Yunanistan KC-390 tedariki için Portekiz ile hükümetlerarası anlaşmayı Atina’da imzaladı. Anlaşma, Hava Kuvvetleri için 3 Embraer KC-390 Millennium’u ve 3 uçaklık opsiyonu kapsıyor. Yunan Hava Kuvvetleri, bu uçaklarla ilk kez savaş uçaklarına havada yakıt ikmali kabiliyeti kazanacak.
İmza töreni Savunma Bakanlığında, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ile Portekiz Savunma Bakanı Nuno Melo’nun katılımıyla yapıldı. Embraer’in açıklamasına göre Yunan Hava Kuvvetleri ilk uçağı 2027’de teslim alacak.
Yunan havacılık dergisi Ptisi’ye göre programın toplam maliyeti yaklaşık 590 milyon avro. Bu tutarın 532 milyon avrosu uçaklara ve destek hizmetlerine, 57 milyon avrosu kendini koruma ve elektronik harp (EH) sistemlerine ayrıldı.
Önce Rafale ve Mirage
Yunan basınına göre KC-390’lar, ilk aşamada Rafale ve Mirage 2000-5 savaş uçaklarına yakıt ikmali yapacak. F-16’lara ikmal kabiliyeti ikinci aşamada eklenecek. Dendias, F-16’ların bu kabiliyete yaklaşık bir yıl sonra kavuşacağını söyledi.
Uçak, kanat altındaki hortum ve sepet (hose-and-drogue) podlarıyla yakıt aktarıyor. Kendisi de havada yakıt alabiliyor.
Dendias, tedarikin Yunanistan için iki ilk anlamına geldiğini belirtti. Jet motorlu nakliye uçağı edinmek ve savaş uçaklarına havada ikmal kabiliyeti kazanmak. Bakan, havada ikmalin savaş uçaklarının havada kalış süresini katlayacağını, bu durumda asıl sınırlayıcı unsurun pilotun dayanıklılığı olacağını ifade etti.
Dendias’tan 1974 göndermesi
Dendias, kabiliyetin stratejik önemini Türkiye’nin 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı üzerinden anlattı. Harekâtı “işgal” olarak nitelendiren Dendias, Yunanistan’ın o dönem tanker uçaklarına sahip olması halinde harekâtın gerçekleşemeyeceğini ve köprübaşının korunamayacağını savundu.
Dendias, Melo ile Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) de görüştü. Portekiz tarafını Türkiye’nin bölgedeki hukuki çerçeveye bakışı ve Türkiye-Libya mutabakatı hakkında bilgilendirdiğini açıkladı.
Dendias, iki ülkenin insansız deniz sistemlerinde iş birliğini geliştireceğini de söyledi. Yunanistan’ın birkaç gün içinde Uzay Komutanlığını açacağını duyurdu.
Eğitim ve bakım iş birliği
Yunan Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Dimosthenis Grigoriadis ile Portekiz Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sérgio Pereira, sözleşmeyle eş zamanlı olarak bir niyet mektubu imzaladı. Yunan Hava Kuvvetleri Komutanlığına göre mektup; eğitim, operasyonel deneyim, teknik bilgi paylaşımı, bakım ve lojistik destek alanlarında iş birliği çerçevesi oluşturuyor.
Yunan mürettebatı, Portekiz’in Beja’daki 11 No’lu Hava Üssü’nde, KC-390 işleten 506’ncı “Rinocerontes” Filosu’nda eğitim alacak. Embraer ile Yunan havacılık sanayi kuruluşu EAB, uçağın Yunanistan’daki bakım ve teknik desteği için 22 Mayıs’ta bir çerçeve anlaşması imzalamıştı.
Avrupa’da yedinci kullanıcı
Embraer’e göre Yunanistan; Portekiz, Macaristan, Hollanda, Avusturya, Çekya ve İsveç’in ardından KC-390’ı seçen yedinci Avrupa ülkesi oldu. Avrupa dışında Brezilya, Güney Kore, Özbekistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kolombiya uçağı tercih etti.
KC-390, 26 tona kadar yük taşıyabiliyor, 470 knot hıza ulaşabiliyor ve hazırlıksız pistlerden operasyon yapabiliyor.
Yunan Hava Kuvvetleri, nakliye görevlerinde halen C-130 Hercules ve C-27J Spartan uçaklarını kullanıyor. Ptisi’ye göre KC-390 bu tiplerin bütün görevlerini devralmayacak, ancak orta sınıfta daha yüksek hız ve taşıma kapasitesi sunacak.
