ve Füze Savunma Ekosistemine Genel Bakış
Rus IAMDS, farklı menzil ve kabiliyetlerdeki unsurların katmanlı ve entegre şekilde çalıştığı kapsamlı bir savunma ağıdır. Bu yapının anlaşılması, endüstriyel üretim zincirindeki hangi bileşenlerin kritik ve ikame edilmesi zor olduğunu belirlemek açısından zorunludur.
Temel Bileşenler
• Stratejik ve Taktik SAM Sistemleri:
S-400 gibi uzun menzilli sistemler geniş alan savunması sağlarken, Buk-M3 gibi taktik sistemler manevra birliklerinin yakın hava savunmasını üstlenir.
• Kısa Menzilli Hava Savunma (SHORAD) Sistemleri:
Pantsir-S2 ve Tor-M2 gibi SHORAD unsurları, seyir füzeleri, helikopterler ve özellikle İHA’lara karşı iç katmanı oluşturur.
• Radar ve Komuta-Kontrol (C2) Ağları:
NEBO-M, 96L6E, 91N6 gibi radarlar farklı frekanslarda çalışarak geniş kapsamlı tespit sağlar. Polyana-D4M1 gibi C2 merkezleri, bu verileri tek bir hava resmi hâline getirir.
Rus Hava Savunma Sanayi Ağının Haritalandırılması
Rusya’nın hava savunma üretim ekosistemi, büyük ölçüde Almaz-Antey holdingi etrafında şekillenen merkezi bir “hub-and-spoke” modeline dayanır. Bu yapı; tasarım, montaj, alt sistem üretimi ve hammadde tedarikinin tek bir çatı altında koordine edilmesini sağlar.
S-400 Füze Sisteminin Tedarik Zinciri
Tasarım: JSC Fakel
Montaj: MMZ Avangard
İtki Sistemleri: Kamensky Combine, Salyut JSC
Güdüm Sistemleri: Arzamas Instrument-Building Plant, NPP Temp-Avia JSC
Arayıcı Başlıklar: PJSC Krasnoye Znamya Plant
Alt bileşen tedariki: Saturn JSC, Pluton JSC, NTC Modul vb.
Pantsir SHORAD Üretim Ekosistemi
- Ana yüklenici: KBP (Tula)
- Radarlar: TsKBA
- Optik Modüller: NPO GIPO
- Füzeler: TulaTochMash
- İletişim/İşlem birimleri: JSC Sozvezdiye
Radar ve C2 Üretim Ağı
- 92N6 Angajman Radarı: PJSC NPO Almaz
- 91N6 Arama/Takip Radarı: JSC NPO NIIP NZIK
- 55K6E Komuta Merkezi: NPO Almaz, Elbrus işlemcileri ve Ramek-VS modülleri
Bu fotoğraf, sistemlerin dışarıdan güçlü görünmesine rağmen derin bağımlılıklara sahip kırılgan bir üretim zinciri içerdiğini göstermektedir.
Bununla birlikte rapor, Ukrayna’daki savaş sürecinde Rus HSS’lerinin sahadaki performansına ilişkin dikkat çekici taktiksel ve operasyonel gözlemler sunmaktadır.
Taktiksel ve Operasyonel Zafiyetler
Sistem Doygunluğu ve Penetrasyon:
Rus hava savunma sistemlerinin doygunluk (saturation) altında aşılabildiği belirtilmektedir. Ukrayna, tek bir saldırı ekseninde 100 ila 150 insansız hava aracından (İHA) oluşan yoğun salvolar kullanarak hava savunmasını tüketmiş; bu sayede seyir füzeleri veya daha büyük İHA’ların hedeflere ulaşmasını sağlamıştır. Raporda, stratejik karadan havaya füze (SAM) sistemlerinin de benzer bir doygunluk riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edilmektedir.
Operatör Kaynaklı Hatalar:
SAM operatörlerinin izole kaldıkları, çoklu tehdit altında yoğun baskı yaşadıkları veya yorgunluk nedeniyle hata yaptıkları durumlarda, dost unsurları hatta sivil uçakları vurabildikleri örneklerle ortaya konmuştur. Bu durum, Rus hava savunma ağının yüksek düzeyde operasyonel entegrasyona bağımlı olduğunu göstermektedir.
HARM Füzelerine Karşı Zafiyet ve Uyarlanma Süreci:
Ukrayna, çatışmanın ilk aşamalarında AGM-88 Yüksek Hızlı Anti-Radyasyon Füzeleri (HARM) ile Rus radarlarını hedef alarak savunma şemsiyesinde boşluklar yaratmayı başarmıştır. Ancak Rus SAM operatörleri, kısa sürede taktik değişikliğine giderek radar kapatma yöntemleri geliştirmiş ve bazı HARM füzelerini düşürmeyi öğrenmiştir.
Sürekli Modernizasyon Gereksinimi:
Elektronik harp (EW) kabiliyetlerindeki hızlı gelişim ve yeni hava tehditlerinin ortaya çıkması, hava savunma sistemlerinin etkinliğini sürdürebilmesi için sürekli yazılım, donanım ve taktik güncellemelerini zorunlu kılmaktadır.
Bazı Sistemlerde Düşük Vurma Olasılığı:
Rapora göre Rus envanterindeki kısa menzilli hava savunma sistemlerinden Pantsir-S2’nin, Tor sistemine kıyasla daha düşük bir imha olasılığına (Pk) sahip olduğu değerlendirilmektedir.
Geleceğe Yönelik Güvenilirlik Endişeleri:
Raporun bulguları, Rusya’dan hava savunma sistemi tedarik etmeyi planlayan ülkelerin; bu sistemlerin siber saldırılara, teknik arızalara ve tedarik zinciri kesintilerine karşı dayanıklılığını yeniden gözden geçirmesi gerektiğine işaret etmektedir. Ayrıca, bu sistemlerin gelecekteki NATO taarruz yeteneklerine karşı uzun vadede güvenilir bir savunma kalkanı sunup sunamayacağı da sorgulanmaktadır.
Sonuç olarak rapor, odağını ağırlıklı olarak Rus hava savunma sanayisinin endüstriyel altyapısındaki kırılganlıklara yöneltse de, sahadaki bulgular Rus sistemlerinin taktik düzeyde; operatör hatalarına, doygunluk saldırılarına ve sürekli adaptasyon ihtiyacına karşı hassasiyet taşıdığını ortaya koymaktadır.
RUSI Raporunu hazırlayanlar: Dr.Jack Watling , Nikolay Staykov, Maya Kalcheva, Olena Yurchenko, Bohdan Kovalenko, Olena Zhul, Oleksii Borovikov, Anastasiia Opria, Roman Rabieiev, Nadiia Reminets and Alex Whitworth