Tanker kabiliyeti, Yunan savaş uçaklarının Ege ve Doğu Akdeniz’deki görev menzilini ve havada kalış süresini genişletecek. Türk Hava Kuvvetleri ise envanterindeki KC-135R tanker uçaklarıyla uzun yıllardır havada yakıt ikmali kabiliyetine sahip.
Embraer’in verilerine göre KC-390 standart olarak 23,9 ton kullanılabilir yakıt taşıyor; yük bölmesine takılan üç adet 4 tonluk yardımcı tankla bu miktar yaklaşık 35 tona çıkıyor. Podların her biri dakikada 400 galona kadar yakıt aktarabiliyor.
Taktik avantajlar
KC-135R’nin üstünlükleri
Asıl fark aktarılabilir yakıt miktarında. KC-135R, KC-390’ın yaklaşık 2,5–4 katı yakıt taşıyor. Uzak bir istasyonda daha uzun süre bekleyip daha büyük bir paket (ör. 8–12 savaş uçağı) besleyebiliyor. Uzun menzilli taarruz ve kesintisiz hava devriyesi (CAP) için belirleyici unsur.
Bom sistemi, Türk Hava Kuvvetlerinin F-16 ve F-4E filoları gibi bom alıcılı uçaklar için tek uygun yöntem. Bom ayrıca daha yüksek aktarım hızıyla ikmal penceresini kısaltıyor. Daha yüksek tavan, savaş uçaklarının görev irtifasına yakın ikmali kolaylaştırıyor.
KC-390’ın üstünlükleri
KC-390 çok rollü bir platform. Aynı uçak bir gün tanker, ertesi gün nakliye, tahliye veya paraşütle atma görevi yapabiliyor. Yük bölmesine bağlı dönüşüm, kalıcı yapısal değişiklik gerektirmiyor. Küçük bir hava kuvveti için bu, tek tip uçakla iki kabiliyet demek.
Kısa ve hazırlıksız pistlerden kalkabilmesi, tankeri ön hatta ve dağıtık üslerde konuşlandırmayı mümkün kılıyor. Bu, büyük üslerin hedef alındığı bir senaryoda beka avantajı sağlıyor. Kendini koruma paketi de çekişmeli hava sahasına daha yakın çalışmasına imkân veriyor.
İki pod sayesinde iki uçağı aynı anda besleyebiliyor. Daha düşük hız zarfı, yavaş uçakların ve helikopterlerin ikmali için de uygun; Embraer bu rolü ürünün ayırt edici özelliği olarak öne çıkarıyor. İki motorlu yeni nesil gövde, işletme ve bakım maliyetinde de avantajlı.
Ege bağlamında okuma
Yunanistan için KC-390 bir “ilk adım” tankeri. Rafale ve Mirage 2000-5 sonda (probe) ile ikmal yapıyor, KC-390’ın hortum-sepet sistemiyle doğrudan uyumlu. Ancak Ege ve Doğu Akdeniz’in kısa mesafelerinde bile 3 uçaklık filo, sınırlı sayıda savaş uçağının havada kalış süresini uzatır; KC-135R ölçeğinde bir paket desteği sağlamaz.
Dikkat çeken bir nokta, Yunan F-16’ları, Türk F-16’ları gibi bom ile yakıt alıyor. KC-390’da standart bom bulunmuyor. Dendias’ın F-16’lara ikmalin “yaklaşık bir yıl sonra” ekleneceği açıklamasının teknik olarak nasıl karşılanacağı açık değil. Northrop Grumman’ın Embraer ile KC-390 için otonom bom geliştirdiği biliniyor; bunun Yunan programına dahil olup olmadığı netleşmedi. Bu soru habere ayrı bir başlık olarak eklenebilir. Benzer şekilde Yunanistan’ın sipariş ettiği F-35A’lar da bom alıcılı.
Türk tarafında ise 101’inci Filo’daki KC-135R’ler, bom alıcılı filoya hitap eden ama yaşlanan bir envanter. KC-390 tipi bir platform Türkiye’nin ihtiyacını ikame etmez; bom sorunu ve yakıt hacmi nedeniyle ancak tamamlayıcı olabilir.
Kaynaklar: OnAlert, Ptisi, Embraer basın açıklaması, Yunan Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Reuters, Cyprus Mail, Proto Thema



